Ana içeriğe geç
Sözlük

peşinde ile cümle

peşinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer "Buraya tutkularının peşinden giderek mi geldin?" diye sorarsanız adam size güler.Но если вы спросите "Вас привела к этому погоня за мечтой?", он рассмеётся в ответ.
Eğer "Buraya tutkularının peşinden giderek mi geldin?" diye sorarsanız adam size güler."Последва ли страстта си тук?", а той ще ти се изсмее.
Eğer "Buraya tutkularının peşinden giderek mi geldin?" diye sorarsanız adam size güler.אתה שואל אותו, הלכת עם התשוקה שלך לכאן?" והוא יצחק עליך.
Eğer "Buraya tutkularının peşinden giderek mi geldin?" diye sorarsanız adam size güler.أسأله،" هل كنت تتبع شغفك هنا؟" وسوف يضحك عليك.
Eğer "Buraya tutkularının peşinden giderek mi geldin?" diye sorarsanız adam size güler.彼は笑うだろうね 彼は6000万ドルの投資を持ちかけられたが
Eğer mahkemeye şahsen gitmem gerekecekse, gideceğim. Peşinde koşmaya devam edeceğizWe zullen doorgaan met druk zetten.
Ekonominin kontrol edilmesi güçtür ve hükümetler uzun süredir bunun peşindeydi.La economía es algo complicado de controlar y los gobiernos siempre han tratado de averiguar cómo hacerlo.
Evet... uzun süredir Hughes'un katilinin peşindesiniz.Du har alltså letat efter Hughes mördare länge.
Evet... uzun süredir Hughes'un katilinin peşindesiniz.Du har altså ledt efter Hughes' morder i lang tid.
Evet... uzun süredir Hughes'un katilinin peşindesiniz.Olet etsinyt Hughesin tappajaa pitkään.
Evet... uzun süredir Hughes'un katilinin peşindesiniz.Sí... ...hace tiempo que buscas al asesino de Hughes.
Evet... uzun süredir Hughes'un katilinin peşindesiniz.Sì. Hai cercato l'assassino di Hughes per molto tempo.
Evet... uzun süredir Hughes'un katilinin peşindesiniz.Sim... há muito que tens andado a perseguir quem matou o Hughes.
Evet... uzun süredir Hughes'un katilinin peşindesiniz.Tak, długo szukałeś tego, kto zabił Hughesa.
Evet... uzun süredir Hughes'un katilinin peşindesiniz.Ναι... Αναζητούσες πολύ καιρό αυτόν που σκότωσε τον Χιουζ.
Evet... uzun süredir Hughes'un katilinin peşindesiniz.Да... ты давно преследовал того, кто убил Хьюза.
Evet, ve kesin bildiğimiz bir şey, anlam peşinde olmak rahatsızlıktan kaçınmaktan sağlığınız için daha iyidir.켈리 맥고니걸: 네, 그리고 저희가 확실히 아는 한가지 사실은, 불편함을 피하는 것 보다 쫓아가는게 건강에 더 이롭다는 것이에요.
Evet, ve kesin bildiğimiz bir şey, anlam peşinde olmak rahatsızlıktan kaçınmaktan sağlığınız için daha iyidir.ケリー・マックゴニガル:はっきり言える事は 意味を探し求める方がただ不快感を 避けようとするよりいいでしょう
Felsefe Taşı'nın sırlarının peşindekiEm busca dos segredos da Pedra Filosofal,
Felsefe Taşı'nın sırlarının peşindekiEn busca de los secretos de la Piedra Filosofal,
Felsefe Taşı'nın sırlarının peşindekiI jagt på sandheden om De Vises Sten -
Felsefe Taşı'nın sırlarının peşindekiI jakten på De Vises Sten-
Felsefe Taşı'nın sırlarının peşindekiIn cerca dei segreti della Pietra Filosofale,
Felsefe Taşı'nın sırlarının peşindekiViisasten Kiveä etsiessään-
Felsefe Taşı'nın sırlarının peşindekiW poszukiwaniu tajemnicy Kamienia Filozoficznego
Felsefe Taşı'nın sırlarının peşindekiВ поисках секрета Философского Камня
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Chodziłem za nią przez kilka lat.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Ich bin die letzten paar Jahre nur gefolgt.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Ik heb haar alleen voor een paar jaar gevolgd.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Jag har bara följt dom senaste åren.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Je n'ai fait que la suivre pendant toutes ces années.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.L'ho soltanto inseguita in questi ultimi anni.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Olen vain seurannut sitä viimeiset viisi vuotta.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.O urmaresc de cativa ani.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Saya sudah berusaha bertahan selama beberapa tahun belakangan ini.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Trong mấy năm qua, em chỉ toàn chạy theo thôi.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Την ακολουθώ συνεχώς τα τελευταία χρόνια.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.Последние несколько лет я только и делал, что следовал за ней.
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum..מה שעשיתי במשך השנים האחרונות היה רק ללכת אחריה
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.لقد كنت أتبعها وحسب خلال السنوات الماضية
Geçen bu birkaç yılda ben sadece peşinde dolanıp durdum.デートだって彼女としたこないのに
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.A maga kivánsága után megy az agyas ember, minden igaz bölcseség ellen dühösködik.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Aquele que vive isolado busca seu próprio desejo; insurge-se contra a verdadeira sabedoria.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Celui qui se tient à l`écart cherche ce qui lui plaît, Il s`irrite contre tout ce qui est sage.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Cel ursuz caută ce -i place lui, se supără de orice lucru bun. -
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Chi si tiene appartato cerca pretesti e con ogni mezzo attacca brighe
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Człowiek swej myśli, szuka tego, co mu się podoba, a w każdą rzecz wtrąca się.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Den egensindige følger bare sin egen lyst; mot alle kloke råd viser han tenner.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Den egensinnige följer sin egen lystnad, med all makt söker han strid.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.El que se aparta busca su propio deseo, y estalla en disputa contra toda iniciativa
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Eriseurainen noudattaa omia pyyteitään; kaikin neuvoin hän riitaa haastaa.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Iemand die meent het alleen te weten, zoekt zijn eigen voordeel; hij verwerpt de wijze raad van anderen.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Kdor se razdružuje, svojega išče poželenja in protivi se vsemu, kar bi mu bilo v blaginjo.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Kẻ nào ở riêng cách tìm điều chính mình ưa thích; Nó cãi cọ với những sự khôn ngoan thật.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Kẻ nào ở_riêng cách tìm điều chính mình ưa_thích ; Nó cãi_cọ với những sự khôn_ngoan thật .
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.무리에게서 스스로 나뉘는 자는 자기 소욕을 따르는 자라 온갖 참 지혜를 배척하느니라
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Særlingen søger et påskud, med vold og magt vil han strid.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Svémyslný hledá toho, což se jemu líbí, a ve všelijakou věc plete se.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Ten, kto sa svojmyseľne oddeľuje, hľadá to, čo sa jemu ľúbi, a stavia sa na odpor všetkému, čo by prospelo.
Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, İyi öğüde hep karşı çıkar.Wer sich absondert, der sucht, was ihn gelüstet, und setzt sich wider alles, was gut ist.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod