pek çok ile cümle

pek çok kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Pek çok dili akıcı olarak biliyordu.Hablaba fluidamente varios idiomas.
NASA bugüne kadar pek çok insanlı ve insansız uçuş programı gerçekleştirmiştir.La NASA ha realizado vuelos en gravedad cero con varias aeronaves por muchos años.
J.Jonah Jameson Örümcek Adamı yakalamak için pek çok girişimde bulunmuştur.Fue contratado por J. Jonah Jameson para capturar a Spider-Man.
Ayrıca, yeraltında faaliyet gösteren pek çok milliyetçi öğrenci grupları da bulunmaktaydı.También arribaron centenares de observadores internacionales invitados por el Gobierno.
Fakat ilk seri kadar ilgi görmemiştir ve pek çok eleştirmen tarafından kötülenmiştir.Ella, en cambio, no dio demasiadas pistas sobre su propia vida, como señalan los críticos.
Çuvaş köylerinin yakınındaki pek çok yerde bunlara rastlanır.A ellas acuden muchas peñas de otros pueblos cercanos.
Günümüz bestekârlarınca fazla kullanılmayan bu makamda daha pek çok güzel eserler mevcuddur.En ella todavía hay algunas obras muy antiguas.
Feminizm dinlerin pek çok vechesi üzerine büyük bir etki bırakmıştı.Las prostitutas se preocupaban mucho de ciertas cuestiones prácticas.
Bununla birlikte pek çok arıcı her sene veya iki senede bir kraliçeyi değiştirir.Prácticamente alternando su corona cada dos años.
Ayrıca Türkiye'nin pek çok yöresinde yapılan festivallerde konserler verdi.También ha sido galardonada en varios festivales en Kuwait.
Pek çok tek yön sokağa bisikletle aksi yönden girmek serbesttir.Es muy difícil entrar en la ciudad de otro modo que no sea a pie o en bicicleta.
Pek çok Noel ilâhisi makaroniktir (iki dilin karışımı).Hay muchas más mariposas nocturnas que diurnas (ropalóceros).
Kariyerinde pek çok sakatlıkla karşılaşmıştır.A lo largo de su carrera sufrió muchos accidentes.
Pek çok hastalıkta rol oynayan bu reseptörler çağdaş ilaçların yaklaşık %40'ının hedefidir.El 40% de los medicamentos actuales tienen como fin último la activación de estos receptores.
Dönüştüğü tipin saldırısını pek çok pokemondan daha güçlü şekilde yapabilir.Lo cual vuelve su ataque tres veces más poderoso.
Diğer pek çok papağan gibi kakapoların da çeşitli ötüşleri vardır.Como muchos otros páridos, dispone de una gran variedad de cantos.
Lindemann, gençken pek çok işte çalışmıştır.François viajó mucho en su juventud.
İlk başta albüm "pek çok tarzdan birçok yapımcıya sahip" olarak nitelendirilmişti.Como se ha descrito inicialmente, estaban sujetos a diversos géneros.
Bu sonucu verecek pek çok soru vardır.Existen diversas preguntas posibles que permiten obtener este resultado.
Termal suları pek çok hastalığa iyi gelmektedir.Se dijo que las aguas que curan casi cualquier enfermedad.
İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar, film müziklerinde pek çok kez Mina'nın müziklerine yer verdi.El músico argentino Pedro Aznar interpreta a menudo la canción en sus conciertos.
Kulübün Avrupa'da pek çok şubesi vardır.El Grupo SAS posee varias aerolíneas en Europa.
Ordu İli'nde, bunlardan başka pek çok inanç vardır.Entre los jariyíes muertos había muchos creyentes sinceros.
Bu bucak müdürünün pek çok kitabı vardı.Esta autora ha escrito muchos libros.
Bu sayede gençliğinde pek çok kitap okudu.«Cuándo era joven, leí muchos libros.
Pek çok yazar tarafından basitleştirme maksadıyla sabit terim ihmal edilir.Muchos autores omiten el término constante, para fines de simplificación.
Burada birçok maymunla tanışır ve pek çok işkenceye katlanır.Son refugio para muchas especies y albergan gran cantidad de biótopos.
Türk kültüründe taşlarla ilgili pek çok söylenti vardır.La palabra en sí tiene muchas asociaciones culturales en Rusia.
Pek çok arkeolog ve tarihçi eserlerinden yararlandı.Se han formulado diversas críticas por parte de arqueólogos e historiadores.
TV'de pek çok seslendirme yaptı.Ha hecho numerosas apariciones en TV.
