pek çok ile cümle

pek çok kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu ticaretin zirve noktasında, pek çok adanın erkek nüfusunun yarısından fazlası adalar dışında çalışmaktaydı.وفي أقصى تقديراته، وصل هذا التعاقد إلى أكثر من نصف البالغين من الذكور من سكان بعض الجزر.
Psikoloji alanın pek çok farklı konusunda çalışsa da en çok bilinen çalışmaları zeka ve kişilik üzerinedir.على الرغم من عمله في كثير من المجالات، إلا أن أكثر ما اشتهر به هو عمله في مجال الذكاء والشخصية.
İnşaat aslında pek çok işin aynı anda yürütüldüğü bir süreçtir.هنا يتم التعامل مع الكثير من العمليات بنفس الوقت.
Bu sayfada pek çok kültüre ait efsanevi yaratıkların listesini bulabilirsiniz.ذلك المال سَيتم توجيهه إلى قائمة كبيرة مِنْ المنظمات الخيريةِ.
Bu nedenle üstbiliş alanında yapılan pek çok araştırma, bu stratejiler üzerine yoğunlaşmıştır.معظم الدراسات المكثفة حول هذا النشاط كانت على الليمور الحقيقي.
Antalya'da özellikle Selçuklu döneminden pek çok cami vardır.حيث يوجد العديد من المساجد في أنطاليا خاصة منذ العهد السلجوقى.
Bu dönemde şehirde pek çok kilise inşa edildi.بالإضافة إلى ذلك فإن معظم الكنائس المتزايدة تم بناؤها بهذه الطريقة.
"Hiçlikten yaratılış" pek çok mistiğin gözünde esasen "Tanrı'dan yaratılma" anlamına gelmektedir.وكنت سألته يومها :ألا تعني" في سبيل الله" كل أعمال البر ومنها بناء المساجد.
Pek çok arkeolog ve tarihçi eserlerinden yararlandı.فقد أستعمله مهندسون وفنانون كثيرون منذ العصور القديمة.
Bu bölgeyle ilgili pek çok manzara resmi de yaptı.تم التقاط صور عديدة لهذا المشهد.
Patates bitkisi Ev ortamında ekimi Farklı ölçülerde Farklı türlerde pek çok patates vardır.إنتاجية الدجاج البياض تحت ظروف مساكن مختلفة .
Sığ denizlerin çekilmesiyle bu sularda yaşayan pek çok canlı türü yok olmuştur.وقد تم العثور على العديد من المخلوقات الغريبة في المياه العميقة هناك.
Malcolm X suikastine pek çok tepki yağmıştır.اغتيال مالكوم إكس.
Fötr şapkayı ünlü resmi Adamın Oğlu gibi pek çok eserinde kullandı.تفسير حافل للقرآن الكريم كما قال ابن كثير.
Pek çok dokuma tezgâhı yeniden inşa edildi ve faaliyete geçirildi.تمت إعادة تدوير العديد من المواد من المنزل الأصلي وإعادة استخدامها.
Yalnızlığın Yarattığı İnsan, Panco'nun Rüyası, Alemdağ'da Var Bir Yılan gibi pek çok öykünün de kahramanıydı.وكان بطلا لكثير من القصص مثل الوحدة التي أبدعها الإنسان، وحلم بانجو، وثعبان في جبل ألما.
2005 yılında Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde en iyi yönetmen ödülü dahil pek çok ödül kazandı.وفي عام 2005 حازت على العديد من الجوائز من بينهما جائزة أفضل مخرجة في مهرجان أفلام البرتقال الذهبي بأنطاليا.
Bu benim en sevdiğim pop türü çünkü pek çok katmanı var.Este é o meu modelo favorito de pop porque tem diversas camadas.
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.Mas por outro lado, eu entendi a ira de Sean, e acredite em mim, eu queria bater nele muitas vezes.
Böyle olmasına rağmen pek çok besteci (özellikle çağdaş besteciler) her zaman bu yapıyı kullanmaz.Mesmo assim, muitos compositores (sobretudo compositores mais recentes) nem sempre empregam essa estrutura.
Pek çok kişi hayatını bu cinsin üyelerine borçludur.Muitas pessoas ficaram a dever a vida a membros destas famílias.
Daha sonra Madonna, Hard Candy'deki şarkıların çoğunun pek çok açıdan otobiyografik olduğunu belirtti.Mais tarde, Madonna lembrou que a maioria das músicas de Hard Candy eram autobiográficas em muitos aspectos.
Pek çok kitabı, Jack Vance adıyla yayımlandı.A maior parte do seu trabalho foi publicado sob o nome Jack Vance.
Tıp hakkında pek çok eser Yunanca yazılıp yayımlanmıştı ve bu kaynaklardan kelimeler ödünç alınmıştır.Muitas palavras na medicina foram escritas em grego e palavras frequentemente emprestadas dessa fontes.
Bu, aynı zamanda pek çok Budistin de ortak görüşüdür.Esta é também uma visão de muitos budistas.
Çevremizde pek çok delilik var ve ben insanları mutlu etmek istiyorum."Há muita loucura no mundo à nossa volta, e eu quero que as pessoas sejam felizes.
Poe'nun pek çok şiiri gibi bu şiirin de teması güzel bir kadının ölümüdür.Como muitos dos poemas de Poe, explora o tema da morte de uma linda mulher.
Bu süreçte pek çok kadın yanlışlıkla Anastasiya ilan edilmiştir, Anna Anderson bunun en iyi bilinen örneğidir.Várias mulheres reivindicaram falsamente tratar-se de Anastásia, sendo a mais conhecida Anna Anderson.
