İngilizler de peşindedirler.Die Engländer folgten ihm.
Tenten de onların peşinden gemiye biner.Maitre folgt ihnen in ihrem Boot.
Ancak yaratık da peşinden gelmiştir.Es folgte die Erschaffung der Lebewesen.
Buffy de aynı iblislerin peşindedir.Buffy – im Bann der Dämonen.
Chucky tekrar dönmüş ve hala Andy'nin bedeninin peşindedir.Chucky setzt sich zum Ziel, Andys Körper zu übernehmen.
Çünkü aynı hazinenin peşinde olan başka adamlar da vardır.Mehrere Gruppen suchen denselben Schatz.
Başkaları, insanların aylaklık peşinde olma eğilimi gösterdiklerine dikkat çekmiştir.Sie schauten sich vorsichtig um, ob jemand vorbeikäme...
Onların peşinden gitmeyin.Tu mir nicht nach.
ŞEDİD ve John Smith onun peşindedir.Connor und Smith verfolgen ihn.
Hep bu ve bunun gibi çabaların peşindedirler.In meinem Werk geht es immer um das Hier und Jetzt.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Er sehnt sich nach seiner Gattin.
Amar, sevgilisini de peşinden sürüklemeye çalışır.Sogleich macht sich Perri auf die Suche nach ihrem Liebsten.
İntikam peşinde koşan Soylu bir okçudur.Nun scheine ihn Arnea rachsüchtig zu verfolgen.
Persse hala Angelica'nın peşindedir.Außerdem sehnt er sich nach Angelica.
Herkes şöhret ve şân peşindedir.Manche sind verrückt nach Ansehen und Ruhm.
Bay Kingston'ın bilmediği şey ise Frankie'nin peşinde olan tek kişi o değildir.Und die Leiche, die Francis sah, ist bei weitem nicht die erste.
Javert, yine peşindedir.Elisabeth, ich habe dich wieder!
Callisto, artık avcıların peşinden koştuğu bir avdır.Folgend ist Justin nun aber der Gejagte.
Bu aşamada Halo Dayı'nın peşindeki adamlardan kurtarılmasında önemli rol oynamıştır.In dem Spiel wurde er nach der Halbzeitpause für Mateus Vital eingewechselt.
Haliyle gümrük görevlileri de Thomas'ın peşindedir.Auch weihbischöflichen Handlungen sind von Thomas überliefert.
Bu sefer 130 tane çocuk onun peşinden gelir.Heute leben hier 130 Menschen.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".Schauerliche Schandtaten eines echten Talmudjuden“ auf.
Bu arada, katil Usta Hugh da Haplo'nun peşindedir -beraberinde Lanetli Hançer'i taşıyarak.Von der Polizei verfolgt, schleppt Thorn Damien auf den Altar, um ihn mit den geweihten Dolchen zu töten.
Herkes Sparda'nın gücünün peşindedir.Alle gegen Esra.
Nişanlısı hemen peşinden gider ve onu sakinleştirir ve barışırlar.Seine Verlobte sucht ihn zu beruhigen.
Nurettin de peşinden yollara düşer.Außerdem liegt die Kloake bei ihnen weiter hinten.
Ablası telefonla arayarak polisin peşinde olduğunu söyler.Sie ist überrascht, dass die Polizei nach ihr sucht.
Potter, Bailey'in sürekli peşindedir artık.An der Spitze holte Hamilton kontinuierlich auf Webber auf.
Çolak Ağa, bunun üzerine adamlarıyla birlikte Başyayla'ya peşinden gelmiş.Sie schlug den Herren vor, der zu erwartenden Nachreden wegen, mit ihr zu verreisen.
Çocuklar aralarında fısıldaşıyorlardı. Bir şeyin peşinde olduklarını biliyordum.Les garçons chuchotaient, je savais qu'ils préparaient quelque chose.
