Anne pazar günleri kurabiyeler pişirir.Mother bakes cookies on Sundays.
Bana toplantının pazartesi günü olduğunu hatırlat.Remind me that the meeting is on Monday.
Pazar günleri her zaman evde değiliz.We are not always at home on Sundays.
Bu pazar görevde olacağım.I'll be on duty this Sunday.
Her Pazartesi çöpümüzü toplarlar.They collect our garbage every Monday.
Her Pazar sabahı onu yaparım.I do it every Sunday morning.
Yarın, sabah pazarına gidelim.Tomorrow let's go to the morning bazaar.
Yarın pazar.It is Sunday tomorrow.
Beyzbol oyunu gelecek pazara kadar ertelendi.The baseball game was put off till next Sunday.
İhracat pazarlarında rekabet gücünün güçlendirilmesi acil bir ihtiyaçtır.The strengthening of competitiveness on export markets is an urgent need.
İthalatlar için pazarlar geliştirmek için epeyce çaba sarfedilmektedir.Many efforts have been make to develop market for imports.
Yumi pazar günü tenis oynamaktadır.Yumi plays tennis on Sunday.
Aksine eğer size yazmazsam, pazar günü sizi ziyaret edeceğim.I'll visit you on Sunday, if I don't write you to the contrary.
Önümüzdeki Pazartesi bizi tekrar deneyin.Try us again next Monday.
Önümüzdeki Pazartesi Narita'dan ayrılıyoruz.We are leaving Narita next Monday.
Gelecek Pazartesi onu mutlaka geri vereceğim.I'll give it back next Monday without fail.
Ben önümüzdeki Pazar boş olacağım.I'll be free next Sunday.
Gelecek Pazar sana nasıl balık tutulacağını öğreteceğim.I will teach you how to fish next Sunday.
Gelecek hafta pazar günü beni görmeye gel.Come and see me on Sunday next week.
Önümüzdeki pazar günü Bay Oka için bir parti vereceğiz.Next Sunday we are going to have a party for Mr Oka.
Gelecek yıl doğum günüm bir pazar'a rastlayacak.Next year my birthday will fall on a Sunday.
Lüks ürün pazarı hızla büyüyor.The market for luxury goods is growing fast.
Gelecek pazartesi ve salı art arda tatil.Next Monday and Tuesday are consecutive holidays.
Japon kültive incileri dünya inci pazarının % 60'ına kadarını tekeline almıştır.Japanese cultured pearls have come to monopolise as much as 60% of the world pearl market.
O, pazarlamada çalışır.She works in marketing.
Raporu pazartesiye kadar yaptırmalısın.You must have the report done by Monday.
Pazar günü buluştuk.We met on Sunday.
Geçen Pazar onu ziyaret etmeye niyetlendim.I had intended to call on her last Sunday.
Önümüzdeki pazartesi günü bir tatil.Next Monday is a holiday.
Onunla pazarları tenis oynardım.I used to play tennis with him on Sundays.
Pazar günleri çoğunlukla onunla tenis oynardım.I often used to play tennis with him on Sundays.
Pazar günleri her zaman boş olmayabilirim.I may not always be free on Sundays.
Pazar hariç her gün okula gideriz.We go to school every day except Sunday.
Pazar günleri okula gitmem.I don't go to school on Sundays.
Biz neden pazar tenis oynamıyoruz?Why don't we play tennis on Sunday?
Cumartesiden sonra pazar gelir.After Saturday comes Sunday.
Birçok müze pazartesileri kapalıdır.Many museums are closed on Mondays.
Giriş ücreti 6 £ ama Pazar günleri ücretsiz.The admission costs six euros but on Sundays it's free.
Nöbetçi eczane pazar sabahı açıktır.The duty chemist is open on Sunday morning.
Kütüphane pazar günleri kapalıdır.The library is closed on Sundays.
Bugün Pazartesi olduğu için Prado Müzesi kapalı.The Prado Museum is closed because today is Monday.
Gelecek Pazar New York'a hareket edecek.She will leave for New York next Sunday.
Biz Pazar hariç her gün çalışırız.We work every day but Sunday.
Pazar günü çalışmaya ihtiyacın var mı?Do you need to work on Sunday?
O emlakçı ile daha düşük bir fiyatı pazarlık etti.He negotiated a lower price with the real estate agent.
Almanca dersleri haftada iki kez yapılmaktadır- Pazartesi ve Çarşamba günleri.German classes are held twice a week - on Mondays and Wednesdays.
Bütün insanlar pazarda yiyecek alır.All humans buy food at the mart.
Dün cumaydı ve öbür gün pazartesidir.Yesterday was Friday and the day after tomorrow is Monday.
Çinli otomotiv ithalat pazarı hafif büyüme sinyalleri gösteriyor.The Chinese automotive import market shows signs of slight growth.
Geçen Pazarı bir roman okuyarak geçirdim.I spent last Sunday reading a novel.
Onu pazartesi günü görmeyi planlıyorum.I plan to see him on Monday.
Pazartesi sabahları beni gerçekten huysuz yapar.Monday mornings make me really grouchy.
Süpermarket pazartesiden cumartesiye kadar açıktır.The supermarket is open Monday through Saturday.
Pazartesilerden nefret ediyorum.I hate Mondays.
Pazar günü bir sınava girmek zorunda olduğuma inanamıyorum!I can't believe I have to sit an exam on Sunday!
Ders pazartesi başlayacak.The lesson will begin on Monday.
Bu mağaza pazar günleri açık mı?Is this store open on Sundays?
Çalışarak, pazarlarımızı genişletebiliriz.With work, we can expand our markets.
Açık hava pazarları yerel çiftliklerde yetiştirilen gıdaları satar.Open-air markets sell food grown on local farms.
Pazartesi günleri çalışmıyorum.I'm not working on Mondays.