paylaşma ile cümle

paylaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Kita disini merupakan bagian dari sebuah komunitas, berbagi ide dan mendiskusikannya.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Nous sommes ici, nous faisons partie d'une communauté, nous partageons des idées et nous les discutons.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Siamo qui, siamo parte di una comunità, condividiamo le idee e le discutiamo.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Suntem aici, facem parte dintr-o comunitate, prezentându-ne ideile şi discutându-le.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.지금 이 자리는 아이디어를 나누고 토론하는 TED 공동체의 일부지요.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.We zijn hier als onderdeel van een gemeenschap, om ideeën te delen en te bespreken.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Wir sind hier, wir sind Teil einer Gemeinschaft, und teilen und diskutieren Ideen.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Είμαστε εδώ, είμαστε μέρος μιας κοινότητας, μοιραζόμαστε ιδέες και τις συζητάμε.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Мы здесь, мы часть общества, делимся идеями и обсуждаем их.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.Ние сме тук, ние сме част от общност, за да споделяме своите идеи и да ги обсъждаме.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.אנחנו כאן, אנו חלק חלק מקהילה, משתפים את רעיונותינו ודנים עליהם.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.نحن هنا، نحن جزء من هذا المجتمع، نتبادل الأفكار و نناقشها.
Biz de düşüncelerimizi paylaşmak ve tartışmak için toplumun bir parçası olarak buradayız.アイディアを共有し 議論します 芸術はカタールのアイデンティティの
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.Avem o tradiție îndelungată de utilizare în comun.
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.A z zasady lubimy się dzielić.
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.Delen is een oude traditie.
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.És a megosztásnak mélyen gyökerező kultúrája van nálunk.
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.Et nous venons d'une longue tradition de partage.
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.E veniamo da una lunga tradizione di condivisione.
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.우리는 공유의 오랜 전통에서 비롯되었습니다.
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.Koneckonců už za sebou máme dlouhou tradici sdílení.
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.Siempre hemos compartido.
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.Temos uma longa tradição de partilha.
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.Wir haben eine lange Kultur des gemeinsamen Nutzens.
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.А ние имаме дълга традиция в споделянето.
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.А совместное использование у нас имеет давние традиции.
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.לאדם היסטוריה ארוכה של שיתוף.
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.ونحن نأتي من عادات مشاركة طويلة
Bizler eskiye dayanan bir paylaşma kültüründen geliyoruz.例えば交通機関
Biz, One Campaign olarak sizin bulaşıcı olmanızı, bunu yaymanızı, paylaşmanızı, iletmenizi istiyoruz.En la Campaña One, quisiéramos que fuera contagioso, difúndanlo, compártanlo, transmítanlo.
Biz, One Campaign olarak sizin bulaşıcı olmanızı, bunu yaymanızı, paylaşmanızı, iletmenizi istiyoruz.Jag antar att vi i One Campaign skulle älska om du blir smittsam, sprider det, dela det, för det vidare.
Biz, One Campaign olarak sizin bulaşıcı olmanızı, bunu yaymanızı, paylaşmanızı, iletmenizi istiyoruz.Kami di One Campaign mengharapkan Anda dapat menularkan, menyebarkan, membagikan, meneruskannya.
Biz, One Campaign olarak sizin bulaşıcı olmanızı, bunu yaymanızı, paylaşmanızı, iletmenizi istiyoruz.Myslím, že my z One Campaign bychom rádi, abyste byli nakažliví, šířili ho, sdíleli ho a posílali jej dál.
Biz, One Campaign olarak sizin bulaşıcı olmanızı, bunu yaymanızı, paylaşmanızı, iletmenizi istiyoruz.Noi della campagna ONE saremmo felici nel vedervi infettivi, se lo diffondeste, lo condivideste, lo passaste.
Biz, One Campaign olarak sizin bulaşıcı olmanızı, bunu yaymanızı, paylaşmanızı, iletmenizi istiyoruz.Nouă, celor din One Campaign, ne-ar plăcea să deveniți contagioși, să-l transmiteți mai departe.
