paylaşma ile cümle

paylaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir banyoyu paylaşmak o kadar da kötü değildir.Sharing a bathroom's not so bad.
Sırlarını paylaşmak kolay değil.It's not easy sharing your secrets.
Senin duygularını paylaşmak istiyoruz.We sympathize with you.
Tom daha gençken bir yatak odasını erkek kardeşi ile paylaşmak zorunda kaldı.Tom had to share a bedroom with his brother when he was younger.
Herkesin o fikri paylaşmasını bekleme.Don't expect everyone to share that opinion.
Tom bir yabancıyla bir otel odasını paylaşmak zorunda kaldığını söyledi.Tom said he had to share a hotel room with a stranger.
Onu paylaşmak istedim.I wanted to share it.
Bunu paylaşmak istedim.I wanted to share it.
Dan, Linda ile olan fotoğraflarını Facebook'ta bile paylaşmadı.Dan didn't even share his pictures with Linda on Facebook.
Paylaşmak istediğin bir şey var mı?Is there anything you'd like to share?
Şu an, bu odayı arkadaşımla paylaşmak zorundayım.I have to share this room with my friend at present.
Herkes kendisi için paylaşmanın mutluluğunu araştırmalı.Everyone should discover for themselves the happiness of sharing.
Biz o anları bir daha asla paylaşmayacağımızı biliyorduk.We knew we would never share those moments again.
Kocasının heyecanını paylaşmadı.She didn't share her husband's excitement.
Masanı paylaşmamın sakıncası var mı?Would you mind sharing your table?
Masanızı paylaşmamın bir sakıncası var mı, bayım.Would you mind sharing your table, sir?
Seninle dondurmamı paylaşmayı sevmiyorum.I do not like to share my ice cream with you.
Bir gün bunu torunlarımla paylaşmak istiyorum.I want to share this with my grandchildren one day.
Tom'un kaz ciğeri seninle paylaşmak için sabırsızlanıyorum!I can't wait to share Tom's foie gras with you!
Odamı seninle paylaşmakta hiç problemim yok.I have no problem sharing my room with you.
Hala halkla paylaşmaya hazır değiliz.We're not ready to go public yet.
Paylaşmak için bir yemek getir.Bring a dish to share.
Benimle paylaşmak ister misin?Do you want to share with me?
Fadıl, sorunlarınızı paylaşmak için gideceğiniz kişidir.Fadil is the person you would go to to share your troubles.
Fadıl, Leyla'nın tutkularını paylaşmak için çaba harcıyordu.Fadil was making an effort to share Layla's passions.
Tom, küçük erkek kardeşiyle bir yatak odası paylaşmak zorunda kaldı.Tom had to share a bedroom with his younger brother.
Tom öğle yemeğini Mary ile paylaşmak istemedi.Tom didn't want to share his lunch with Mary.
Tom sırrını paylaşmak istemedi.Tom didn't want to share his secret.
Erkek kardeşinle bir odayı paylaşmak zorunda mıydın?Did you have to share a room with your brother?
Bir odayı paylaşmak zorunda mıydın?Did you have to share a room?
Sami, mirasını Leyla ile paylaşmak istemedi.Sami didn't want to share his inheritance with Layla.
Masrafları paylaşmama izin ver.Let me pay my share of the expenses.
Dondurmamı seninle paylaşmak istemiyorum.I don't want to share my ice cream with you.
Paylaşmana gerek yok.You don't need to pay.
Sami çocukların velayetini paylaşmadı.Sami didn't share custody of the children.
Sami bunu Leyla ile paylaşmak istedi.Sami wanted to share this with Layla.
Sami her zaman evini Leyla'yla paylaşmak istiyordu.Sami always wanted to share his space with Layla.
Stefan bilgilerini hiçbir web sitesinde paylaşmadı.Stefan didn't share his information on any website.
Stefan bilgilerini herhangi bir web sitesinde paylaşmadı.Stefan didn't share his information on any website.
"Yeni sarkilarimi bir an once paylasmak icin sabirsizim"."Yeni sarkilarimi bir an once paylasmak icin sabirsizim".
En kısa zamanda sizinle paylaşmak istiyorum.I want to share it with you as soon as possible.
Okuma listeleri paylaşmak için halka açık gruplar.Public groups to share reading lists.
Anna onun sanata karşı olan aşkını çocuklarıyla paylaşmayı çok seviyordu.Anna enjoyed sharing her love of art with her children.
Şirketin eski üyeleri Mitsubishi markasını ve mirasını paylaşmaya devam etmektedirler.The former constituents of the company continue to share the Mitsubishi brand and trademark.
Davetiyedeki etiket satırı "Şimdi paylaşma zamanı geldi" dedi.The tagline on the invitation said "It's time to share".
Bir aile planı altı kullanıcının düşük bir oranda bir aboneliği paylaşmasına izin verir.A family plan allows six users to share a subscription at a reduced rate.
Ayrıca, herkese kendi kişiselleştirilmiş remikslerini dünyayla paylaşmasına izin verdi.He also gave permission for anyone to share their personalized remix with the world.
Mesajlar, vCard standardını kullanarak kişileri paylaşmak için de destek sağladı.Messages also gained support for sharing contacts using the vCard standard.
Hapishanelerdeki tutukluların hemen hemen yarısı, steril olmayan dövme ekipmanlarını paylaşmaktadır.It is estimated that nearly half of prison inmates share unsterilized tattooing equipment.
Gaga, turnenin başladığı ilk geceye kadar giyeceği kostümleri kamuoyuyla paylaşmadı.Gaga did not preview the costumes for the tour until the opening night.
Rusya da Almanya ile ilgili olarak Fransa ile aynı endişeleri paylaşmaktadır.Russia shared France's worries about Germany.
Eşinden boşanmıştır ve kızının velayetini paylaşmaktadır.He also divorced his wife, who left with their two children.
Dramada Güney Koreli aktris Kim So-eun ve Exo üyesi Xiumin başrolleri paylaşmaktadır.The drama stars South Korean actress Kim So-eun and Exo's Xiumin.
Viewt 1.0L ve 1.3L motorlarını March'la paylaşmaktaydı.The Viewt shared its 1.0- and 1.3-litre engines with the March.
Onu kimseyle paylaşmak istemez.She wouldn't have to share him.
Kullanıcıların konumlarını, grup mesajını paylaşmak ve yol yardımı için çağırabilirsiniz.It allows users to share locations, group message, and call for roadside assistance.
Konuyla ilgili olarak "Sinemada çok güçlü bir film gören insanlar gidip bunu paylaşmak istiyor."When people have an experience that's very powerful in the movie theatre, they want to go share it.
Başrolleri Devon Sawa, Ali Larter, Kerr Smith ve Tony Todd paylaşmaktadır.The film stars Devon Sawa, Ali Larter, Kerr Smith, and Tony Todd.
SQL Server Compact, diğer Microsoft SQL Server sürümleriyle ortak bir API paylaşmaktadır.SQL Server Compact shares a common API with the other Microsoft SQL Server editions.
Başrollerini François Cluzet ve Omar Sy paylaşmaktadır.It stars François Cluzet and Omar Sy.
İlgili Sayfalar