pek çok ile cümle

pek çok kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fotosentetik pek çok canlı bu süre içinde yok olmuştur.Muitas eram as fotografias tiradas nesses momentos.
Evcilleştirilmiş pek çok türü bulunur.Há várias espécies já extintas.
Bu gazetede pek çok şiiri yayınlanır.Neste jornal, publicou diversos poemas.
Pek çok Kazak boyu, Uygur bölgesine göç etti.Um pouco de água ainda flui ao longo do uádi.
Dizi aynı zamanda yayınlanma süresi boyunca pek çok ödül kazandı.Além disso, a temporada ganhou muitos prêmios ao longo de sua exibição.
Rubik Küpü, pek çok dilde bu isimle anılmaktadır.Desde então, em muitas línguas a curva recebeu esse nome.
Şirket bir Amerikan şirketi olmakla birlikte, dünyanın pek çok yerinde fabrikaları vardır.A empresa possui muitas fábricas em todo o mundo.
Tangoları pek çok Avrupa radyosunda seslendirilmiştir.Owlle são tocados em diversas rádios francesas.
Emtia fiyatları düştükçe, pek çok çiftçi çiftliğinden bir kazanç sağlayamadı.Como os preços das commodities caíram, muitos fazendeiros já não podiam mais operar suas fazendas com lucro.
Grubun pek çok üyesi Japon askeri hapishanelerinde tutuklu kalmıştır.Ultimamente, vários membros do Exército Vermelho têm sido presos no Peru.
Bu yapısal modelin dayanıklılığına pek çok çevre tarafından kuşkuyla bakıldı.A eficiência deste plano, porém, foi muito questionada.
Ayrıca halk müziğinde pek çok türkü bu makamdadır.Na realidade são muito tipos de música envolvidos neste pais.
Bakunin'in pek çok çalışması gibi bu eser de bitmemiştir.Como outras obras de Bakunin, trata-se de um texto que jamais foi concluído.
Ressam, düşesin pek çok portresini yaptı.Vários artistas pintaram o seu retrato.
"Miles Away" pek çok çalışan insanın kendisinden izler bulabileceği bir şarkı."'Miles Away' é uma música em todos podem se relacionar.
Sansür, çok geniş alanda pek çok konuyu kapsamaktadır.Universalidade: cobrem um amplo número de assuntos.
Özbekistan bayrağının sembolik anlamı için pek çok teori ileri sürülmüştür.Muitos negam a autenticidade do Trono de Boston.
Türkiye'de pek çok arama-kurtarma derneği bulunmaktadır.Na Alemanha, há um dever geral de resgate.
Arkasında pek çok yazılı eser bırakmıştır.Deixou ainda muitas outras obras escritas.
Bu bölgeyle ilgili pek çok manzara resmi de yaptı.Ele pintou vários pontos de vista desta aldeia.
Şehirde Romalılara ait pek çok kilise ve katedral bulunmaktadır.Há várias igrejas Católicas Apostólicas Romanas e Protestantes na cidade.
Biraz daha geç bir dönemde Evstati Mtshetelis Martviloba yazılmış ve bunu pek çok yeni metin izlemiştir.Durante a noite, uma prostituta foi enviada para os seus aposentos, o que causou um grande escândalo.
Pek çok kimse onun sohbetlerinde bulunup feyiz aldı.Muitos lhe dão o crédito por tê-los despertado.
Yarı insan ve yarı hayvan olan varlıklara dünyada pek çok kültürde rastlanır.Lendas e mitos sobre vampiros existem em várias culturas pelo mundo.
Pek çok fikir toplumları hem birbirine karşı hem de kendi içlerinde ayrıştırmaktadır.Entender como estão relacionados entre si e dentro da organização.
Ritmik yapısından ötürü bu müzik pek çok dansçıyı da kendine çekmiştir.Segundo Harry essa música o assustava muito.
Pek çok üye toplama kamplarında tutuklandı, işkence edildi veya idam edildi.A grande maioria foi deportada para os campos de concentração ou simplesmente executada.
Pek çok dergi ve gazetede, özellikle Gürcü kültürü üzerine yazıları yayımlandı.Seus trabalhos foram publicados por muitos veículos, mas especialmente no jornal Verdade Ucraniana.
Pek çok vakıf kurdurtmuştur.Muitas angariações de fundos foram organizadas.
1980 sonrası ise dönemin akımı olan video için çekilen pek çok filmde rol almıştır.E aqui estamos nós, centena de anos depois, filmando um vídeo musical em seu túmulo.
