pek çok ile cümle

pek çok kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
30 saniye süreyle etkili olan deprem, pek çok ilden de hissedildi.Ein besonders großer Tropfen brannte mit 40 Sekunden erheblich länger als erwartet.
Pek çok ilk gün, özel gün ve ilk uçuş damgamızda resimli damga olarak nitelenebilir.Die sehr lange erste Rückenflosse und die erste Afterflosse können in Furchen zurückgelegt werden.
İsviçre, Kuzey İtalya ve Fransa'nın pek çok bölümünde görülür.Die Schweiz-Lotwurz kommt von Norditalien und Frankreich bis in die Schweiz vor.
İkonları aracılığı ile Meryem inananlarına pek çok mucize sunmaktadır.Die Madonna bewirkte nach der gläubigen Meinung zahlreiche Wunder.
Yerel yöneticiler ile siyasetçilerin yanı sıra pek çok ünlü katılır.Bei vielen sind, neben öffentlichen Veranstaltungen, Gäste stets willkommen.
Uruz ve ona yardım eden beyler pek çok düşmanı öldürürler.Kollegen, die ihn unterstützen, werden fast alle umgebracht.
Haydi farzediniz ki buracıkta size pek çok sözü kapsayan bir de başlangıç yayımlayayım.Uwe Wesel: Geschichte des Rechts: Von den Frühformen bis zur Gegenwart.
Sanat teorisi üzerine pek çok yazı yazmıştır.Er verfasste mehrere Schriften zur Kunstgeschichte.
Daha sonra eldivenli olarak pek çok maç yaptı.Er schenkte ihm daraufhin ein Paar signierte Boxhandschuhe.
Bu nedenle pek çok kez emziren annelere önerilmiştir.Deshalb färbte man sie dort vielfach in hellen Modetönen ein.
Pek çok fotoğrafını kendi stüdyosunda çekmiştir.Viele davon entstanden in der eigenen Werkstatt.
Svanlar, pek çok eski geleneği sürdürmektedirler.Die Tunas haben viele Traditionen beibehalten.
Merovenj kraliyet ailesinin pek çok ferdi burada gömülüdür.Viele der Ondonga-Könige sind hier begraben.
"İki tür, bir film, pek çok kafa karışıklığı!".Dokument. „Ein Film – Zwei Fassungen“.
Pek çok hikâye ikinci sayfadan başlar.Die Wahrheit beginnt zu zweit.
Trafik sıkışıklığına neden olabilecek pek çok durum söz konusu olabilir.Hierbei könnte eine Vielzahl von Verkehrsproblemen lösbar sein.
Dr. Cohen yukarıda sayılan pek çok yöntemin geliştirilmesinde ve araştırılmasında büyük rol oynamıştır.Nydegger hat beim Malen viele Techniken ausprobiert und weiterentwickelt.
Pek çok kez tadilattan geçen camiye minare 1800'lü yıllarda eklenmiştir.Der Trommelturm wurde mehrfach und besonders umfangreich im Jahr 1800 restauriert.
Eski Bonn Mezarlığı'nda pek çok ünlünün mezarı bulunmaktadır.Viele seiner Werke sind auf dem Alten Friedhof Bonn zu finden.
Hidrojen pek çok elementle bileşik verebilir, suda ve pek çok organik molekülde bulunur.Die farblose Flüssigkeit ist beliebig mit Wasser und vielen organischen Lösungsmitteln mischbar.
Bu öyküler pek çok kültürel unsuru bünyesinde barındırmıştır.Es finden sich auch viele Artikel, die diese Subkultur mit großer Sympathie schildern.
Pek çok Tayland yemeği Batı'da tanınır.Historisch wurden Katzen auch im Westen gegessen.
Bunu pek çok ülke bayrağında görmek mümkündür.Es kann als Flagge an vielen Orten erworben werden.
Meiji Restorasyonu'nun pek çok nedeni vardır.Die Anlage von Ossuarien hat verschiedene Gründe.
Aralarındaki pek çok farka rağmen hemen hepsi Milton-Work puanlamasına dayanır.So sind am Schluss nahezu alle glücklich - bis auf den gliksucher Mendel.
İngiliz İngilizcesi Amerikan İngilizcesinden pek çok yönden farklıdır.L'anglais britannique diffère de l'anglais américain sur beaucoup de points.
Pek çok insan ketçapsız yemek yemeyi hayal edemezler.Beaucoup de gens ne peuvent pas imaginer prendre un repas sans ketchup.
Pek çok kişi bunun bir yalan olduğunu söylüyor.Beaucoup de gens disent que c'est un mensonge.
Fakat öte yandan, Sean'ın öfkesini anlıyorum ve inan bana, ona pek çok kez vurmak istedim.Mais d'autre part, je comprends la colère de Sean et croyez moi, j'ai voulu le frapper à plusieurs reprises.
