Ana içeriğe geç
Sözlük

pazar ile cümle

pazar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Normalde pazar günleri evde kalırım.Normally, I stay at home on Sundays.
Titanic 15 Nisan pazartesi saat 02:20'de battı.The Titanic sank at 02:20 on Monday, April 15th.
Pazartesi sabahı bir köpek tarafından ısırıldım.Monday morning I was bitten by a dog.
Tom, pazar sabahları İncil çalışmaya gider.Tom goes to Bible study on Sunday mornings.
Pazartesi günü zor bir gündür.Monday is a difficult day.
Bu yıl Sevgililer Günü bir pazar gününe denk geliyor.This year, Valentine's Day falls on a Sunday.
O, Pazar Kapitalizmine karşı Devlet Kapitalizmini savundu.He advocated State Capitalism over Market Capitalism.
Pazartesi günü onun durumu biraz düzeldi.On Monday, his condition improved slightly.
Pazartesi, cumartesi günü başlar.Monday begins on Saturday.
Pazar gününden beri hastayım.I've been sick since Sunday.
Pazar günleri ne zaman kalkarsın?What time do you get up on Sundays?
Ne zaman pazara gidiyorsun?What time do you go to the market?
Hiç pazar günü işe gittin mi?Have you ever gone to work on Sunday?
Pazar günleri çalışmaya karşıyım.I am against working on Sundays.
Ne cumartesi ne de pazar günü çalışıyorum.I don't work on either Saturday or Sunday.
Banka pazar günü kapalı.The bank is closed on Sunday.
Toplantıyı önümüzdeki pazar gününe taşımaya karar verdik.We've decided to move the meeting to next Sunday.
Pazar günü çalışırım.I work on Sunday.
Geçti Bor'un pazarı, sür eşeğini Niğde'ye.It's no use crying over spilt milk.
Pazartesi neredesin?Where are you on Monday?
Pazartesi nerede olacaksın?Where will you be on Monday?
O beni pazar günü değil pazartesi günü ziyaret etti.She visited me, not on Sunday, but on Monday.
Ben genellikle pazartesiden cumaya kadar okula giderim.I usually go to school from Monday to Friday.
Genellikle pazartesi'den cuma'ya okula gidiyorsun.You usually go to school from Monday to Friday.
Onlar pazartesi günü genellikle alışveriş merkezine gitti.They usually went to the shopping mall on Monday.
Buraya her pazartesi gelirim.I come here every Monday.
Her pazar tenis oynamak ister misin?Would you like to play tennis every Sunday?
Geçen pazar kilisede organ çalan Tom muydu?Was that Tom who was playing the organ at church last Sunday?
Pazartesi günkü toplantıya katılmak zorunda kalmayabiliriz.We might not need to attend the meeting on Monday.
Geçen pazar Hakone'ye gittik.We went to Hakone last Sunday.
Önümüzdeki pazartesi günü için rezervasyon yaptırmak istiyorum.I'd like to make a reservation for next Monday.
Gelecek pazartesiye kadar işi yaptırabileceğimizi garanti edemiyorum.I can't guarantee we'll be able to get the job done by next Monday.
Pazar günü ne yapıyorsun?What are you doing Sunday?
Gelecek pazar dışarıda yiyelim.Let's eat out next Sunday.
Pazartesiye kadar bekleyelim.Let's wait until Monday.
Tom pazar günü tenis oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play tennis on Sunday.
Ben sadece senin pazarlığın sonuna ulaşmanı kesinleştirmek isterim.I just want to make sure you live up to your end of the bargain.
Pazar günü gideceğim.I'll go on Sunday.
Pazartesi günü çalışmayı planlamıyorum.I'm not planning to work on Monday.
Pazar günleri müze açık değil.On Sundays, the museum is not open.
Bu bir pazarlık.It's a bargain.
Yerel çiftçiler pazarında alışveriş yapmayı seviyorum.I like shopping at the local farmers' market.
Ben pazartesilere katlanamıyorum.I can't stand Mondays.
Onu pazartesi yap.Do it Monday.
Pazartesi makbul mü?Is Monday OK?
Bugün pazartesi mi?Is today Monday?
Pazartesi değil.It's not Monday.
Hâlâ pazartesi.It's still Monday.
O, gelecek pazar evlenecek.He'll be married next Sunday.
Onun doğum günü pazara rastlıyor.His birthday falls on Sunday.
İspanyol takvimde hafta pazartesi ile başlar.In the Spanish calendar, the week begins with Monday.
Bu çevrede pazar günleri çok az etkinlik var.There's very little activity around here on Sundays.
Pazartesi günü bir tatildir.Monday's a holiday.
Tom pazartesi günü ayrıldı.Tom left on Monday.
Tom, pazartesi gitti.Tom left on Monday.
Raporlar için son veriliş günü sonraki Pazartesi.The deadline for the reports is next Monday.
Pazar nerede?Where is the market?
Onu pazartesiye kadar yaptırabilirim.I can get it done by Monday.
Pazartesi gecesi için bir mazeretim yok.I don't have an alibi for Monday night.
Pazartesi günü sana yardım edebilip edemeyeceğimi bilmiyorum.I don't know if I'll be able to help you on Monday.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod