Ana içeriğe geç
Sözlük

pazar ile cümle

pazar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Pazar günü saat üçte görüşürüz.See you Sunday at three.
Biletin pazartesine kadar süresi var.The ticket is good through Monday.
Bilet pazartesiye kadar geçerli.The ticket is good through Monday.
Anne geçen Pazar bana güzel bir elbise aldı.Mother bought me a beautiful dress last Sunday.
Geçtiğimiz Pazar annem bana güzel bir elbise aldı.My mother bought me a pretty dress this past Sunday.
O haftada bir kez pazara gider.She goes to the market once a week.
Her Pazar sabahı üç saat çalışırım.I work for three hours every Sunday morning.
İnsanlar bu pazarda süt almazlar.People don't buy milk at this market.
Dükkanlar pazartesiden cumartesiye kadar açık.Shops are open from Monday to Saturday.
Her gün Pazar değildir.Not every day is Sunday.
Çin gelişmekte olan bir pazar.China is an emerging market.
Bu yeni pazar tüm sanayiyi geliştirebilir.This new market may improve the entire industry.
Bugün Pazartesi ve yarın Salı olacak.It's Monday today and it will be Tuesday tomorrow.
Pazartesi günü bir dişçi randevum var.I have a dentist appointment on Monday.
Fred pazartesi günü Avrupa'ya gidiyor.Fred is going to Europe on Monday.
Pazar günü plajda uçurtma uçuruyorduk.On Sunday we were on the beach flying a kite.
Pazar günleri dinlenirim.On Sundays I rest.
"Juma pazara Hasani'yle mi gidecek?" "Hayır o yalnız gidecek.""Will Juma go to the market with Hasani?" "No, he will go alone."
O, geçen Pazartesi onunla birlikte alışverişe gitti.She went shopping with him last Monday.
Bugün cumartesi ve yarın pazar olacak.Today is Saturday and tomorrow will be Sunday.
Pazartesiyi severim.I love Monday!
Pazartesi akşamı en sevdiğin TV gösterimi hangisi?What's your favorite TV show on Monday evening?
O, her Pazar büyük annesi ile zaman geçirir.She spends time with her grandmother every Sunday.
Ben Pazar çalışmak zorundaydım.I had to work on Sunday.
Pazar günü çalışmaya zorlandım.I was forced to work on Sunday.
Pazarları evde değilim.I'm not home on Sundays.
Dedem her pazar günü kilise ayinine gider.My grandfather goes to mass every Sunday.
Tom Pazartesi öğleden sonraları genellikle çalışmak zorunda değildir.Tom usually doesn't have to work on Monday afternoons.
Tom pazartesi günü nadiren dışarı çıkar.Tom seldom goes out on Monday.
Tom geçen pazartesi girdiği sınavı geçti.Tom passed the test he took last Monday.
Tom pazar günü asla çalışmazTom never works on Sunday.
Tom Pazar akşamları genellikle evdedir.Tom is usually at home on Sunday evenings.
Tom Pazar günleri neredeyse her zaman evdedir.Tom is almost always at home on Sundays.
Tom'un pazartesi günü hiç dersi yok.Tom has no classes at all on Monday.
Tom pazar hariç her gün çalışmaya gider.Tom goes to work every day but Sunday.
Tom Pazar sabahı kiliseye gider.Tom goes to church on Sunday morning.
Tom her Pazar sabahı kiliseye gider.Tom goes to church every Sunday morning.
Tom önümüzdeki pazartesi bizi ziyaret edebilip edemeyeceğini bilmiyor.Tom doesn't know if he'll be able to visit us next Monday.
Tom pazartesi günleri çalışmak zorunda değildir.Tom doesn't have to work on Mondays.
Tom, pazartesileri çalışmak zorunda değil.Tom doesn't have to work on Mondays.
Tom Pazar günleri kitap okumaktan başka hiçbir şey yapmaz.Tom does nothing but read books on Sundays.
Tom geçen Pazartesi çalışmadı.Tom didn't work last Monday.
Tom Pazar günleri kurabiye pişirir.Tom bakes cookies on Sundays.
Tom'un pazar günü hiç çalışıp çalışmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom ever works on Sunday.
Tom Pazar sabahı Mary'yi ziyaret etti.Tom visited Mary on Sunday morning.
Tom pazartesi günü Mary'yi görmeyi planlıyor.Tom plans to see Mary on Monday.
Tom ve Mary genellikle Pazar günleri dinlenirler.Tom and Mary usually take it easy on Sundays.
Tom ve Mary pazartesi günü akşam yemeğini pişirdiler.Tom and Mary cooked dinner on Monday.
Geçen pazartesi okula gitmedim.I didn't go to school last Monday.
Bugün pazartesi olduğunu düşündüm.I thought it was Monday today.
Çin dili bu pazarda İngilizceden daha iyi işe yarar.Chinese language works much better than English in this market.
Popüler hasat şenliği bu yıl pazartesiye mi rastlıyor?Does the mid-autumn festival fall on Monday this year?
Onlar her zaman, pazar günleri bile, erken kalkarlar.They always wake up early, even on Sundays.
Popüler hasat şenliği bu yıl pazartesi günü mü?Is the mid-autumn festival on Monday this year?
Tom'un önümüzdeki Pazartesi gününden önce vereceği önemli bir kararı var.Tom has an important decision to make before next Monday.
Tom Pazar hariç her gün akşam 10:00' dan sonra eve gelir.Tom gets home after 10:00 p.m. every day except Sunday.
Tom bit pazarında birkaç iyi alışveriş buldu.Tom found a few good deals at the flea market.
Tom pazar günü işe gitmez.Tom doesn't go to work on Sunday.
Tom pazarlığın sonuna ulaşamadı.Tom didn't live up to his end of the bargain.
Tom pazarlık ettiği şeyi almadı.Tom didn't get what he bargained for.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
pazar ile cümle - Sayfa 8 - pazar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App