Biz, One Campaign olarak sizin bulaşıcı olmanızı, bunu yaymanızı, paylaşmanızı, iletmenizi istiyoruz.우리 ONE 캠페인에서는 여러분이 이 운동을 전염시키고, 퍼트리고, 공유하고, 전달해 나아갔으면 합니다.
Biz, One Campaign olarak sizin bulaşıcı olmanızı, bunu yaymanızı, paylaşmanızı, iletmenizi istiyoruz.Wij in de One Campaign zien het je graag verspreiden, delen, doorgeven.
Biz, One Campaign olarak sizin bulaşıcı olmanızı, bunu yaymanızı, paylaşmanızı, iletmenizi istiyoruz.І усі ми з фонду ONE хотіли б, щоб ви стали носіями цього вірусу, поширювали його та "заражали" усіх навколо.
Biz, One Campaign olarak sizin bulaşıcı olmanızı, bunu yaymanızı, paylaşmanızı, iletmenizi istiyoruz.Мы в Единой Кампании будем рады, если вы окажетесь заразны и начнёте распространять этот вирус.
Biz, One Campaign olarak sizin bulaşıcı olmanızı, bunu yaymanızı, paylaşmanızı, iletmenizi istiyoruz.Явно ние от One Compaign ще се радваме да сте заразени, да го разпространите, споделите, предадете.
Biz, One Campaign olarak sizin bulaşıcı olmanızı, bunu yaymanızı, paylaşmanızı, iletmenizi istiyoruz.נראה לי שאנו, ב"וואן קמפיין", נשמח מאד אם תהיו מדבקים, תפיצו את זה, תשתפו בזה, תעבירו את זה הלאה.
Biz, One Campaign olarak sizin bulaşıcı olmanızı, bunu yaymanızı, paylaşmanızı, iletmenizi istiyoruz.نحن في الحملة الواحدة (One Campaign) نريد أن تكون معد وتنشر كل هذا وتحكي عنه وتنقله.
Biz, One Campaign olarak sizin bulaşıcı olmanızı, bunu yaymanızı, paylaşmanızı, iletmenizi istiyoruz.これを広め 共有し 引き継いでいってほしい それによって 平等に向けた旅という
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.De hade inte samma antikolonistiska eld som man finner i en del andra länder i den regionen.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Ellos no comparten la misma propaganda anti-colonial que puede encontrarse en otros países de la región.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Họ không chia sẻ chung cường điệu chống lại thuộc địa mà bạn thấy ở những nước khác cùng miền.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Így nem vett részt az olyan gyarmatosítás-ellenes felhajtásban, ami a térség számos országában jelen van.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Ils n'ont pas partagé le meme vent anti-colonial que vous pouvez trouver dans d'autres pays de la région.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.그들은 다른 일부 이슬람교 국가에서 찾아볼 수 있는 동일한 반식민주의적 사조를 공유하지 않았습니다.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Mereka tidak mengalami semangat antipenjajahan yang ada di negara-negara lain di sekitarnya.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Não partilharam o sentimento anticolonialista que podemos encontrar noutros países na região.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Nesdílí onu protikolonialistickou náladu, kterou najdete v jiných zemích tohto regionu.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Nezdieľali rovnaké anti-koloniálne šialenstvo, aké možno vidieť v niektorých krajinách regiónu.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Nie podzielali szumu antykolonialnego, który istniał w innych krajach tego regionu.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Non hanno condiviso la stessa bolla anti-coloniale che si riscontra in altri paesi della regione.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Turcii nu au luat parte la campania anti-colonială care este prezentă în alte țări din regiune.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Δεν μοιράστηκε την ίδια αντι-αποικιοκρατική τάση που συναντά κανείς σε άλλες χώρες της ευρύτερης περιοχής.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.Те не споделяха същия анти-колониален ентусиазъм, който можете да намерите в други страни от региона.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.У ній не зчинили того антиколоніального галасу, який існує в інших країнах регіону.
Bölgedeki bazı diğer ülkeler görülen sömürge karşıtı heyecanı paylaşmadık.הם לא היו שותפים לאותו הייפ אנטי-קולוניאלי שניתן למצוא במדינות אחרות באזור.
İlgili Sayfalar