Piyasadaki pek çok mal ihtiyaç sahiplerine parasız dağıtılmaktadır.Há vários no mercado a custos bem acessíveis.
Svanlar, pek çok eski geleneği sürdürmektedirler.A freguesia ainda mantém alguns dos costumes tradicionais dessa época.
Pek çok durumdaki örgütsel iletişim bir işletmenin yasallığını anlamlı bir şekilde değiştirebilir.O simples ato de emitir um voto informado pode mudar muitas coisas dentro da comunidade.
Ancak tarıma dayalı olarak pek çok fabrika bulunmaktadır.Alguns outros se referem a uma planta muito abundante ali.
Böylece şehitlerin bilgilerini bir araya getirdi ve mezarlıklardaki pek çok eseri ortaya çıkardı.Nós queremos libertá-la dos inúmeros museus que a cobrem toda de inúmeros cemitérios.
Bu bağlamda İstanbul adının kökeni pek çok kaynakta bu tamlamayla ilişkilendirilmektedir.O fato de que o nome de Siberia tenha sido posto nesta comarca pode dever-se a várias causas.
Buna rağmen pek çok cumhuriyette önemli ölçüde katılım oldu.Tinha um grande número de seguidores em muitas repúblicas da União Soviética.
Otel kuruluşunun ardından pek çok ünlü konuğu ağırlamıştır.Possui muitos hotéis, pois recebe muitos visitantes.
Kontes hamile kalabilmek için pek çok döllenme tedavisi geçirmek zorunda kaldı.A duquesa foi examinada por muitos médicos sem que a gravidez se confirmasse.
Schumacher pek çok yeni rekor kırmıştır.A Cassini descobriu muitos outros.
20. yüzyılda pek çok yulaflı stout, çok küçük miktarlarda yulaf içermekteydi.No início do século 20 muitas cervejas de malte de aveia continham apenas uma quantidade mínima de aveia.
Pek çok durumda deniz suyundan daha fazla tuz konsantrasyonuna sahiptir.Em alguns casos, os lagos salgados podem chegar a ter uma concentração de sal superior à água do mar.
Dünya çapında meşhur pek çok hentai vardır.Pelo mundo existem muitos embaixadores do desporto.
Dikkatimizi çeken ancak önemli olmayan pek çok nokta vardı.""Ela falava coisas grandes mas ela prestava atenção nas coisas insignificantes."
Pek çok Akkoyunlu kumandanı öldü.Numerosos Lanceiros foram mortos.
Fransa'da pek çok önemli eser yaptı.Teve muitos seguidores na França.
Yunanistan'a pek çok kez gitti ve 1957 yılında İsrail'i ziyaret etti.Hij reisde verscheidene malen naar Griekenland en in 1957 naar Israël.
Fransa'da pek çok büyük yere onun adı verildi.Een groot aantal plaatsen in Frankrijk is naar hem vernoemd.
Bunların dışında da pek çok ödülün sahibi olmuştur.Ook zijn er verschillende vormen van -se om het bezit aan te duiden (Ons se ma).
Abelisaurus, Patagonya’da bulunan pek çok dinozordan biridir.Abelisaurus is een van de vele dinosauriërs waarvan fossielen zijn gevonden in Patagonië.
Pek çok otobüs yakıldı.Talloze gebouwen werden in brand gestoken.
Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yaptırdığı medreseler, aşevleri ve daha pek çok eser bırakmıştır.Zij beschreef daarin een aantal voorouders en ook het leven op het buiten Broekhuizen.
Bu bakteriler doğal olarak pek çok antibiyotik sınıfına karşı dirençlidirler.Deze bacterie is resistent tegen veel soorten antibiotica.
Bu tatile pek çok gelenek eşlik etmektedir.Rondom deze dag bestonden vele tradities.
Pek çok unsur zaman içinde eklenmiştir.Een groot deel kon op tijd geleverd worden.
Pek çok işte çalıştı.Er was voldoende werk.
E. coli içinde hastalık yapan pek çok tipi vardır.Er bestaan ook enkele Y-gebonden erfelijke aandoeningen.
Açık kaynak olduğu için, pek çok programcı tarafından desteklenmektedir.Vanwege de leesbaarheid echter houden veel programmeurs er toch graag aan vast.
Pek çok marka bu modelin benzerlerini üretmekte.Veel merken hebben een vergelijkbaar model uitgebracht.
Bu süre içerisinde İngilizceye pek çok yabancı sözcük girmiştir.Recent zijn ook talrijke Engelse leenwoorden in de taal binnengekomen.

İlgili Sayfalar