Bu yolculuk boyunca, gördüğü önemli sanat eserlerini kaydettiği pek çok defter tuttu.Durante este viaje escribió recuentos detallados sobre las culturas extranjeras que visitaba.
Kule, pek çok kez tamir ve restorasyona uğradı.La basílica fue remodelada, destruida y restaurada varias veces.
Banoğlu, pek çok biyografik kitabın da yazarıdır.También es autor de diversos libros relacionados con la bioética.
Mazda Motor Şirketi’nin dünya çapında pek çok üretim ve idari tesisi bulunmaktadır.La Universidad Cornell posee y gestiona instalaciones por todo el mundo.
Pek çok dokuma tezgâhı yeniden inşa edildi ve faaliyete geçirildi.Varias unidades tuvieron que regresar a las fábricas para ser reparados.
Şapkacı, "pek çok farklı kişiden ve onların uç yanlarından oluşmaktadır."Sé que habrá muchas otras personas, muchas interjecciones."
Kumarhanelere girmek pek çok ülkede 18 yaşının altındaki kişilere yasaktır.En muchos países del mundo, la venta de cigarrillos está únicamente autorizada a personas mayores de 18 años.
Yeni kentin pek çok bankacılık ve finans merkezinin ana binası liman alanında bulunmaktadır.Cerca de una docena de entidades bancarias y financieras se han establecido en la ciudad.
Mısır Devrimi üzerine çalışmalar yapmış, pek çok makale yazmıştır.Se dedicó a escribir numerosas historias sobre la Revolución Cultural .
Pek çok havai fişek ürününün üretiminde toksik olmayan kimyasallar kullanılır.Por esta razón, se han acumulado muchísimas armas químicas sin tratar.
Bu yöreye ait pek çok türküyü de kaynak kişilerinden derlemiş ve notaya almıştır.Después de este pueblo desembocan en él diversos arroyos y fuentes.
Bu yüzden, şehirlerdeki pek çok Sovyet hızla atomize oldu.De esta manera, grandes zonas de la ciudad fueron tomadas rápidamente por los soviéticos.
Güncel yazıtlarda bilinen pek çok hükümdar Kral Listesinde yoktur.No nos ha llegado de los cronistas ninguna lista de reyes.
Ancak diğer pek çok işletim sisteminde de geçerlidir.Mucho otros han desarrollado también su propio sistema de compatibilidad.
Bu heykeller pek çok sembol içermektedir.La disposición de estas columnas tiene una gran simbología.
Pek çok büyük ve birbirlerinden farklı grupların kendi kültürleri, inanç yapıları ve dilleri bulunmaktadır.Existe una gran variedad de grupos, cada uno con su propia cultura, sistema de creencias e idiomas.
Pek çok özel hareketi keşfetti.Realizó gran cantidad de exhibiciones individuales.
Ayrıca pek çok yerde havai fişek gösterisi yarışmaları da yapılmaktadır.También se celebraban competiciones de tiro con arco.
Pek çok uluslararası konferansa katılarak bildiriler sundu.Durante la Asamblea se presentaron informes de diversas organizaciones internacionales.
Gürcü ordusu tarafından pek çok yapı, Ulusal Kütüphane ve Devlet arşivleri yakıldı.Así se destruyeron todos los muebles y los archivos del Partido Socialista.
Bölge, pek çok uygarlığın beşiği olmuştur.Creo que aquí hay un choque de civilizaciones.
Pek çok müsabakada Yayınevi kitapları birçok kez ödüllendirildi.Las coplas han sido editadas en bastantes ocasiones.
Bu gayeyle tüfeklerde pek çok değişiklikler kaydedildi.Esas afirmaciones son justificadas en numerosos incidentes a través de este canon.
Eserleri pek çok karma ve kişisel sergide yer aldı, ödüller kazandı.Hay quienes han perdido mucho dinero y posesiones apostando en las carreras.
Pek çok kez restorasyon geçirdi.Ha sido remodelado en numerosas ocasiones.
Buna rağmen pek çok basılı dergi de çok kısa öyküler yayımlamaktadır.Además, también publicó muchos relatos cortos en revistas.
Kimya da pek çok uygulaması görülür.¡Hay mucha química entre ellos!
Japonya'nın pek çok ayırt edici özellikleri vardır.Il Giappone ha molti tratti distintivi.
Sex on the Beach, pek çok şekilde yapılabilen bir kokteyl türüdür.Il sex on the beach è un cocktail che può essere presentato in vari modi.
Çevremizde pek çok delilik var ve ben insanları mutlu etmek istiyorum."C'è troppa follia nel mondo, e io voglio che le persone siano felici."

İlgili Sayfalar