Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Als je door het landschap loopt, richt het zich op als je bent langsgelopen om te proberen afval te pakken.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Cînd vă plimbaţi prin peisaje, sare în urma paşilor voştri încercînd să prindă sfărîmături.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Cuando caminamos por un paisaje va tras nuestras pisadas tratando de atrapar desechos.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Gdy spacerujesz na łonie natury po twoich krokach wyrywa się w górę próbując wychwycić odpadki.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Ha keresztülmész egy földön, lábnyomaid után feltör, és próbálja összeszedni a törmeléket.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Když kráčíte krajinou, vyzdvihuje se v otiscích vašich stop, snažíce se získat částečky.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Ketika anda berjalan di atas tanah, miselium melonjak setelah langkah kaki anda untuk mengikat sisa tanaman.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Khi bạn bước qua những khu vực địa hình, nó nhảy đến nơi dấu chân để lại, cố chiếm được mớ tàn dư.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.인간이 지나가면 균사체는 인간의 발걸음을 감지하고 발걸음이 남긴 잔해물을 움켜잡으려고 합니다.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Kun kävelet maastossa, se ponnahtelee kannoillasi yrittäen tarttua pirstaleisiin.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Når I går henover landskaber, rækker det op i jeres fodspor, for at finde efterladenskaber.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.När man vandrar över landskapen hoppar det upp efter dina fotsteg för att fånga spillror och skräp.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Vie o vás. Keď prechádzate krajinou, mycélium ide po vašich stopách; vylezie a zbiera, čo po vás zostalo.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Όταν περπατάτε σε μια περιοχή, ακολουθεί τα βήματά σας για να πιάσει σκύρα.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Като вървиш през местностите, той подскача след стъпките ти и се опитва да грабне отломки.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Когда вы гуляете по лугам, он вибрирует в такт вашим шагам, пытаясь ухватить органические остатки.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.כשאתם הולכים על האדמה, הוא מזנק כלפי מעלה אחרי כל צעד שלכם בנסיון לתפוס שפוכת.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.عندما تمشي عبر المسطحات فإنها تقفر بعد خظواتك محاولة التعلق بالبقايا
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.通った所で跳びはねて 堆肥をつかみ取ろうとする だから私はインターネットの発明は
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ấy không phải tôi cầu lễ vật, nhưng cầu sự kết quả nhiều bởi lễ vật đến cho anh em.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ấy không phải tôi cầu lễ_vật , nhưng cầu sự kết_quả nhiều bởi lễ_vật đến cho anh_em .
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ce n`est pas que je recherche les dons; mais je recherche le fruit qui abonde pour votre compte.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ei niin, että haluaisin lahjaa, vaan minä haluan teidän hyväksenne karttuvaa hedelmää.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ikke at jeg attrår Gaven, men jeg attrår den Frugt, som bliver rigelig til eders Fordel.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ikke at jeg attrår gaven, men jeg attrår den frukt av den som rikelig kommer eder til gode.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.내가 선물을 구함이 아니요 오직 너희에게 유익하도록 과실이 번성하기를 구함이라
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Não que procure dádivas, mas procuro o fruto que cresça para a vossa conta.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ne da bi iskal daru, marveč sadu iščem, ki naj se množi vam na račun.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Nem mintha kívánnám az ajándékot; hanem kívánom azt a gyümölcsöt, mely sokasodik a ti hasznotokra.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ne protože bych hledal darů, ale hledám užitku hojného k vašemu prospěchu.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Nicht, daß ich das Geschenk suche; sondern ich suche die Frucht, daß sie reichlich in eurer Rechnung sei.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Nie preto, že by som hľadal daru, ale hľadám ovocie, hojne sa množiace na váš účet.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Nie przeto, żebym datku szukał; ale szukam pożytku, który by obfitował na rachunku waszym.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.No es que busque donativo, sino que busco fruto que abunde en vuestra cuenta
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Non è però il vostro dono che io ricerco, ma il frutto che ridonda a vostro vantaggio
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Nu că umblu după daruri. Dimpotrivă, umblu după cîştigul care prisoseşte în folosul vostru.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Ουχι οτι ζητω το δωρον, αλλα ζητω τον καρπον τον πλεοναζοντα εις λογαρισμον σας.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Говорю это не потому, чтобы я искал даяния; но ищу плода, умножающегося в пользу вашу.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.Не то щоб я шукав дару, а шукаю овощу, що намножуеть ся на користь вашу.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.לא שאבקש את המתן אך אבקש הפרי אשר ירבה בחשבנכם׃
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.ليس اني اطلب العطية بل اطلب الثمر المتكاثر لحسابكم.
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.我 並 不 求 甚 麼 餽 送 、 所 求 的 就 是 你 們 的 果 子 漸 漸 增 多 、 多 歸 在 你 們 的 賬 上
Armağan peşinde değilim, ama ruhsal kazancın hesabınızda birikmesini istiyorum.我 並 不 求 甚 麼餽 送 、 所求 的 就 是 你 們 的 果子 漸漸 增多 、 多 歸 在 你 們 的 賬上
Artık en akıllı ve en çabuk tavşanların peşinden gidiyorsunuz.Ekkor már a leggyorsabb és legokosabb nyulakat kell elérned.
Artık en akıllı ve en çabuk tavşanların peşinden gidiyorsunuz.당신은 정말 가장 똑똑하고 가장 빠른 토끼들을 쫓게 될거에요.
Artık en akıllı ve en çabuk tavşanların peşinden gidiyorsunuz.Lovíte ty nejrychlejší a nejchytřejší králíky.
Artık en akıllı ve en çabuk tavşanların peşinden gidiyorsunuz.Musisz łapać także te najszybsze i najsprytniejsze króliki.
Artık en akıllı ve en çabuk tavşanların peşinden gidiyorsunuz.Voce irá literalmete atras do coelho mais rapido e mais esperto
Artık en akıllı ve en çabuk tavşanların peşinden gidiyorsunuz.Ви буквально хочете впіймати найбільш швидкого і найрозумнішого кролика.
Artık endüstriyel enzim imalatçılarının peşindeler.산업용 '효소' 제조업체라고 적혀 있고
Artık endüstriyel enzim imalatçılarının peşindeler.يبحثون الآن عن مصنّعي الإنزيم الصناعي.
Artık endüstriyel enzim imalatçılarının peşindeler.そして主な活動は研究開発と 生産サポートに変更されました
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attı방. 요리사는 그녀 후 프라이 - 팬을 던졌다
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attı O gitti, ama bu sadece onu kaçırdı.A cozinheira atirou uma frigideira após ela como ela saiu, mas ele só falta dela.
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attı O gitti, ama bu sadece onu kaçırdı.Bucatarul aruncat o prăjire pan-după ei, ea a ieşit, dar pur si simplu ei ratat.
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attı O gitti, ama bu sadece onu kaçırdı.De kok gooide een koekenpan na haar als zij ging uit, maar het miste haar.
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attı O gitti, ama bu sadece onu kaçırdı.El cocinero tiró una sartén después de ella salió, pero sólo echaba de menos.
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attı O gitti, ama bu sadece onu kaçırdı.Il cuoco ha gettato una padella dopo lei come uscì, ma solo la sua mancanza.
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attı O gitti, ama bu sadece onu kaçırdı.Kocken kastade en stekpanna efter henne som hon gick ut, men det bara missade henne.
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attı O gitti, ama bu sadece onu kaçırdı.Kokken kastede en stegepande efter hende som hun gik ud, men det bare savnede hende.