paylaşmak ile cümle
paylaşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
En kısa zamanda sizinle paylaşmak istiyorum.Za vas za kratek čas.
Onu kimseyle paylaşmak istemez.Nihče se ni hotel igrati z njim.
Kelime, Latincede "paylaşmak" demek olan "communis" kökünden türemiştir.Beseda komunikacija izhaja iz latinščine (communis) in pomeni »deliti«.
Ne kadar doğru bilmiyorum ama yine de paylaşmak istedim.Nežinau, ko tikėjausi, bet tai buvo… Aš norėjau vėl pakartoti.
Başrollerini Clint Eastwood, Lee Van Cleef ve Eli Wallach paylaşmaktadır.Pagrindinius vaidmenis atliko Clint Eastwood, Lee Van Cleef ir Eli Wallach.
En kısa zamanda sizinle paylaşmak istiyorum.Greitai jie apsigyveno kartu.
Çoğu videosunu YouTube ve Dailymotion'da paylaşmaktadır.Pagrindiniai konkurentai – YouTube ir Dailymotion.
Başrollerini Britney Spears, Justin Timberlake ve Christina Aguilera paylaşmaktadır.Čia savo karjerą pradėjo ir Britney Spears, ir Christina Aguilera bei Justin Timberlake.
En kısa zamanda sizinle paylaşmak istiyorum.Proovis peagi ka ise komponeerida.
Bölgeyi iki il (Eure ve Seine-Maritime) paylaşmaktadır.Piirkond jaguneb kaheks departemanguks: Eure ja Seine-Maritime. koduleht
Bu sebeple, bir rehber eğitmen projesi çerçevesinde, müzisyenler tecrübelerini öğrencilerle paylaşmaktadır.Selleks on loodud kursused, kus rahvusvahelised muusikud jagavad Beigangi õpilastele oma kogemusi.
Çünkü ikisi de aynı belleği paylaşmaktadır.Kaks kontseptsiooni sisaldavad sama ideed.
% 1 kişisi sizinle masaüstünü paylaşmak istiyor% 1 chce s vami zdielať jeho/ jej plochu
% 1 kişisi sizinle masaüstünü paylaşmak istiyor% 1 deseja partilhar o ecrã dele/ dela consigo
% 1 kişisi sizinle masaüstünü paylaşmak istiyor% 1이( 가) 데스크톱을 공유하려고 합니다
% 1 kişisi sizinle masaüstünü paylaşmak istiyor%1 quiere compartir su escritorio con ud.
% 1 kişisi sizinle masaüstünü paylaşmak istiyor% 1 vil dele sit skrivebord med dig
% 1 kişisi sizinle masaüstünü paylaşmak istiyor% 1 vill dela sitt skrivbord med dig
% 1 kişisi sizinle masaüstünü paylaşmak istiyor%1 vuole condividere il suo desktop con te
% 1 kişisi sizinle masaüstünü paylaşmak istiyor%1 will Ihnen seine/ihre Arbeitsfläche freigeben
% 1 kişisi sizinle masaüstünü paylaşmak istiyor%1 wil zijn/haar bureaublad met u delen
% 1 kişisi sizinle masaüstünü paylaşmak istiyor% 1 бажає відкрити вам доступ до своєї стільниці
% 1 kişisi sizinle masaüstünü paylaşmak istiyor% 1 желает сделать свой рабочий стол общим с вами
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırBahwa dalam jepitan kunci emas dalam kisah emas; Jadi harus Anda berbagi segala yang Maha memiliki,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırCă blochează în copci de aur, în povestea de aur; Deci, vă va împărtăşi tot ceea ce El vi posedă,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırChe blocca fermagli in oro nella storia d'oro; Quindi vi condividere tutto ciò che egli fa possedere,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktır황금 이야기 골드 clasps 잠금에, 그래서 당신은, 그가 소유 비롯되는 모든 공유한다
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırDat in goud sloten sloten in de gouden verhaal, zo zal je deelt alles wat hij doet bezitten,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırDet i guld spænder låser i den gyldne historien, og så skal du dele alt det, han giver besidder,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırDet i guld spännen lås i den gyllene historia, så skall du dela allt han gör har,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırĐó là trong ổ khóa móc vàng trong câu chuyện vàng; Vì vậy, bạn sẽ chia sẻ tất cả những gì ông há có,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırEttä kullan soljet lukitsee kultainen tarina, niin on jaat kaiken, hän tekee