Ana içeriğe geç
Sözlük

pembe ile cümle

pembe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Göbeklerine bak, pembe."Miren sus vientres, rosa.
"Göbeklerine bak, pembe."Nézd a hasukat, pink.
"Göbeklerine bak, pembe."Nhìn bụng chúng kìa, hồng hào.
"Göbeklerine bak, pembe."Olha para as barrigas, cor-de-rosa.
"Göbeklerine bak, pembe."Podívej se na jejich břicha, jsou růžová.
"Göbeklerine bak, pembe."Popatrz jakie mają różowe brzuchy.
"Göbeklerine bak, pembe."Schau Dir ihre Bäuche an, pink.
"Göbeklerine bak, pembe."Se på deras magar, rosa.
"Göbeklerine bak, pembe."Uită-te la burţile lor roz.
"Göbeklerine bak, pembe. Ziyafet çekiyorlar.""Посмотри на их брюшки, они розовые, они пируют".
"Göbeklerine bak, pembe."Κοίτα τις κοιλιές τους, είναι ροζ.
"Göbeklerine bak, pembe."Виж коремчетата им - розови!
"Göbeklerine bak, pembe.תסתכל על הבטן שלהם, ורודה.
"Göbeklerine bak, pembe." أنظر الى بطونها , انها زهرية ..
"Göbeklerine bak, pembe.「たらふく食べてるんだ」
Göremediğimiz bu bölgede diğer ışınlar emilip bize pembe ışık yansıtılır.אבל מכיוון שאנחנו לא רואים את אורכי גל אלה, נחליף את כל הפער המוסתר עם ​​ורוד
Göremediğimiz bu bölgede diğer ışınlar emilip bize pembe ışık yansıtılır.ولاننا لا نستطيع رؤية كل هذه قمنا باستبدال كل هذه الموجات الخفية باللون الزهري
Göremediğimiz bu bölgede diğer ışınlar emilip bize pembe ışık yansıtılır.すべての隠れた色をピンクに置き換えます そして、厳密に考えると、ピンクは"緑なし光線"と呼ばれないといけないでしょう
Görünür ışık aralığında pembe ışık yoktur.Es ist nicht da. Es existiert einfach kein pinkes Licht.
Görünür ışık aralığında pembe ışık yoktur.Il n'y est pas. Il n'y a simplement pas de lumière rose.
Görünür ışık aralığında pembe ışık yoktur..זה לא שם. פשוט אין אור ורוד
Görünür ışık aralığında pembe ışık yoktur.إنه ليس هناك ! لانه بكل بساطة لا يوجد لون زهري
Görünür ışık aralığında pembe ışık yoktur.ピンク色の光線はこの中に存在しないのです。 ピンク色の光線はどこから来たのでしょう?
Hayatı ne kadar pembe görüyorum.♫ 장미빛 인생이 보인다고 ♫
Hayatı ne kadar pembe görüyorum.♫אני רואה את החיים בורוד.♫
Hayatı ne kadar pembe görüyorum.♫彼がささやく愛の言葉♫
Henüz bu pembeyi kullanmadım.Det kan være en pink.
Henüz bu pembeyi kullanmadım.핑크색으로요
Henüz bu pembeyi kullanmadım. Şimdi bir önceki aşamanın kenar sayısı, yeni üçgen sayım olacak. -Dus dit is ook S/3
Henüz bu pembeyi kullanmadım.Да видим дали още не съм използвал това розовото.
Henüz yeni üç yaşına girmişlerdi, pembe ve mor renkteki herşeye bayılıyorlardı.Avevano appena compiuto tre anni, ed erano nella fase rosa e porpora.
Henüz yeni üç yaşına girmişlerdi, pembe ve mor renkteki herşeye bayılıyorlardı.Dopiero co skończyły 3 latka, uwielbiały wszystko, co różowe i fioletowe.
Henüz yeni üç yaşına girmişlerdi, pembe ve mor renkteki herşeye bayılıyorlardı.Elles venaient d'avoir trois ans, Elles étaient à fond dans tout ce qui est rose et violet.
Henüz yeni üç yaşına girmişlerdi, pembe ve mor renkteki herşeye bayılıyorlardı.Habían cumplido los 3 años, y tenían todas esas cosas rosas y moradas.
