Tom her pazar kiliseye gider mi?Does Tom go to church every Sunday?
John pazara gider.John goes to the market.
Alice pazara yürümedi.Alice didn't walk to the market.
Çevirmen çevirinin pazartesi gününe kadar hazır olacağını söyledi.The translator said the translation would be ready by Monday.
Bu ürün için geniş bir pazar var.There is an ample market for this product.
Bu pazar İspanya'da Anneler Günü.This Sunday is Mother's Day in Spain.
Pazarlardan nefret ederim.I hate Sundays.
Tom pazar günü öğleden sonra parka gitti.Tom went to the park on Sunday afternoon.
Pazar günü Tom asla yemek yapmaz.Tom never cooks on Sunday.
Kurslar pazartesi günü akşam saat 5'te başladı.The courses began at 5 p.m. on Monday.
Çocuklar Pazar günleri nehre gittiler.Kids went to the river on Sundays.
Pazar günü çalışmak zorunda kalacağım.I will have to work on Sunday.
Tom gelecek Pazartesi için bir toplantı belirledi.Tom has scheduled a meeting for next Monday.
Bugün, pazartesi.Today, it's Monday.
Tom her pazar kiliseye gider.Tom goes to church every Sunday.
Tom pazartesi günü geldi ve ertesi gün eve geri gitti.Tom came on Monday and went back home the following day.
Müze Pazar günleri açık değil.The museum isn't open on Sundays.
Bu, pazartesi günümü geçirmek için en iyi yoldur!This is the best way to spend my Monday!
Biz pazar günü Almanya'ya uçuyoruz.We are flying to Germany on Sunday.
Önümüzdeki pazar günü ne yapıyorsun?What are you doing next Sunday?
Pazartesi kesinlikle haftanın en sevdiğim günü değil.Monday definitely isn't my favourite day of the week.
Pazar günü oğluyla birlikte bir köpek kulübesi yaptı.He built a doghouse with his son on Sunday.
Güneşin altında okumak için ne güzel bir Pazar.What a beautiful Sunday to read in the sun.
Okulun ilk günü Pazartesi başlıyor.The first day of school is Monday.
Bir Pazar sabahı George oturma odasına aceleyle girdi ve bu dedi.One Sunday morning George burst into the living room and said this.
Pazar günü görüşürüz!See you on Sunday!
Pazar günleri tenis oynamak ister misiniz?Would you like to play tennis on Sundays?
Okul gelecek pazartesi başlayacak.School will start next Monday.
Pazar günleri büyük ebeveynlerimi ziyaret ederim.I visit my grandparents on Sundays.
Pazartesi günü oradan ayrılmalısınız.You should leave there on Monday.
Geçen Pazar annem bana güzel bir elbise aldı.My mother bought me a nice dress last Sunday.
O, Pazar günleri nadiren evde kalır.He seldom stays home on Sundays.
Gelecek pazartesi, o bir aydır hastanede olacak.Next Monday, she'll have been in the hospital for a month.
Coca-Cola, Fanta'yı 2. Dünya Savaşının ortasında Alman pazarı için icat etti.Coca-Cola invented Fanta, in the middle of the Second World War, for the German market.
Onlar pazar günleri kiliseye giderler.They go to church on Sundays.
Gelecek pazar Bay Oka için bir parti vermeyi planlıyoruz.We plan to have a party for Mr. Oka next Sunday.
O bir şeyler almak için her gün pazara gider.She goes to market every day to buy things.
O pazarlama müdürüdür.He is the head of marketing.
O, pazarlama bölümünün yöneticisidir.He's the head of the marketing department.
O pazarlama bölümünün müdürü.He's the manager of the marketing department.
O gün pazardı, bu yüzden okul yoktu.That day was a Sunday, so there was no school.
Önümüzdeki pazar ne yapacağına karar verdin mi?Have you already decided what to do next Sunday?
Gelecek Pazar ne yapacağına karar verdin mi?Have you decided what to do next Sunday?
Gelecek pazar barbekü partisi vermeye ne dersin?How about having a barbecue party next Sunday?
Pazartesileri, o hep evdedir.On Mondays, he's always at home.
Bu yıl sevgililer günü pazar günü.Valentine's Day is on Sunday this year.
Pazartesileri asla aynı olmayacak.Mondays will never be the same again.
Patron şimdiye kadar hiç pazar günleri çalışmanı istedi mi?Has the boss ever asked you to work on Sundays?
Pazar günleri çalışır mısın?Do you work on Sundays?
Mike pazartesi günleri basketbol oynamaz.Mike doesn't play basketball on Mondays.
Biz pazara gidiyoruz.We are going to the market.
Pazar olduğu için dükkan kapalıydı.Since it was Sunday, the store was closed.
Pazar günkü maç çok önemli olacak.Sunday's match will be crucial.
Tiyatro pazar günleri açardı.The theater used to open on Sundays.
Tiyatro sadece pazartesi günleri açardı.The theater used to open on Mondays only.
Erkek kardeşim pazartesi günün geliyor.My brother is coming on Monday.
Pazartesi zor bir gün.Monday is a hard day.
Pazar tamamen doymuş.The market is completely saturated.
Tom bir pazarlık ücreti aldı.Tom got a bargain price.
Bugün cumartesi ve yarın pazar.Today is Saturday and tomorrow is Sunday.