Pek çok suşi lokantası, günün mevcut balığına göre şef tarafından hazırlanan fiks menüler sunar.Muitos restaurantes de sushi oferecem pratos com preços fixos escolhidos pelo chef dependendo do dia.
Pek çok gemi de kötü bir şekilde zarar görmüştü.Alguns navios ficaram muito danificados.
Bu noktada, plebler çoktan pek çok magistra makamını ellerinde tutuyorlardı.Por este momento, os plebeus já estavam mantendo um número significativo de cargos magisteriais.
Pek çok eleştirmen Shakespeare'in en iyi trajedilerinin sanatının doruk noktasını temsil ettiğine inanır.Muitos críticos acreditam que as maiores tragédias de Shakespeare representam o pico de sua arte.
Bu olaylar pek çok hayvanda benzer biçimde gerçekleşir.Esse processo aparenta ser similar em diversos animais.
Sosyalizmin pek çok çeşidi vardır ve bunların tek bir tanımı yoktur.Há muitas variedades do socialismo e não há uma única definição abrangendo todos elas.
Pek çok kadın onunla evli olduğunu ve kaybolduğunu iddia etmektedir.Diversas mulheres alegam ter se casado com ele, que eventualmente desaparece.
Pek çok ressam "Nighthawks"'u eserlerinde örnek aldı.Muitos artistas têm produzido obras que aludem a Nighthawks.
Bu tatile pek çok gelenek eşlik etmektedir.Esses rituais obedeciam diversas regras.
Pek çok oyunu çeşitli dillere çevrilmiştir.Muitos dos jogos estão traduzidos em diversas línguas.
Ek olarak NATO, pek çok NATO üyesi olmayan ülkeyle iş birliği yapmakta ve çalışmalarını tartışmaktadır.Além disso, a OTAN coopera e discute suas atividades com vários outros não membros da aliança militar.
Molosya pek çok mikroulusu tanımaktadır ve bunlarla pek çok "antlaşma" yapmıştır.Molossia reconhece várias outras micronações, com numerosos tratados aprovadas para esse fim.
Bu avcılar, zamanla pek çok yeniliğe yol açan cihazlar için bir ticari pazar açtılar.Estes caçadores abriram um comércio de dispositivos que levaram a várias melhorias ao longo do tempo.
Bombardımandan sağ kalan pek çok Rumen askeri geri hatlara çekilmeye başladı.Muitas das tropas romenas que sobreviveram ao bombardeamento, começaram a fugir para retaguarda.
Her iki ülkede de pek çok edebiyat ödülüne layık görüldü.Tem sido galardoada com numerosos prémios literários de diferentes países.
Pek çok kişi buraya altın aramaya gelmişti.Eles lá se instalaram à procura de ouro.
Pek çok endüstri bu proje aşamalarının varyasyonlarını kullanmaktadır.Vários setores utilizam variações destes estágios.
2007 - Dünyanın pek çok şehrinde Live Earth konserleri düzenlendi.2007 O Live Earth é realizado em diversas cidades do mundo simultaneamente.
Ve pek çok promosyoncu Rogers'i kuzeydoğu bölgelerinde de görmek istiyordu.Para vários promotores, parecia que Buddy Rogers favorecia o nordeste às outras regiões do conglomerado.
İlginç olarak buranın varlığı pek çok Letonyalı için 1994 yılına kadar bilinmiyordu.A existência do SIS não foi oficialmente reconhecida até 1994.
Epistemolojik ateizm, temelini pek çok çeşidi olan agnostisizmden alır.O fundamento do ateísmo epistemológico é o agnosticismo, o qual assume uma variedade de formas.
Yeni kentin pek çok bankacılık ve finans merkezinin ana binası liman alanında bulunmaktadır.A maioria dos novos bancos e centros financeiros da cidade estão localizados na área portuária.
Arşimet spiralinin gerçek dünyada pek çok uygulaması vardır.A espiral de Arquimedes tem uma miríade de aplicações no mundo real.
C. albicans insan ağzı ve sindirim sistemi içinde yaşayan pek çok organizmadan biridir.A Candida albicans está entre os muitos organismos que vivem na boca e no sistema digestivo humano.
Sıradanlık prensibine göre, evren pek çok kompleks yaşamla dolu olabilir.Assim, é provável que o Universo esteja repleto de vida complexa.
Çocukların kullanıldığı pek çok farklı cinsel aktiviteyi kapsar.Abusou sexualmente de vários rapazes menores.
Pek çok memeli ve kanatlı hayvanda solunum yollarında normal flora elemanı olarak kolonizasyon gösterir.Muitas espécies bacterianas colonizam a pele como flora normal.
Türkiye pek çok ünlü oyuncuyu onun sesinden tanıdı.Muitos atores famosos do Japão emprestaram suas vozes no jogo.
Bulgarlar bölgeyi yağmaladı ve pek çok esir alarak kuzeyde döndüler.Os búlgaros saquearam a região e retiraram-se ao norte levando muitos cativos.
Köyde pek çok balıkçı teknesi bulunur.Em sua paisagem encontram-se muitas embarcações de pesca.
Pek çok barda limon dilimiyle servis edilir.Servem-se com limão partido em quartos.
Sarsıntı, Arjantin'in pek çok şehrinde Buenos Aires, Córdoba, Mendoza ve La Rioja'da hissedildi.Tremores foram sentidos em muitas cidades argentinas, incluindo Buenos Aires, Córdoba, Mendoza e La Rioja.

İlgili Sayfalar