pek çok ile cümle

pek çok kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kitapta pek çok fotoğraf bulunmaktadır.Le foto sono molte in questo libro.
Roza, hızlı bir şekilde bu yeni araca uyum sağladı ve televizyondaki pek çok şova çıktı.Roza si adattò molto velocemente a questo nuovo medium e apparse in vari spettacoli televisivi.
Varlıklı kişiler için pek çok şey daha farklıydı.Le cose erano naturalmente diverse per i ricchi.
Oda danslarının geleneksel koreografisi pek çok çağdaş yapımlarda yansıtılır.La coreografia tradizionale delle danze di corte si riflette in molte produzioni contemporanee.
Kore’de ana ürünler pirinç, arpa ve fasulye dir, fakat pek çok tamamlayıcı ürünler kullanılır.Le principali colture in Corea sono riso, orzo e fagioli, ma se ne usano molte altre.
Polisülfit polimerler suda, yağlarda ve pek çok organik çözücüde çözünmez.I polimeri polisolfurici sono insolubili in acqua, olio, e molti altri solventi organici.
Bulgarlar bölgeyi yağmaladı ve pek çok esir alarak kuzeyde döndüler.I Bulgari saccheggiarono la regione e si ritirarono verso nord portando con se molti prigionieri.
Pek çok zaman, insan deneylerinin objeleri mahkumlar, köleler, aile üyeleri veya deneyi yapanın kendisiydi.Per l'occasione, i soggetti della sperimentazione umana sono stati prigionieri, schiavi, od anche familiari.
Pek çok gemi de kötü bir şekilde zarar görmüştü.Molte navi riportarono ben pochi danni.
Mısır Uygarlığı’nın sahip olduğu pek çok güzellik bilimle şekillenmiştir.La coscienza morale di milioni di bianchi americani è con voi".
Soyuz tasarımı, bir kısmı asla gerçekleşmeyen pek çok projeye temel oluşturdu.Il progetto di base della Sojuz fu ispiratore di molti altri progetti mai realizzati.
Cümlenin kaynağı hakkında pek çok teori vardır.Esistono numerose teorie in merito all'origine della frase.
Ve dünyanın diğer pek çok ülkesinde de.Questo è vero anche in molte altre parti del mondo.
Bu tatile pek çok gelenek eşlik etmektedir.A questa data sono legate molte tradizioni.
Pek çok fotoğrafını kendi stüdyosunda çekmiştir.La maggior parte delle sue foto è realizzata in studio.
Henning bu konuda pek çok bilgi edindi.Henrik ha capito quasi tutto.
Sansür, çok geniş alanda pek çok konuyu kapsamaktadır.Io comunque sono un grande conservatore su un sacco di cose.
Caminin çevresi pek çok dükkân ile çevrilidir.La hall è circondata da svariate boutique.
Akıllı şebeke kavramının araştırılması için pek çok araştırma projesi yrütülmüştür.Sono stati condotti molti progetti di ricerca per esplorare il concetto di smart grid.
Gençlik yıllarında pek çok değişik işte çalıştı.In giovinezza fece diversi lavori.
Üniversitenin pek çok ülkedeki üniversiteler ile öğrenci değişimi anlaşması bulunmaktadır.L'università ha accordi di scambio culturale con altre università in molti altri paesi.
Sarsıntı, Arjantin'in pek çok şehrinde Buenos Aires, Córdoba, Mendoza ve La Rioja'da hissedildi.Il sisma è stato anche percepito in molte città argentine come Buenos Aires, Córdoba, Mendoza e La Rioja.
Aralıklarla yaşanan pek çok buz çağı görülür.Sarà un lungo viaggio tra i ghiacci.
Pek çok kişi bu cinayetin İttihat ve Terakki tarafından yapıldığını düşünmektedir.Molti ora credono che l'attacco potrebbe essere stato intenzionale.
Otto Maenchen-Helfen pek çok Hunca özel ismin Türki kökenli olabileceğini savunmuştur.Gli studi linguistici di Otto Maenchen-Helfen sostengono un'origine turca per gli Unni.
Onunla boşanana kadar pek çok kez ayrı kalmışlardı.La coppia visse separata per diversi anni prima di divorziare.
Çıkış tarihi ise pek çok kez ertelendi.L'uscita è stata più volte posticipata.
Alonzo Church himayesinde çalışmış pek çok mantıkçıdan biridir.È uno dei molti logici allievi di Alonzo Church.
Bu da pek çok insanın şarkıda bir şekilde kendini bulmasını sağlıyor." dedi.La maggior parte di loro se la cava in qualche modo».
