Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Invisible Man đột nhiên trở thành nhìn thấy được, và đặt ra cùng một lúc dọc theo làn đường theo đuổi.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Invisible Man hirtelen láthatóvá válnak, és állítsa le, ha végig az úton elérése.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Invisible Man improvvisamente diventano visibili, e partì alla volta lungo la corsia in inseguimento.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Invisible Man ineens zichtbaar, en zet uit bij een keer langs de rijbaan in de achtervolging.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Invisible Man nagle stają się widoczne, i wyruszył na raz wzdłuż pasa w pościg.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Invisible Man nenadoma postala vidna, in se odpravila takoj po voznem pasu v zasledovanju.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Invisible Man plötzlich sichtbar geworden, und machte sich sogleich auf die Spur in der Verfolgung.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Invisible Man soudainement devenir visible, et partit à la fois le long de la voie dans la poursuite.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Invisible Man tiba-tiba menjadi terlihat, dan berangkat sekaligus di sepanjang jalur dalam pengejaran.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.투명 인간이 갑자기 표시되며, 추구에있는 차선을 따라 한번에 출발했다.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Näkymätön mies yhtäkkiä tullut näkyviin, ja lähti heti väylällä pyrkiessään.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Neviditeľný muž sa náhle stáva viditeľným, a vyrazili hneď po pruhu v prenasledovaní.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Neviditelný muž se náhle stává viditelným, a vyrazili hned po pruhu v pronásledování.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Omul Invizibil devin brusc vizibile, si a pornit de la o dată de-a lungul banda in urmarire.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Αόρατος Άνθρωπος ξαφνικά γίνονται ορατά, και ξεκίνησε αμέσως κατά μήκος της λωρίδας με σκοπό την άσκηση.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Людина-невидимка раптом стають видимими, і вирушив відразу по провулку в погоню.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Невидим човек изведнъж стават видими, и едновременно по алеята в преследването.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.Человек-невидимка вдруг становятся видимыми, и отправился сразу по переулку в погоню.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.رجل غير مرئي مرئيا تصبح فجأة ، وانطلقت في وقت واحد على طول الممر في السعي.
Görünmez Adam birden görünür hale gelir ve şerit boyunca peşinde seferde yola.彼は驚きの騒々しい叫びを与えた前に、しかしホールはほとんど十ヤードを実行していなかった
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Căutarea ludică a frumuseții era denumita prima activitate a omului.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Cela veut dire que la recherche joueuse de la beauté fut la première activité de l'Homme.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Dat betekent dat de speelse zoektocht naar schoonheid, de eerste activiteit van de mens is genoemd.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Die spielerische Suche nach Schönheit wurde als erste Tat des Menschen bezeichnet.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Điều đó có nghĩa là, cuộc tìm kiếm cái đẹp đã được gọi là hoạt động đầu tiên của loài người.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Eszerint a szépség játékos keresését nevezték az ember első tevékenységének.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.아마도, 인류의 첫 행동은 장난스런 미의 추구가 아니었을까 합니다.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.La ricerca della bellezza è stata definita come la prima attività dell'essere umano.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Lo que significa es que la búsqueda lúdica de la belleza fue llamada la primera actividad humana.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.MIT(マサチューセッツ工科大学)の 数学教授だったサラ・スミスは
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.To znaczy, radosne poszukiwanie piękna było pierwszą czynnością człowieka.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Η παιγνιώδης αναζήτηση της ομορφιάς ήταν η πρώτη δραστηριότητα του ανθρώπου.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Грайливий пошук краси було названо першим видом діяльності Людини.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Това означава,че това игриво търсене се определя като една от първите дейности на човека.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.Что это значит? Непринужденный поиск красоты был назван первой деятельностью человека.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.זה אומר שהמשחק השובבי אחר היופי נקרא הפעילות הראשונה של האדם.
Güzelliğin peşinde oyuncu bir arayış insanın ilk aktivitesiydi.ذلك يعني أن البحث المرح عن الجمال كان يدعى أول نشاط للإنسان
Hadi, onun peşinde.Det kommer för henne. Det kommer för henne.
Hadi, onun peşinde.Jde to po ní.
Hadi, onun peşinde.Komm schon. Es ist hinter ihr her.
Hadi, onun peşinde.Nat után ment.
Hadi, onun peşinde. Onun peşinde.Se meni Natin perään Se meni Natin perään.
Hadi, onun peşinde.To idzie za nią. Idzie po nią.
Hadi, onun peşinde.Vamos buscá-la. Vamos buscá-la.
Hadi, onun peşinde.Vamos por ella. Vamos por ella.
Hadi, onun peşinde.Vamos por ella. Vamos por ella.
Hadi, onun peşinde.Πηγαίνει γι'αυτή.
Hadi, onun peşinde.Одвело је. Одвело је Нет.
Halkına karşı kurnazlık peşindeler, Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.(82:4) против народа Твоего составили коварный умысел исовещаются против хранимых Тобою;
Halkına karşı kurnazlık peşindeler, Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.Astutamente formam conselho contra o teu povo, e conspiram contra os teus protegidos.
Halkına karşı kurnazlık peşindeler, Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.Bo się oto nieprzyjaciele twoi burzą, a ci, którzy cię w nienawiści mają, podnoszą głowę.
Halkına karşı kurnazlık peşindeler, Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.Chúng nó toan mưu độc hại dân sự Chúa, Bàn nghị nhau nghịch những kẻ Chúa che giấu.
Halkına karşı kurnazlık peşindeler, Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.Chúng_nó toan mưu độc_hại dân_sự Chúa , Bàn nghị nhau nghịch những kẻ Chúa che_giấu .
Halkına karşı kurnazlık peşindeler, Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.Contra tu pueblo han consultado astutamente; han entrado en consejo contra tus protegidos
Halkına karşı kurnazlık peşindeler, Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.Fac planuri pline de vicleşug împotriva poporului Tău, şi se sfătuiesc împotriva celor ocrotiţi de Tine.
Halkına karşı kurnazlık peşindeler, Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.For se, dine fiender larmer, og de som hater dig, løfter hodet.
Halkına karşı kurnazlık peşindeler, Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.저희가 주의 백성을 치려 하여 간계를 꾀하며 주의 숨긴 자를 치려고 서로 의논하여
Halkına karşı kurnazlık peşindeler, Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.Lebo hľa, tvoji nepriatelia sa búria, a tí, ktorí ťa nenávidia, dvíhajú hlavu.
Halkına karşı kurnazlık peşindeler, Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.Mereka membuat rencana licik melawan umat-Mu; dan berunding melawan orang-orang yang Kaulindungi
Halkına karşı kurnazlık peşindeler, Koruduğun insanlara dolap çeviriyorlar.Mert ímé, háborognak ellenségeid, s gyûlölõid fejöket emelik.