Öyle görünüyor ki herkes bir harekete geçme peşinde.今年の始め
Öyle görünüyor ki herkes bir harekete geçme peşinde.每一個人似乎都開始參與其中
Öyleyse bunun peşinden gidin!Allen daarheen!
Öyleyse bunun peşinden gidin!Allora buttiamoci!
Öyleyse bunun peşinden gidin!Alors allez-y !
Öyleyse bunun peşinden gidin!Also, los!
Öyleyse bunun peşinden gidin!Aşa că, la treabă!
Öyleyse bunun peşinden gidin!그러니까 힘차게 하세요!
Öyleyse bunun peşinden gidin!Por isso vão atrás disso!
Öyleyse bunun peşinden gidin!¡Vayan a por ello!
Öyleyse bunun peşinden gidin!Vậy hãy làm điều đó!
Öyleyse bunun peşinden gidin!Więc brać się do roboty!
Öyleyse bunun peşinden gidin!Γι' αυτό κυνηγήστε το!
Öyleyse bunun peşinden gidin!Така, че почвайте!
Öyleyse bunun peşinden gidin!Так что вперёд!
Öyleyse bunun peşinden gidin!אז קדימה לעבודה!
Öyleyse bunun peşinden gidin!لذا انطلقوا إليها.
Öyleyse bunun peşinden gidin!(拍手)
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.그런즉 우리가 무슨 말 하리요 의를 좇지 아니한 이방인들이 의를 얻었으니 곧 믿음에서 난 의요
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.Братя, моето сърдечно желание и молбата ми към Бога е за спасението на Израиля.
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.Что же скажем? Язычники, не искавшие праведности,получили праведность, праведность от веры.
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.Що ж скажемо? Що погане, котрі не вганяли за праведностю, настигли праведність, праведність, що од віри;
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.ועתה מה נאמר הגוים אשר לא רדפו אחרי הצדקה השיגו את הצדקה היא הצדקה אשר מתוך האמונה׃
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.فماذا نقول. ان الامم الذين لم يسعوا في اثر البر ادركوا البر. البر الذي بالايمان.
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.這 樣 、 我 們 可 說 甚 麼 呢 . 那 本 來 不 追 求 義 的 外 邦 人 、 反 得 了 義 、 就 是 因 信 而 得 的 義
Öyleyse ne diyelim? Aklanma peşinde olmayan uluslar aklanmaya, imandan gelen aklanmaya kavuştular.這樣 、 我們可說甚麼 呢 . 那 本 來 不 追求 義 的 外邦人 、 反 得 了 義 、 就是 因信 而 得的義
Özellikle şu müşteri grubunun peşinde olacağız" derseniz, yanılmış olursunuz.통상적인 방식을 따라가겠다는 경우가 있는데 그래서는 곤란합니다
Özellikle şu müşteri grubunun peşinde olacağız" derseniz, yanılmış olursunuz.Vamos a ir específicamente tras de este grupo de clientes habituales", y Ą rayos!, estaban equivocados.
Özellikle şu müşteri grubunun peşinde olacağız" derseniz, yanılmış olursunuz.Ми збираємось діяти специфічно після цього звичного набору кроків," - і ой, Ви помилилися.
Özellikle şu müşteri grubunun peşinde olacağız" derseniz, yanılmış olursunuz.سنتبع مجموعة القواعد المتبعة هذه." ثم يتبين خطأك.
Özellikle şu müşteri grubunun peşinde olacağız" derseniz, yanılmış olursunuz.再セグメント化市場の例としてSouthwestが挙げられます
Özgürlük fikriyle insanları peşinden sürükleyen bir figür. . .Bom, compreendo o que diz, mas não estou de acordo.
Özgürlük fikriyle insanları peşinden sürükleyen bir figür. . .Постать,яка вказує людям дорогу ідеєю свободи. Зукер: Я чудово розумію, про що ти говориш
Paris'te, ilk verim gerekir.<br />Bizde sira. Sen birilerinin peşinden tailing temellerini bilmiyorsun.W Paryżu musisz ustąpić pierwszeństwa. <br />Jesteśmy następni.
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?]Also, welchen Möglichkeiten wirst du nachspüren und warum?
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?][Deci după ce oportunităţi veţi merge şi de ce?"]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?][Donc quelles sont les opportunités que vous allez poursuivre et pourquoi?]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?][Dus achter welke kans ga je aan en waarom?]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?][Entonces, ¿detrás de qué oportunidad irás y por qué?]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?][그래서, 어떠한 기회를 너는 찾아갈꺼며, 왜 찾아가니?]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?][Které příležitosti budeš sledovat ty a proč?]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?][Ku którym możliwościom pójdziesz i dlaczego?]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?][Portanto que oportunidades irá você procurar e porquê?]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?][Quindi, quali opportunità cercherai e perché?]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?][Te miben látod a lehetőséget? Miért?]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?]Vậy bạn sẽ theo đuổi những cơ hội nào và tại sao?]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?][Λοιπόν, τι ευκαιρίες θα κυνηγήσεις και γιατί;]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?][И така, след кои възможности ще тръгнеш и защо?]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?][Поэтому за какими возможностями вы последуете и почему?]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?][Тож за якими можливостями ти слідуватимеш й чому?]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?][אז אחרי אילו הזדמנויות אתם תרדפו ולמה?]
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?]اذا ما هي الفرص التي سوف تبحث عنها ؟
[Peki hangi fırsatların peşinden gideceksin ve neden?]起業家なら
Peşinde bir ajan var, ne dersem aynısın yapman gerek anladın mı?Egy ügynök követ! Mindent csinálj úgy, ahogy mondom. - Megértetted?
Peşinde bir ajan var, ne dersem aynısın yapman gerek anladın mı?Hay un agente detrás tuyo, tienes que hacer exactamente como te diga, ¿Ok?
Peşinde dolanma.Đừng chỉ theo đuổi thôi
Peşinde dolanma.Gå inte runt henne.
Peşinde dolanma.Jangan cuma mengejar-ngejar dia.
Peşinde dolanma.Lasciala stare.
Peşinde dolanma.Nie biegaj tak za nią.