Ana içeriğe geç
Sözlük

peşinde ile cümle

peşinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Peşinden gitmene gerek yok.Δεν είναι ανάγκη να τον ακολουθήσεις!
Peşinden gitmene gerek yok.Δεν χρειάζεται να τον ακολουθήσεις.
Peşinden gitmene gerek yok.لا توقفه
Peşinden gitmene gerek yok.لا داعي للامساك به
Peşinde olduğumuz budur.C'est notre but.
Peşinde olduğumuz budur.Das ist unser Ziel.
Peşinde olduğumuz budur.Dat willen we bereiken.
Peşinde olduğumuz budur.È questo che stiamo cercando.
Peşinde olduğumuz budur.Eso es lo que buscamos.
Peşinde olduğumuz budur.저희가 추구하는 것이 바로 그것입니다.
Peşinde olduğumuz budur.Αυτό είναι που ψάχνουμε.
Peşinde olduğumuz budur.Към това се стремим.
Peşinde olduğumuz budur.Это цель, которую мы преследуем.
Peşinde olduğumuz budur.חזיונות חלופיים לדרך ליצירת חברה דיגיטלית כוללת.
Peşinde olduğumuz budur.هذا مانحن عليه بعد
Peşinde olduğumuz budur.どうしてかと言えば
Peşinde olduğun, Albay... peşinde olduğun bu değil, değil mi?!Det är inte vad du vill, överste.
Peşinde olduğun, Albay... peşinde olduğun bu değil, değil mi?!Det er ikke, hvad du ønsker, oberst!
Peşinde olduğun, Albay... peşinde olduğun bu değil, değil mi?!Eso no es lo que... Coronel, eso no es lo que quieres, ¿verdad?
Peşinde olduğun, Albay... peşinde olduğun bu değil, değil mi?!Etkö sinä sitä tavoittele?
Peşinde olduğun, Albay... peşinde olduğun bu değil, değil mi?!Não é isso que... Coronel, não é isso que procura, pois não?!
Peşinde olduğun, Albay... peşinde olduğun bu değil, değil mi?!Nie o to panu chodziło, pułkowniku.
Peşinde olduğun, Albay... peşinde olduğun bu değil, değil mi?!Non è questo che... colonnello, non è questo che vuoi, vero?
Peşinde olduğun, Albay... peşinde olduğun bu değil, değil mi?!Συνταγματάρχη, δεν είναι αυτό που επιδιώκεις! Σωστά;
Peşinde olduğun, Albay... peşinde olduğun bu değil, değil mi?!Тебе ведь... Полковник, тебе ведь нужно не это!
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Ali je vaš račun, da ste želeli, gospod?" Je dejala.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Apakah tagihan Anda Anda ingin, Sir?" Katanya.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Är det din faktura som du vill, sir?" Sa hon.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Czy to rachunek jesteś chcą, sir?", Powiedziała.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."É a sua conta você está querendo, senhor?", Disse.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."E 'la bolletta hai intenzione, signore?", Ha detto.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."¿Es el proyecto de ley que está queriendo, señor?", Dijo.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Est-ce votre facture vous êtes désireux, monsieur?" Dit-elle.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Este factura dumneavoastră vă doresc, domnule?", A spus ea.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Hóa đơn của bạn, bạn đang muốn, thưa ông?", Bà nói.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Is het uw factuur je wil, meneer?" Zei ze.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Ist es Ihre Rechnung Sie wollen, Sir?", Sagte sie.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Je to Váš účet budete chcieť, pane?" Povedala.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Je to Váš účet budete chtít, pane?" Řekla.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."당신이 개시 청구서 있습니까?"고 말했다.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Onko sinun Bill kaipaat, sir?", Hän sanoi.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Van-e a számlát te hiányzott, uram?" Mondta.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Είναι το λογαριασμό σας είστε θέλουν, κύριε;", είπε.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Има си законопроект, ти си искат, сър?", Каза тя.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Це ваш рахунок Ви бажаєте, сер?" Сказала вона.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."Это ваш счет Вы желаете, сэр?" Сказала она.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."هل الفاتورة كنت ترغب يا سيدي؟" ، قالت.
"Peşindeyseniz faturanızı mı, efendim?" Dedi."なぜ私の朝食は置かれませんでしたか?なぜあなたは、私の食事を準備していない
Risk alarak, gelir sağlamak için yeni fikirlerin peşinde koşulmasıdır.추구하는 것의 위험성을 감내하는 것 입니다.
Risk alarak, gelir sağlamak için yeni fikirlerin peşinde koşulmasıdır.Третата област на дискриминация е поемането на риска от преследване на нови идеи за създаване на печалба.
Risk alarak, gelir sağlamak için yeni fikirlerin peşinde koşulmasıdır.שבמימוש רעיונות חדשים כדי להפיק רווחים.
Risk alarak, gelir sağlamak için yeni fikirlerin peşinde koşulmasıdır.في البحث عن افكار جديدة لتوليد الموارد
Risk alarak, gelir sağlamak için yeni fikirlerin peşinde koşulmasıdır.例えば 200億円かけた ディズニー映画がこけても
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Běda těm, kteříž ráno vstávajíce, chodí po opilství, a trvají při tom do večera, až je víno i rozpaluje.
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Biada tym, którzy rano wstawając chodzą za pijaóstwem, a trwają na niem do wieczora, aż ich wino rozpali!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Celakalah kamu! Dari pagi sampai malam kerjamu hanya minum minuman keras dan bermabuk-mabuk
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Gorje jim, ki vstajajo rano zjutraj, da hodijo za pijačo opojno, ki sede pozno v noč, da jih vname vino!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!j azoknak, a kik jó reggelen részegítõ ital után futkosnak, [és] mulatnak estig, [és] bor hevíti õket:
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Khốn thay cho kẻ dậy sớm đặng tìm kiếm rượu, chầy đến ban đêm, phát nóng vì rượu!
Sabah erkenden kalkıp içki peşinden koşanların, gece geç vakte kadar şarap içip kızışanların vay haline!Khốn thay cho kẻ dậy sớm đặng tìm_kiếm rượu , chầy đến ban_đêm , phát nóng vì rượu !
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod