paylaşma ile cümle
paylaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ben sadece seninle ufak birşey paylaşmak istiyorum.Quería contarte un secretito.
Ben sadece seninle ufak birşey paylaşmak istiyorum.Tôi chỉ muốn chia sẻ một miếng ngon chút với bạn.
Ben sadece seninle ufak birşey paylaşmak istiyorum.Απλά ήθελα να μοιραστώ κάτι μαζί σου.
Besleyici öğeler ve kalori ile ilgili değildir. Paylaşma ile ilgili. Dürüstlükle ilgili.Non e' una questione di nutrizione e calorie ci fa condividere, essere onesti, ci da' un' identita'
Bilgi paylaşmak yardım eder. Bilim böyle işler.Обмен данными поможет, наука так и работает.
Bilgi paylaşmak yardım eder.Condividere le informazioni aiuta.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Det är en generös handling från många personer, att bara dela med sig av kunskap.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Đó là một hành động của lòng hảo tâm từ rất nhiều người, chỉ bằng việc chia sẻ kiến thức.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Es ist eine Geste der Großzügigkeit vieler Menschen, die einfach ihr Wissen teilen.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Es un acto de generosidad de muchas personas, el compartir conocimiento.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.È un atto di generosità da parte di molti, quello di condividere la conoscenza.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Het is een daad van gulheid vanwege vele mensen, gewoon het delen van kennis.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Ini adalah suatu kemurahan hati dari banyak orang, yang berbagi pengetahuan.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Je velikodušno dejanje mnogih ljudi, da preprosto delijo znanje.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.이것은 많은 사람들로부터 비롯되는 관대함의 실천이며 지식의 나눔을 통해서.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Od spousty lidí je velmi šlechetné, že jen tak sdílí své znalosti.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.To akt szczodrości, motywowany chęcią dzielenia się wiedzą.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Είναι μια πράξη γενναιοδωρίας από πολλούς ανθρώπους, το να μοιράζεσαι τη γνώση.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.Для многих это щедрость, просто делиться знанием.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.إنه فعل نابع من الكرم من كثيرين مجرد تشارك المعرفة.
Bilgiyi paylaşma, insanlara yapılan bir cömertlik.知識を伝えているんです みんなに刺激を与え みんなに 希望を与えるためです
Bir başka örnek olarak, kendi başımdan geçen bir deneyimi paylaşmak istiyorum.A while ago, I got bored of using the same favorite colors in my graphic designs.
Bir başka örnek olarak, kendi başımdan geçen bir deneyimi paylaşmak istiyorum.Chciałbym podzielić się moim doświadczeniem.
Bir başka örnek olarak, kendi başımdan geçen bir deneyimi paylaşmak istiyorum.Come altro esempio, mi piacerbbe adesso raccontare la mia esperienza personale.
Bir başka örnek olarak, kendi başımdan geçen bir deneyimi paylaşmak istiyorum.Comme exemple, j'aimerais vous faire part de ma propre expérience.
Bir başka örnek olarak, kendi başımdan geçen bir deneyimi paylaşmak istiyorum.Ich möchte ein Beispiel aus meiner eigenen Praxis geben.
Bir başka örnek olarak, kendi başımdan geçen bir deneyimi paylaşmak istiyorum.Как пример, я хотел бы привести мой собственный опыт.
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.Hacer que algo sea conocido al público; promulgar información.
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.Membuat sesuatu dikenal oleh masyarakat, untuk menyebarluaskan informasi.
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.[Pubblicità] Rendere noto qualcosa al pubblico;per promulgare informazioni.
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.Да направиш нещо познато на обществото; да разпространяваш информация.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.Chcieliśmy podzielić się swoimi opowieściami.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.Chúng tôi muốn chia sẻ những câu chuyện với nhau.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.우리는 서로의 이야기를 공유하기 바랬습니다.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.Nous voulions partager nos histoires ensemble.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.Queríamos compartir nuestras historias.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.Voiam să ne împărtăşim poveştile unii cu alţii.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.Volevamo condividere le nostre storie.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.We wilden onze verhalen met elkaar delen.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.Wir wollten unsere Geschichten miteinander teilen.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.Искахме да споделяме историите помежду си.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.Мы хотели поделиться нашими историями друг с другом.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.רצינו לשתף זה את זה בסיפורינו.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.كنا نريد ان نتشارك قصصنا وخبراتنا مع بعضنا البعض.
Birbirimizle hikayelerimizi paylaşmak istedik.アシャニンカ族の人々は
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Ale ta dwójka naprawde do siebie pasuje.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Chúng bù đắp khiếm khuyết cho nhau, chia sẻ thứ mà mình có quá thừa.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Dom kommer å dela den saknade platsen och dela med vad dom har för mycket av.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Dopolnjujeta se in med seboj delita tisto, česar imata preveč.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Ei umplu locurile lipsa si impartasesc ce au ei mai mult
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Ils se complètent et partagent ce qu'ils ont en trop.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Mereka mengisi titik yang hilang dan berbagi kelebihan mereka.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Riempiono le proprie lacune e condividono quello di cui hanno troppo.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Sie ergänzen, was dem anderen fehlt und teilen, wovon sie zu viel haben.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Ze vullen de ontbrekende plekken en delen wat ze teveel van hebben.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Αλληλοσυμπληρώνουν τα κενά τους και μοιράζονται αυτά που έχουν πάρα πολύ.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Они дополняют друг друга и разделяют то, чего у них слишком много.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar..הם מאזנים זה את זו, וחולקים גם הרבה דברים בינהם
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.انهما يقومان بملئ الفراغات بين بعض و يتشاركان في الكثير من الأمور
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.そうじゃない?
İlgili Sayfalar