Minard benzer tipte pek çok başka harita üretmiştir; Arthur Robinson toplam 51 tane saymaktadır.Minard crée de nombreuses autres cartes du même type ; Arthur H. Robinson en compte ainsi 51 en tout.
Varlıklı kişiler için pek çok şey daha farklıydı.Les choses étaient différentes pour les riches.
Bu sırada, “Neden bizi öldürüyorsunuz?” diye bağırarak, pek çok öğrenci vuruldu.Entre-temps, de nombreux étudiants, semble-t-il, hurlent : « Pourquoi nous tuez-vous ? ».
Pek çok hikâye ikinci sayfadan başlar.La plupart des histoires commencent donc à la page deux.
Bu tatile pek çok gelenek eşlik etmektedir.Plusieurs coutumes se rattachent à cette célébration.
Birlikte pek çok plak kayıtları yapıldı.Oui, nous avons fait des grands disques ensemble.
Pek çok solo albümünün yanı sıra Sleepy Sleepers ve Leningrad Cowboys'la da ortak çalışmaları vardır.Il a enregistré plusieurs albums solo et collaboré avec les Sleepy Sleepers (en) et les Leningrad Cowboys.
Bridgestone'un, dünyanın pek çok ülkesinde büyük üretim tesisleri bulunmaktadır.Bridgestone dispose de nombreuses usines de fabrication dans de nombreux pays autour du globe.
Türkiye ve Yunanistan'a pek çok ziyarette bulundu.Elle a effectué de nombreux voyages en Turquie et en Grèce.
Sezar'a sadık bir denizci olan Gaius Didius pek çok Pompeius taraftarı gemiyi batırdı.Gaius Didius, qui commandait une flotte fidèle à César, coula la plupart des bateaux pompéiens.
Poe'nun pek çok şiiri gibi bu şiirin de teması güzel bir kadının ölümüdür.Comme de nombreux poèmes de Poe, il évoque le thème de la mort d'une belle femme.
Bina Pek çok defa Dünyanın 8. Harikası olarak anıldı.Elles sont souvent appelées « la huitième merveille du monde ».
Tayvanlı ve Hong Konglu pek çok ünlü, şarkılar söyledi ve Pekin'deki öğrencilere desteklerini gösterdi.De nombreuses célébrités de Hong Kong y chantent et expriment leur soutien aux étudiants de Pékin.
Pek çok ülkede önemli bir av türüdürler.Nombre de chiens par pays.
Maurya imparatoru Asoka da burada pek çok eser yaptırmıştır.L'empereur maurya Ashoka y fit de nombreux travaux d'embellissement.
Pek çok otobüs yakıldı.De nombreux bâtiments sont incendiés.
Oxford öğrencilerinin eğitimleri sırasında maddi destek için değerlendirebilecekleri pek çok imkân mevcuttur.De nombreuses formes de soutien financier existent pour ceux qui veulent étudier à Oxford.
Kitapta pek çok fotoğraf bulunmaktadır.Les photos sont très nombreuses dans cet ouvrage.
1946’dan itibaren pek çok yazar arkadaşı tutuklandı.À partir de 1943, beaucoup de membres furent arrêtés.
Ürünleri, makaleleri ve dersleri pek çok tasarımcı tarafından örnek olarak kabul edilmektedir.Ses productions et écrits sont considérés comme des exemples par de nombreux designers.
1814 - İngiliz birlikleri Washington'u işgal etti, White House ve pek çok başka binayı ateşe verdi.En 1814, les Britanniques s'emparèrent de Washington et incendièrent la Maison-Blanche ainsi que le Capitole.
Pek çok makineyi çalıştırabilmektedir.Il crée beaucoup de machines.
Anısına pek çok bestecinin eseri adanmıştır.De nombreux hommages ont eu lieu en sa mémoire.
Ülkenin önemli klanları birbirleriyle pek çok kez karşı karşıya gelmiştir.Le château lui-même a été pris par les uns et les autres de nombreuses fois.
Ama aslında pek çok şeyi umursuyor.En fait, ils se préoccupent d'autres choses.
Pek çok morfolojik özellik, galaksilerin yaşamsal potensiyellerini etkileyebilir.Différentes caractéristiques morphologiques des galaxies peuvent jouer sur leur potentiel d'habitabilité.
Mezarlık büyük tahribata uğramış ve paha biçilemez pek çok değerli şahide imha edilmiştir.La sépulture a été violée et donc les métaux précieux manquaient.
Pek çok çeşit tuzak vardır.Il existe plusieurs types de pièges.
Dünyada, pek çok büyüklük analog olarak ortaya çıkar.Il indique de nombreuses analogies dans le monde entier.
Pek çok kültürde kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği olmak üzere 3 ana öğün bulunur.La plupart des Serbes prennent trois repas par jour : petit déjeuner, déjeuner et dîner.
Bombardımandan sağ kalan pek çok Rumen askeri geri hatlara çekilmeye başladı.De nombreux soldats roumains qui avaient survécu au bombardement commencèrent à s'enfuir.

İlgili Sayfalar