İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.haben auch nicht Ehre gesucht von den Leuten, weder von euch noch von andern;
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.우리가 그리스도의 사도로 능히 존중할 터이나 그러나 너희에게든지 다른 이에게든지 사람에게는 영광을 구치 아니하고
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.ουτε εζητησαμεν δοξαν εξ ανθρωπων, ουτε αφ' υμων ουτε απ' αλλων
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.Не ищем славы человеческой ни от вас, ни от других:
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.Не шукали ми нї від людей слави, нї од вас, нї од инших, можучи в повазї бути, яко Христові апостоли.
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.גם לא בקשנו מן האדם כבוד לא מכם ולא מאחרים אף כי היה לנו מקום להתכבד כשליחי המשיח׃
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.ولا طلبنا مجدا من الناس لا منكم ولا من غيركم مع اننا قادرون ان نكون في وقار كرسل المسيح.
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.我 們 作 基 督 的 使 徒 、 雖 然 可 以 叫 人 尊 重 、 卻 沒 有 向 你 們 或 別 人 求 榮 耀
İnsanlardan -ne sizden ne başkalarından- gelecek övgünün peşinde de değildik.我 們作 基督 的 使徒 、 雖然 可以 叫人 尊重 、 卻沒 有 向 你 們或別人 求 榮耀
İşte bizim peşinde olduğumuz kayıtlardaki gizli veri de budur.Dat zijn de gegevens die in deze opname verborgen zijn.
İşte bizim peşinde olduğumuz kayıtlardaki gizli veri de budur.Đó chính là thông tin đằng sau mỗi bản thu.
İşte bizim peşinde olduğumuz kayıtlardaki gizli veri de budur.E questi sono i dati nascosti all'interno della registrazione.
İşte bizim peşinde olduğumuz kayıtlardaki gizli veri de budur.Et ce sont les données cachées à l'intérieur de l'enregistrement.
İşte bizim peşinde olduğumuz kayıtlardaki gizli veri de budur.그것이 녹음된 음반 내부의 숨겨진 데이터죠.
İşte bizim peşinde olduğumuz kayıtlardaki gizli veri de budur.Și e informație ascunsă în înregistrare.
İşte bizim peşinde olduğumuz kayıtlardaki gizli veri de budur.To są dane ukryte w nagraniu.
İşte bizim peşinde olduğumuz kayıtlardaki gizli veri de budur.Y esa es la pieza clave dentro de la grabación.
İşte bizim peşinde olduğumuz kayıtlardaki gizli veri de budur.И това са данните, скрити във вътрешността на записа.
İşte bizim peşinde olduğumuz kayıtlardaki gizli veri de budur.И это данные спрятаны в записи.
İşte bizim peşinde olduğumuz kayıtlardaki gizli veri de budur.וזהו המידע המסתתר בינות ההקלטה.
İşte bizim peşinde olduğumuz kayıtlardaki gizli veri de budur.و هى البيانات الخفية داخل التسجيلات.
İşte bizim peşinde olduğumuz kayıtlardaki gizli veri de budur.これを実現するためには、非常に高精度な
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?Je weet wel, volg je dromen en eindig platzak, juist?
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?아시겠지만, 꿈을 쫓다가는 망한다, 맞죠?
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?Lebe deine Träume und geh Bankrott, nicht wahr?
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?Lo sapete, segui i tuoi sogni e fallisci, giusto?
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?Ni vet, följ din dröm och satsa allt, eller hur?
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?Réalisez vos rêves et ruinez-vous.
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?Saben, sigue tus sueños y quiebra, ¿cierto?
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?Spełniaj swe marzenia i zbankrutuj.
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?Ştiţi voi, urmează-ţi visele şi ajungi falit, corect?
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?Theo đuổi đam mê để nghèo rớt à?
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?Tudod, kövesd az álmaid és menj csődbe, ugye?
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?Ξέρετε, ακολούθησε τα όνειρά σου και χρεωκόπησε,σωστά;
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?Гонись за мечтой, и разорись в итоге, так?
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?Разбирате ли, следваш мечтата си и се разоряваш, нали?
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?אתם יודעים, לכו עם החולמות שלכם ותפשטו את הרגל, נכון?
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?تعلمون، اتبع أحلامك و حققها ، أليس كذلك؟
İşte, tutkunun peşinden git ve beş parasız kal, di mi?これを聞いて私は育ってきた
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.(37:21) и воздающие мне злом за добро враждуют против меня за то, что я следую добру.
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.(38:21) Ils me rendent le mal pour le bien; Ils sont mes adversaires, parce que je recherche le bien.
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.Ale moji nepriatelia mocnejú v živote, a množia sa tí, ktorí ma nenávidia, vymýšľajú faloš,
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.Ale nieprzyjaciele moi weselą się, zmacniają się, i rozmnażają się ci, którzy mię nienawidzą bez przyczyny:
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.Còn những kẻ lấy dữ trả lành Cũng là cừu địch tôi, bởi vì tôi theo điều lành.
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.Còn những kẻ lấy dữ trả lành Cũng là cừu_địch tôi , bởi_vì tôi theo điều lành .
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.De ellenségeim élnek, erõsödnek; megsokasodtak hazug gyûlölõim,
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.Ei îmi întorc rău pentru bine, îmi sînt potrivnici, pentrucă eu urmăresc binele.
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.I miei nemici sono vivi e forti, troppi mi odiano senza motivo
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.In vračajoč hudo za dobro, mi nasprotujejo, zato ker hodim za dobrim.
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.또 악으로 선을 갚는 자들이 내가 선을 좇는 연고로 나를 대적하나이다
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.Los que pagan mal por bien me son hostiles, por seguir yo lo bueno
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.Men mina fiender få leva och äro mäktiga, och många äro de som hata mig utan sak,
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.Mutta minun viholliseni elävät ja ovat väkevät, ja paljon on niitä, jotka minua syyttä vihaavat,
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.Og mine fiender lever, er mektige, og mange er de som hater mig uten årsak.
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.Orang yang membalas kebaikan dengan kejahatan memusuhi aku karena aku melakukan yang baik
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.Os que tornam o mal pelo bem são meus adversários, porque eu sigo o que é bom.
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.Pročež nepřátelé moji veseli jsouce, silí se, a rozmnožují se ti, kteříž mne bez příčiny nenávidí.
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.som lønner mig godt med ondt, som står mig imod, fordi jeg søger det gode.
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.Und die mir Arges tun um Gutes, setzen sich wider mich, darum daß ich an dem Guten halte.
İyiliğe karşı kötülük yapanlar bana karşı çıkar, İyiliğin peşinde olduğum için.Και οι ανταποδιδοντες κακον αντι καλου ειναι εναντιοι μου, επειδη κυνηγω το καλον.