Pencere Ekran Alıntısı.Hacer Screens de Ventanas.
KWin X Pencere Sistemi için bir pencere yöneticisi ve halen Wayland kompozitörü olma sürecindedir.KWin es un gestor de ventanas para X Window System y Wayland.
Benzer şekilde, Gezinti bölmesi, yan yana görüntüleme ve bölme pencereleri Word Online'da mevcut değildir.Al igual que en el otro título, las partidas de exhibición y a través de internet no afectan.
Çatı ve pencereler ahşaptır.Las puertas y ventanas son de madera.
Exposé, seçili pencereyi ön planda bırakarak devre dışı bırakır.Luego Exposé se desactiva, dejando la ventana seleccionada en primer plano.
Bina yığma yapı olduğu için kemerli pencere tipi kullanılmıştır.Así para la forma de la estructura de las vigas se usó un sistema de abanico.
Pencereden kaçtılar.Alguien ha huido por la ventana.
Pencerelerin üst kısımlarına ise İsa'nın Ataları'nı resmetti.En los lunetos situados sobre las ventanas pintó a los antepasados de Cristo.
Genel olarak bakıldığında Chartres Katedralinin pencerelerini şanslı sayabiliriz.Entre sus obras, puede citarse La Catedral de Chartres.
Binalardaki ısı kayıplarının %25'i pencerelerde meydana gelir.La caída del 72% en las ventas de pisos arrastra a las inmobiliarias.
Cami iç kısmı 28 pencere ile aydınlanmaktadır.La luz natural que alumbra el interior es captada por 14 ventanas.
Caminin içerisi sekiz pencere ile aydınlatılmaktadır.Sobre él se abren ocho ventanas simples.
Pencereler yuvarlak kemerli penceredir.Haciendo punto de media cerca de la ventana.
Halbuki pencere döneminin kişiden kişiye değişiklik gösterdiğini vurgulamak gerekir.Normalmente si se hace una modificación de luces se incluye una ventana para poder mostrarla.
Merdivenlerden kulenin üst katına çıkarak, pencerelerden dürbün ile kuşları izleyebilirsiniz.Puede escalar paredes tras conseguir las ventosas.
Buna göre lambalar caddeye bakan pencerelere ya da kapıya bakan yerlere kurulur.Por esto, las luminarias se ubican en una ventana prominente o cerca de la puerta que da a la calle.
(Başka bir görüş de, kendini evinin pencere demirlerinden asarak intihar ettiğidir.)(El campanario inacabado señala la vida atribulada de este edificio.)
Sokağın karşısındaki binanın ikinci katında açık pencereler vardır.Al otro lado de la calle se ven ventanas abiertas en el primer piso.
Tom fıçının içine saklanır, gizlice oradan çıkarak bodrum penceresine girer.Thomas se desmaya, precipitándose al vacío desde lo alto de la ventana.
İkinci katta pencereler daha büyüktür ve dikdörtgendir.En el segundo piso las ventanas son más pequeñas.
İnka kapıları, pencereleri ve duvarlardaki nişler ikizkenar yamuk şeklindedir.Tanto los muros como las puertas y ventanas son románicas.
Zenci bir kez daha Lizzie'nin evine gelir ve pencereden içeri girer.Romeo va a casa de Julieta y trepa por su ventana.
Diğerleri ise kapıları ve pencereleri kırarak eve girmeye çalışır.La familia, al percatarse, procedió a cerrar las puertas y ventanas.
Girişin karşısındaki kısa duvardaki tek pencerenin sağına Gülen Kadınlar, soluna Okuyan Adamlar çizilmişti.En el muro corto del fondo se veía Mujeres riendo a la derecha del vano y a la izquierda Hombres leyendo.
Odanın uzun duvarlarında, kenarlara yakın ikişer pencere vardı.En los lados largos existían dos ventanas cercanas a los muros cortos.
Böylece Dur ve Bekle ARQ bir sonraki pencereyi yollar.Para ello espera y espera junto a una ventana.
Duvar pencereleri iki sıradır.Arcos de las ventanas en ⅔.
O, pencereden dışarı atladı.È saltato dalla finestra.
Biraz temiz havanın girmesine izin vermek için pencereyi açtım.Ho aperto la finestra per far entrare un po' d'aria fresca.