Diğer pek çok papağan gibi kakapoların da çeşitli ötüşleri vardır.Come molti altri pappagalli, i cacapò emettono un'intera varietà di richiami.
Fakat pek çok grup tanımlama yöntemleri, bu üç grubu da ayrı ayrı birer grup olarak göstermektedir.Tuttavia, la maggior parte dei metodi di identificazione indicano questi tre gruppi come ammassi separati.
Fallaci pek çok kez ölüm tehdidi aldı.In varie occasioni Luisa rischiò la morte.
Leonidas'ın buradaki kararı pek çok tartışmaya neden olmuştur.Questa convinzione di Giuliana ha dato adito a diverse controversie.
Yazar bu romanla pek çok ödül de aldı(Romanları bölümüne bakınız).Con la sua produzione ha vinto numerosi premi (vedi sezione a fondo pagina).
Grubun pek çok promosyonu yapılmıştır.Vi fu una serie di promozioni.
O dönemde modern Galler bölgesi pek çok kabileye bölünmüştü.Nell'epoca moderna i camerieri pontifici furono divisi in più categorie.
Pek çok oda buna bağlanabilir.A questa potevano essere annesse altre più stanze.
Albümün kaydedilmesi sırasında pek çok zorluk yaşandı.Provi un sacco di emozioni quando registri un album.
Şu sıralar, nanosensör yapımı için önerilen pek çok yöntem vardır.Ci sono molti metodi per creare nanoparticelle.
2000'li yıllarda pek çok kurum binası bu semtte yerini almıştır.Negli anni 2000 diversi alpinisti vi hanno aperto delle vie.
Daha sonra pek çok küçük heykel yapmıştır, ama bunlar ölümünden sonra sergilenmiştir.Durante la prigionia scrive varie poesie, che verranno accidentalmente distrutte dopo la sua morte.
Pek çok fizyoterapi şekli vardır.Dovrà per questo fare molta fisioterapia.
Pek çok fotoğrafta gelgit kuyrukları ve köprüler görülebilir.In molte immagini sono visibili code mareali e ponti.
Kentin birkaç tiyatrosu, gimnazyonu, pek çok meyhanesi, hamamı ve genelevi vardı.La città aveva anche diversi teatri, palestre, e molte taverne, terme, e bordelli.
Şah İsmail savaşa girerek, bizzat pek çok düşman öldürdü.Al-Qahir, quindi, a causa del suo comportamento, si fece subito molti nemici.
Pek çok yurt gezisinde eşine eşlik etti.Accompagnava spesso il marito nei suoi viaggi.
Latin Amerika'daki pek çok şehre bu bölgede yer alan şehirlerin ismi verilmiştir.Questa massiccia emigrazione è la causa della presenza in Sud America di numerose città con questo nome.
2009 yılında PEN / Hemingway Ödülü için finalist oldu ve eserleri pek çok dile çevrildi.Il libro vinse il premio Hemingway del 1995 ed è stato tradotto in molte lingue.
Pek çok toplantıya bir üye başkanlık eder ve konuşmacıları seçer.L'Assemblea elegge uno speaker, che ne presiede e dirige le sedute.
Asal sayılar hakkındaki pek çok soru günümüzde hâlâ cevaplanamamaktadır.Molte congetture riguardanti i numeri primi non sono ancora state dimostrate.
Birlikte pek çok plak kayıtları yapıldı.Hanno fatto diverse registrazioni insieme.
Bu dönemde şehirde pek çok kilise inşa edildi.In questo periodo vennero edificate numerose chiese.
Onun pek çok parçası hala görülebilir.In ogni caso buona parte può essere vista.
Pek çok doğal düşmanları vardır.Ha pochissimi predatori naturali.
Eşiyle birlikte, Pluto adındaki bir kedi de dahil olmak üzere pek çok ev hayvanına sahiptir.Ne La famiglia Pluto ha anche dei cuccioli con Pluto.
Profesyonel kariyeri boyunca Orton pek çok görevde yer almıştır.Per tutta la vita Armstrong aveva ricoperto numerosi incarichi locali.
Pek çok eser telif etti talebe yetiştirdi.Élise: Hai causato parecchio fermento, direi.
O gün, pek çok fotoğraf çekmiştim ve kasabadan ayrılmak üzereydim.Ci sono stato molte volte e sono stato influenzato dalla città.
Bu meditatif hal aslında pek çok dinin pratikleri içinde yerini bulmuş bir uygulamadır.La preghiera è una delle pratiche comuni in molte religioni.
Ayrıca pek çok yerde havai fişek gösterisi yarışmaları da yapılmaktadır.Di serie vengono montate anche le cinture di sicurezza.

İlgili Sayfalar