Eğer hayatında mutlu olmak istiyorsan, başkalarının değil kendi hayallerinin peşinden koşmalısın.Si tu veux être heureux dans la vie, tu dois poursuivre tes rêves, pas ceux des autres.
Artık ölüm onu kandırmaya çalışanların peşindedir.À sa mort c'est Hérouibrê qui lui succède.
Onlar aşklarının peşinden koşarlarken, birbirlerini tanımaya başlarlar.Dès leur arrivée ils vont tenter de s’appréhender mutuellement,.
"'Biraz daha gerçek bir komedinin peşindeyim'".J’ai essayé de faire une vraie comédie dramatique ».
Fakat aynı şeyin peşinde olan başka birileri daha vardır.Mais une autre personne a le même.
Çolak Ağa, bunun üzerine adamlarıyla birlikte Başyayla'ya peşinden gelmiş.Il décide donc de rejoindre son peuple et de fuir avec lui.
Eski psikiyatristi Dr. Sam Loomis de peşindedir.Son psychiatre, le docteur Loomis, se lance à sa poursuite.
Peşindende Megadeth ve Alman grup Warlock ile beraber yapılan bir turne geldi.Sanctuary parti en tournée avec Megadeth et le groupe allemand Warlock.
Çiftçinin köpeği Bitzer, peşinden koşar.Finalement, le propriétaire du chien vient le rechercher.
Millet iradesine ipotek koyma peşindeler" şeklinde yorumlamıştır.Donc il refuse d'être associé à eux "par capillarité" comme il dit.
Persse hala Angelica'nın peşindedir.Angelica est poursuivie par des sauvages.
Bella'da onu kurtarmak için peşinden gitmiştir.Paul arrive à temps pour la sauver.
Buna karşılık Kontes uzun süreli ebedi aşk peşindedir.Elle succède à la série Amor Eterno Amor.
Leia ne olduğunu merak ederek Luke'un peşinden gider.Il cherche à savoir ce que trame Louis.
Onların peşinden gitmeyin.Ne se visitent pas.
Düşlerinin ve umutlarının peşinden gidebilecek kadar cesur.Il est par ailleurs capable d'éprouver des émotions et de rêver.
Ablası telefonla arayarak polisin peşinde olduğunu söyler.Elle lui dit qu'elle a averti la gendarmerie par téléphone.
Bunların peşinden Eylül 2006'da Acoustic Hearts of Winter adlı albümleri geldi.Le 26 septembre 2006, leur album Acoustic hearts of winter est commercialisé.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Ce dernier était parti sur les traces de sa femme.
Rick ve grubu onların peşinden gidince olanları görürler.Rick et son groupe les attaquent par derrière.
İngilizler de peşindedirler.Les Allemands suivent.
Kurt daima yol gösterici olarak kabul edilir ve peşinde farklı ülkelere gidilir.Il semble être nomade, errant régulièrement vers d'autres lieux.
Bu fırsattan faydalanmak isteyen David de peşinden gelir.Revient alors Pierre, qui compte lui aussi profiter de la situation.
Joker halâ Dent'in peşindedir.Derrière Dante se trouve le Purgatoire.
Yani bir milyon tane erkeğin peşinden koşmasını kim istemez ki?Ne doit pas être confondu avec Qui veut gagner des millions ?.
Haliyle gümrük görevlileri de Thomas'ın peşindedir.Les services des soins étant placés sous la direction du médecin Thomas.
Fatımiler veziri olan Şavar çeşitli entrikalarla kendi siyasi gücünü koruma peşinde idi.Figure controversée, Almirante avait su gagner le respect personnel de certains de ses adversaires politiques.
Ünlü olma peşindedir.Elle rencontre la célébrité.
Ancak kötü şans hep onun peşindedir.Toutefois, elle continue d'être poursuivie par la malchance.
Başkaları, insanların aylaklık peşinde olma eğilimi gösterdiklerine dikkat çekmiştir.Ils se demandent pourquoi les gens se comportent prosocialement.