paylaşma ile cümle

paylaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir hikayem var, sizinle paylaşmak istediğim bir hikaye.Am o poveste, o poveste pe care aş vrea să v-o împărtăşesc.
Bir hikayem var, sizinle paylaşmak istediğim bir hikaye.Chciałbym podzielić się z państwem pewną historią.
Bir hikayem var, sizinle paylaşmak istediğim bir hikaye.Ho una storia, una storia che vorrei condividere con voi.
Bir hikayem var, sizinle paylaşmak istediğim bir hikaye.Ich habe eine Geschichte, die ich gerne mit Ihnen teilen würde.
Bir hikayem var, sizinle paylaşmak istediğim bir hikaye.Ik heb een verhaal dat ik graag met u wil delen.
Bir hikayem var, sizinle paylaşmak istediğim bir hikaye.J'ai une histoire, une histoire que je voudrais partager avec vous
Bir hikayem var, sizinle paylaşmak istediğim bir hikaye.여러분과 나누고 싶은 이야기가 있습니다.
Bir hikayem var, sizinle paylaşmak istediğim bir hikaye.Les tengo una historia, una historia que quisiera compartir con ustedes
Bir hikayem var, sizinle paylaşmak istediğim bir hikaye.Tôi có một câu chuyện, một câu chuyện mà tôi muốn chia sẻ với các bạn.
Bir hikayem var, sizinle paylaşmak istediğim bir hikaye.Имам една история - история, която бих искал да споделя с вас.
Bir hikayem var, sizinle paylaşmak istediğim bir hikaye.У меня есть история для вас.
Bir hikayem var, sizinle paylaşmak istediğim bir hikaye.יש לי סיפור. סיפור שאני רוצה לחלוק איתכם.
Bir hikayem var, sizinle paylaşmak istediğim bir hikaye.لدي قصة, قصة أحب أن أشارككم إياها.
Bir hikayem var, sizinle paylaşmak istediğim bir hikaye.アフリカについてのお話です
Birincisi anlayış. Genel tanımı: diğerlerinin hislerini anlama ve paylaşma yeteneği.Det ena är förståelsedelen, den allmänna definitionen är: förmågan att förstå och dela andras känslor.
Birincisi anlayış. Genel tanımı: diğerlerinin hislerini anlama ve paylaşma yeteneği.Pierwsza to zdolność do rozumienia i podzielania uczuć innych.
Birincisi anlayış. Genel tanımı: diğerlerinin hislerini anlama ve paylaşma yeteneği.Toinen koskee ymmärtämistä, joka tavanomaisesti määritellään kyvyksi ymmärtää ja jakaa toisen tunteita.
Birincisi, bu iki açının bir kenarı paylaşması.Det første er, at siden BA indgår i begge de 2 vinkler.
Birincisi, bu iki açının bir kenarı paylaşması.Hay varias cosas interesantes aquí.
Birincisi, bu iki açının bir kenarı paylaşması.첫번째는 이 두 각이 같은 선을 공유하고 있다는 것입니다.
Birincisi, bu iki açının bir kenarı paylaşması.Prvá zaujímavá vec, ktorú ste si mohli všimnúť je, že oba uhly majú spoločnú stranu.
Birincisi, bu iki açının bir kenarı paylaşması.První zajímavá věc, které jste si mohli všimnout, je že oba úhly mají společnou stranu.
Birincisi, bu iki açının bir kenarı paylaşması.Но ако ги разгледаме като лъчи, тогава двата ъгъла споделят лъча BA.
Birincisi, bu iki açının bir kenarı paylaşması.واول شيئ مهم وبما ان تدركه هو ان كل من هذه الزوايا
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.Arredare insieme una camera come questa e condividere belle cose.
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.Att dekorera ett rum som det här och dela vackra saker.
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.Cùng trang trí phòng, và cùng chia sẻ những thứ thật đáng yêu.
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.Decorand o camera in felul acesta impreuna si impartasind lucruri dragute.
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.Décorer une chambre ensemble et partager de bon moments.
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.Dekorere et rum som dette sammen og dele fine ting
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.Een kamer zoals deze samen decoreren en samen mooie dingen delen.
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.Ein Zimmer wie dieses hier mit ihr zusammen zu dekorieren und schöne Sachen zu teilen.
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.이렇게 방도 꾸며주고, 이쁜것도 같이 사러다니구.
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.Menghiasi kamar seperti ini bersama dan berbagi barang-barang yang cantik.
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.Spolu by sme zariaďovali izbu a delili sa o pekné veci.
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.Διακομίζοντας ένα δωμάτιο σαν και αυτό και να μοιράζουμε όμορφα πράγματα.
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.Вместе украшать комнату и покупать безделушки.
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.Заедно да аранжираме стаи като тази и да споделяме най-различни красиви нещица.
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.ביחד לקשט את החדר ולקנות דברים יפים.
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.نزين غرفة كهذه ونتشارك أشياء جميلة
Birlikte böyle bir oda dekore etmek ve güzel şeyler paylaşmak.そして年をとったら旅行も一緒にして
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim. Bu North CarolinaAstea sunt de la o conferință la care am rămas uimit şi mi-am zis că trebuie să povestesc și altora.
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim. Bu North CarolinaDowiedziałem się o tym na konferencji i wyszedłem zszokowany, musiałem o tym opowiedzieć.
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim. Bu North CarolinaDozvedel som sa o nich na jednej konferencii, a tak ma ohromili, že sa jednoducho musím o ne s vami podeliť.
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim. Bu North CarolinaEzekről egy konferencián hallottam, és annyira érdekesnek találtam őket, hogy el kell mondanom másoknak is.
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.Đây là những bức ảnh nơi mà tôi đã đến dự một hội nghị, tâm trí của tôi như được vỡ ra, và tôi đã nói,
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.Der er en fra en konference jeg deltog i, og min hjerne bare skreg og jeg sagde,
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.제가 회의에 참석할 때 들었던 이야기들인데요, 그 이야기는 어안을 벙벙하게 만들었어요.
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.Queste risalgono ad una conferenza in cui ero piuttosto fuori di testa e ho detto,
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.Vybral jsem je z toho, co jsem slyšel na konferenci, byl jsem z toho celý paf a řekl si,
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.Αυτά είναι από ένα συνέδριο που πήγα, και με κατέπληξαν, και είπα,
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.О следующих случаях я узнал на конференции, был потрясён и сказал,
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.אלה דוגמאות ששמעתי פעם בכנס ופשוט נדהמתי ואמרתי,
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.هذه بعض منها عندما ذهبت إلى مؤتمر، انذهلت بشدة، وقلت:
Bir tanesi konferansta aklımı başımdan almıştı ve "Bunu paylaşmalıyım" demiştim.とてつもなく驚愕して 『この話を皆に知らせなければ』と思ったほどの話です
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Chúng ta ở đây, là một phần của cộng đồng, cùng chia sẻ những ý tưởng và thảo luận về chúng.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Estamos aqui, fazemos parte de uma comunidade, partilhamos ideias e discutimo-las.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Estamos aquí, somos parte de una comunidad, compartimos ideas y las discutimos.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Itt vagyunk, része vagyunk egy közösségnek, megosztjuk és megvitatjuk a gondolatainkat.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Jesteśmy tu, jesteśmy częścią społeczności, która dzieli się i omawia idee.
İlgili Sayfalar