İsterseniz pencere tarafından koltuk alabilirsiniz.Se volete potete prendere posto vicino alla finestra.
Tom pencereden baktı ve Mary'nin hâlâ uyuduğunu gördü.Tom guardò dalla finestra e vide che Mary stava ancora dormendo.
Tom açık pencereden dışarı baktı.Tom guardò fuori dalla finestra aperta.
Tom yatak odası pencerelerini açtı.Tom aprì le finestre della sua camera da letto.
Lütfen pencereleri kapatır mısın?Potresti chiudere le finestre per favore?
Tom yataktan dışarıya fırladı ve pencereye doğru koştu.Tom balzò fuori dal letto e corse alla finestra.
Pencereden kaçtılar.Fuggito dalla finestra.
Akşam boyunca Michael, Wallace'ların evinin penceresinden Annie'yi izler.Durante la sera Michael Myers spia Annie attraverso la finestra della casa dei Wallace.
Cate adama saldırır ve banyonun penceresinden kaçar.Avverte i tre uomini all'interno e fugge dalla finestra del bagno.
Üstü kappalai etrafı açık "loggia" ve 8 Rönesans mimarı stilde pencere 1532'den kalmadır.Sulla fiancata destra, al piano superiore, si trovano otto finestre di epoca rinascimentale (1532).
İsmini X Pencere Yöneticisi ve Yunanistan'daki Andros adasından alır.Il nome Xandros deriva dal X Window System e dall'isola greca Andros.
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Il portale è sormontato da un finestrone.
Van Gogh, pencereden süzülen ışığın dikiş diken kadın üzerindeki etkisini gösterir.Van Gogh mostra l'effetto della luce che dalla finestra filtra sul suo lavoro di cucito.
Pencereleri harap olmuştur.Le finestre sono schermate.
Turandot sarayın penceresine çıkıp bu meydan okumayı kabul eder.Turandot appare quindi sulla loggia imperiale del palazzo e accetta la sfida.
Çok pencereli köşk odası Bağdadi (mimari) tekniği ile yapılmıştır.Tutto è girato con la tecnica della camera a mano.
Tek girişi yüksek bir merdivenin sonundadır ve hemen üstünde küçük bir pencere ve balkon vardır.L'unico ingresso si trova alla fine di una scalinata ed è sovrastato da una piccola finestra.
Evin penceresi açıktır.La finestra è aperta.
Pencerelerin dikdörtgen açıklıkları topuzlu demir parmaklıklarla donatılmıştır.Ai lati della facciata furono collocati lampioni in ferro battuto.
Bu bölümlerde genel olarak pencere altlarıdır.In queste facciate vi sono delle grandi finestre.
Savaşın bitiminde pencereler tekrar yerine takılmıştır.Poi le finestre furono sostituite alla fine delle riprese.
Dimitri bir pencereden kaçmaya çalıştı ama bacağını kırdı.Egli viene salvato da Hyacinth, ma si è rotto una gamba.
Kubbe kasnağında 32 pencere bulunmaktadır.Possiedono 32.000 finestre.
Bu yüzden duvarlar kalın ve pencereler küçüktür.Le celle hanno delle piccole finestre.
(Başka bir görüş de, kendini evinin pencere demirlerinden asarak intihar ettiğidir.)(Febbre gialla, a sua volta è stata denominata così per la sua propensione a causare l'ittero nelle vittime.).
Çoklu-pencere Android 7.0 Nougat ile gelmiştir .Il terminale è stato aggiornato ad Android 7.0 Nougat.
Topu kullanmak için öncelikle pencere olan yüzü aşağıda tutulmalıdır.Per usare la palla, occorre tenerla con la finestra inizialmente rivolta verso il basso.
Üç pencerelidir.Le tre porte.
Binanın aydınlatması, karşılıklı duvarlara açılan pencerelerle sağlanmıştır.L'illuminazione è garantita da finestre poste nella parte superiore dei muri.
Pencerelerin alt kısımlarında, mermer madalyonlar içerisinde II. Abdülmamid’in tuğrası bulunmaktadır.Sopra, nella continuità del bugnato, si aprono le finestre del mezzanino.
Sadece istediğiniz açılır pencereleri açabillir.Essi si trovano laddove vengono aperte finestre.