hallussaan,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırEz az arany kapoccsal zár az arany történet tehát az Ön megosztja mindazt, amit néki rendelkeznek,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırQue em fechaduras fechos de ouro na história de ouro, assim será você compartilha tudo o que ele faz possuir,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırQue en las cerraduras broches de oro en la historia de oro, de modo que se comparte todo lo que posea,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırTo v zlatu ključavnice zaponkami v zlati zgodbe; Torej se strinjate, da je vse doth ga imajo,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırTo w złocie klamry zamki w złotym historia, tak będzie udostępniać wszystko, Czyż on posiada,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırΑυτό το χρυσό κλειδαριές πόρπες στην χρυσή ιστορία? Έτσι θα μοιράζεστε όλα όσα doth κατέχει,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırТова в златен обков брави в златист история; Така ще ви споделя всичко, че той ще притежава,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırזה במנעולים אבזמי זהב בסיפור הזהב, אז אתה תהיה חלק כל כך ויעש להחזיק,
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktırأنه في الأقفال المشابك الذهب في القصة الذهبية ، ويجب لذلك كنت تشارك جميع انه يمتلك أدارك ،
Altın tokalar kilitleri altın bir hikaye bu; Yani, onun sahip erdirmez olduğu tüm paylaşmak olacaktır自分では小さいことない、彼を持つことによって。
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Aber auch -- und das ist so wichtig -- ihre Verzweiflung mitzuteilen und sagen zu können:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Dar — foarte important — să-și transmită și deznădejdea, să spună:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,E também — e isto é muito importante — a comunicar o seu desespero, dizer:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,그리고, 역시 중요한 부분인, 그들의 절망을 이야기 할 수 있도록 말이죠.
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Ma anche, cosa importante, a comunicare la loro disperazione, a dire:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Maar ook -- en dit is zo belangrijk -- om hun wanhoop over te brengen:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Men också - och detta är så viktigt - för att dela med sig av sin hopplöshet, att kunna säga:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Mutta myös -- tämä on tärkeää -- kertomaan epätoivostaan, jotta he voivat sanoa:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Valamint az is fontos, hogy eljusson az emberekhez az elkeseredésük is.
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,Але також - це теж важливо - ділитися своїм відчаєм.
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,А также - это тоже очень важно - рассказать о чувстве отчаяния, сказать:
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,אבל גם -- וזה כל כך חשוב -- להעביר הלאה את הייאוש שלהם,
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,لكن أيضا -- وهذا ليس مهما جدا -- للإيصال يأسهم،
Ama aynı zamanda- ve bu da çok önemli- umutsuzluklarını da paylaşmak için,"うまくいかない どうしたらいい?"
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.오늘 저는 제가 가장 아끼는 15장의 사진을 여러분들과 공유하고자 합니다, 제가 찍은 사진이 아닙니다.
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.15枚の写真を お見せしますが いずれも— 私が撮ったもの ではありません アート・ディレクターも スタイリストもいなければ
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.Aber heute möchte ich mit Ihnen 15 meiner Lieblingsbilder teilen; und kein einziges davon habe ich gemacht.
Ama bugün sizlerle en kıymetli 15 fotoğrafımı paylaşmak istiyorum ve bunların hiçbirini ben çekmedim.Ale dnes se chci s vámi podělit o 15 fotografíí, kterých si nejvíce cením a nevyfotil jsem ani jednu z nich.