Henüz yeni üç yaşına girmişlerdi, pembe ve mor renkteki herşeye bayılıyorlardı.이 아이들은 이제 막 세살이 되었고, 핑크와 보라색에 푹 빠져 있었습니다.
Henüz yeni üç yaşına girmişlerdi, pembe ve mor renkteki herşeye bayılıyorlardı.Mereka baru saja merayakan ulang tahun ke-3 mereka sangat senang dengan semua yang berwarna jingga dan ungu.
Henüz yeni üç yaşına girmişlerdi, pembe ve mor renkteki herşeye bayılıyorlardı.Sie waren grade Drei geworden und liebten alles was rosa und lila ist.
Henüz yeni üç yaşına girmişlerdi, pembe ve mor renkteki herşeye bayılıyorlardı.Tocmai ce împliniseră 3 ani și le plăceau toate lucrurile roz și mov.
Henüz yeni üç yaşına girmişlerdi, pembe ve mor renkteki herşeye bayılıyorlardı.Μόλις είχαν γίνει τριών, και τους άρεσε οτιδήποτε ροζ και μωβ.
Henüz yeni üç yaşına girmişlerdi, pembe ve mor renkteki herşeye bayılıyorlardı.Им только что исполнилось три, и они любили всё розовое и фиолетовое.
Henüz yeni üç yaşına girmişlerdi, pembe ve mor renkteki herşeye bayılıyorlardı.Те тъкмо бяха станали на три години, и бяха обладани от всички неща, розови и лилави.
Henüz yeni üç yaşına girmişlerdi, pembe ve mor renkteki herşeye bayılıyorlardı.הן בדיוק חגגו את יום הולדתן השלישי, והן אהבו הכל בורוד או בסגול.
Henüz yeni üç yaşına girmişlerdi, pembe ve mor renkteki herşeye bayılıyorlardı.وقد رأيتهما 3 اشخاص وكان كل شيء يشع باللون الزهري والبنفسجي
Henüz yeni üç yaşına girmişlerdi, pembe ve mor renkteki herşeye bayılıyorlardı.ピンクと紫のものなら何でも大好きでした ピンクちゃん、パープルちゃんと 呼んでいましたしね
Herkesin benim gibi renkli kalem kullanma lüksü yok. Öbür türlü yeşil, mavi, pembe renkler derlerdi. .Nie każdy ma takie kolorowe pisaki jak ja, i może zrobić zielony punkt, niebieski, albo różowy.
Herkesin benim gibi renkli kalem kullanma lüksü yok. Öbür türlü yeşil, mavi, pembe renkler derlerdi. .Non tutti hanno il lusso di avere una penna colorata come la mia, perché potrebbero dire "il punto verde",
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Ehi tu, anche a me piacciono i fenicotteri rosa, ma come pensi di poter nutrire il mondo intero?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"É pá, eu adoro flamingos cor-de-rosa, "mas como é que vocês vão alimentar o mundo?"
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hai bung, saya suka flamingo merah muda, tapi bagaimana anda akan memberi makan dunia?"
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hé, hapsikám, imádom a pink flamingókat, de hogyan eteted majd a világot?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hei omule, şi eu iubesc păsările flamingo roz, dar cum vei hrăni lumea?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"He kerel, ik hou van roze flamingo's, maar hoe ga je de wereld voeden?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hele, chlape, mám rád růžové plameňáky, ale jak nakrmíte svět?"
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?" Hé mec, j'adore les flamants roses, mais comment allez-vous faire pour nourrir le monde?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"¿Hey chaval, me encantan las flamencos rosas, pero como vas a alimentar al mundo?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hey Leute, ich liebe pinke Flamingos, aber wie werden Sie die Welt ernähren?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hörrni, jag älskar rosa flamingos, men hur ska ni föda världen?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"이봐요, 핑크 플라밍고도 좋지만 세상 사람들을 어떻게 먹여살릴 거요?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Tak, tak. Ja też kocham różowe flamingi, ale jak masz zamiar wyżywić cały świat?"
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Ρε φίλε, και εμένα μ' αρέσουν τα ροζ φλαμίνγκο, αλλά πώς θα θρέψεις τον κόσμο;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
pembe ile cümle - Sayfa 27 - pembe kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App