Ana içeriğe geç
Sözlük

pembe ile cümle

pembe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Derin PembecolorТёмно- розовыйcolor
Derin Pembecolorורוד עמוקcolor
Derin Pembecolorوردي عميقcolor
Derin Pembecolorディープピンクcolor
DH: Ve yoğunluğu da biraz arttır -- hala ortada pembe gözüküyoruz.DH : 그리고 조명 강도도 좀 높여주시구요. 우린 아직도 안익었거든요.
DH: Ve yoğunluğu da biraz arttır -- hala ortada pembe gözüküyoruz.Și măriți intensitatea.
DH: Ve yoğunluğu da biraz arttır -- hala ortada pembe gözüküyoruz.דן:ותגביר את העוצמה-- אנחנו עדין קצת ורודים במרכז.
DH: Ve yoğunluğu da biraz arttır -- hala ortada pembe gözüküyoruz.دان هولزمان : إرفع حدة الاضاءة لعلنا نحترق
DH: Ve yoğunluğu da biraz arttır -- hala ortada pembe gözüküyoruz.ちょっとやりすぎ(笑)
Diyelim ki, pembeyle yapayım, elimizde 5x kare eşittir 6x denklemi var. .제가.. 제가 핑크 색으로 써 볼게요. 제가 방정식 5x의 제곱 = 6x를 가지고 있다고 해 봅시다.
Diyelim ki, pembeyle yapayım, elimizde 5x kare eşittir 6x denklemi var. .لنفترض ان لدي --سأقوم بحله باللون الوردي-- لنفترض ان لدي المعادلة، 5x^2 = 6x
Doktor Pemberton'ın bu icadına Coca-Cola adını verme fikri, muhasebecisi Frank Robinson'a aitti.Böylece şurubu alıp soda ile karıştıracağı ve bardağını 5 cent'e satacağı Jacob's Eczanesi'ne götürdü.
Doktor Pemberton'ın bu icadına Coca-Cola adını verme fikri, muhasebecisi Frank Robinson'a aitti.Jacob'sun Eczanesinden gerekli şeyleri aldı. Karbonatlı suyla, şurubu karıştırarak 5 cents'e satacaktı.
Doktor Pemberton'ın bu icadına Coca-Cola adını verme fikri, muhasebecisi Frank Robinson'a aitti.Şurubu alıp, soda ile karıştıracağı... ...ve bardağını 5 cent'e satacağı Jacob'un Eczanesi'ne götürdü.
Doktor Pemberton'ın bu icadına Coca-Cola adını verme fikri, muhasebecisi Frank Robinson'a aitti.ve bardağını 5 cent'e satacağı Jacob's Eczanesi'ne götürdü. Devamında ne olduğunu biliyorsunuz.
Doktor Pemberton, yarattığı içeceğin böyle müthiş bir geleceği olabileceğini hiç düşünmemişti.Adeta, bugünkü ünlü markayı kendi el yazısıyla yarattı.
Doktor Pemberton, yarattığı içeceğin böyle müthiş bir geleceği olabileceğini hiç düşünmemişti.Adeta kendi el yazısıyla günümüzün tanınmış ticaret markası türetti.
Doktor Pemberton, yarattığı içeceğin böyle müthiş bir geleceği olabileceğini hiç düşünmemişti.Gerçek şu ki amblemi kendi el yazıyla yazdı.
Doktor Pemberton, yarattığı içeceğin böyle müthiş bir geleceği olabileceğini hiç düşünmemişti.Hatta, kendi el yazısıyla ünlü bir marka haline getirdi.
Doktor Pemberton, yarattığı içeceğin böyle müthiş bir geleceği olabileceğini hiç düşünmemişti.Hatta, kendi el yazısıyla ünlü bir marka haline getirdi.
Doktor Pemberton, yarattığı içeceğin böyle müthiş bir geleceği olabileceğini hiç düşünmemişti.Hatta, kendi el yazısıyla yeni bir marka yarattı.
Doktor Pemberton, yarattığı içeceğin böyle müthiş bir geleceği olabileceğini hiç düşünmemişti.Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken,
Doktor Pemberton, yarattığı içeceğin böyle müthiş bir geleceği olabileceğini hiç düşünmemişti.Ve hatta, herkesin bildiği meşhur markayı kendi el yazısıyla yazdı.
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! " "Evet, efendim?""Pane?" "To růžové tie!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Gospod?" "To roza kravato!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""선생님?" "그 핑크색 넥타이를!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Monsieur?" "C'est cravate rose!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Pane?" "To ružové tie!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Signore?" "Quella cravatta rosa!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Sir?" "Asta cravata roz!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Sir?" "Das rosa Krawatte!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Sir? '" Dat roze stropdas! "
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Sir?" "Det lyserøde slips!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Sir?" "Det rosa slips!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Sir"? "Đó là cà vạt màu hồng!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Sir?" "Itu dasi merah muda!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Sir?" "Se vaaleanpunainen solmio!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Sir?" "To różowy krawat!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Uram?" "Hogy a rózsaszín nyakkendő!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Κύριε;" "Αυτό ροζ γραβάτα!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Сер"? "Це рожевий краватка!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Сър"? "Това розова вратовръзка!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""Сэр"? "Это розовый галстук!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""سيدي الرئيس؟" واضاف "هذا التعادل الوردي!"
"Efendim?" Bu pembe bir kravat! ""はい、先生?"
Eksi pembe bu p kere 1 artı i.1 プラス私が両方の側を分割する場合は、今、p 以上を取得します。
Eksi pembe bu p kere 1 artı i.Meno questa p rosa per (1 + i).
Eksi pembe bu p kere 1 artı i.Minus tohle růžové 'p', krát (1 + 'i').
Elimizde bu pembe açılar kaldı.빨갛게 표시한 남은 각 들은
Elimizde bu pembe açılar kaldı.Nu står vi tilbage med de lilla vinkler.
Elimizde bu pembe açılar kaldı.Ostali nám tu len purpurové uhly.
Elimizde bu pembe açılar kaldı.Teraz zostaliśmy z tymi różowymi kątami.
Elimizde bu pembe açılar kaldı.Zůstaly nám tu jen fialové úhly.
Elimizde bu pembe açılar kaldı.И така, останахме с червената групичка от ъгли.
Elimizde bu pembe kenar var-- artık hepimiz bunun ne olduğunu biliyoruz-- bu kenar hipotenüs?И така знаем тази страна, тази розовата - би трябвало да бъде такава, е хипотенузата, нали?
Farklı bir renkte yapalım. Pembe renkle yazayım.Udělám to jinou barvou, třeba červenou.
"Göbeklerine bak, pembe."Guarda le loro pance, sono rosa.
"Göbeklerine bak, pembe."Kijk naar hun buikjes, roze.
"Göbeklerine bak, pembe."쟤들 배를 보세요. 분홍색이죠.
"Göbeklerine bak, pembe."Lihat perut mereka, merah muda.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod