paylaşma ile cümle

paylaşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
İşlerini diğerleriyle paylaşmalısın.You must share your jobs with others.
Pastayı eşit olarak paylaşmak zorundasın.You have to share the cake equally.
Üzüntüyü paylaşmak neşeyi paylaşmaktan daha kolaydır.It is easier to sympathize with sorrow than to sympathize with joy.
Bunu biriyle paylaşma.Don't share this with anyone.
Karı paylaşmada anlaşalım.Let's agree to share in the profits.
Şemsiyemi paylaşmaz mısın?Won't you share my umbrella?
Ben bir yabancıyla otel odasını paylaşmak istemiyorum.I don't want to share the hotel room with a stranger.
Odayı onuna paylaşmanın benim için sakıncası yok.I don't mind sharing the room with him.
Ev işini paylaşmayı kabul ettik.We agreed to share the housework.
Şimdilik, bu odayı arkadaşım ile paylaşmak zorundayım.For the time being, I must share this room with my friend.
Bir yabancı ile otel odasını paylaşmak zorunda kaldı.He had to share the hotel room with a stranger.
Çocuklara paylaşmak öğretilmeli.Children should be taught to share.
İşini başkalarıyla paylaşmalısın.You must share your work with others.
Almanya, Fransa ile bir sınır paylaşmaktadır.Germany shares a border with France.
Tatlımı benimle paylaşmak ister misin?Would you like to share my dessert with me?
Erkek ya da kız kardeşlerinle bir yatak odasını paylaşmak zorunda kaldın mı?Did you have to share a bedroom with your brothers or sisters?
Bütün Amerikalılar Wilson'un görüşünü paylaşmadı.Not all Americans shared Wilson's opinion.
Sırrımı seninle paylaşmak isterim.I'd like to share my secret with you.
Tom paylaşmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to share.
Tom bir odayı erkek kardeşiyle paylaşmak zorunda.Tom has to share a room with his brother.
Acını paylaşman önemlidir.It's important that you share your pain.
Bu bilgiyi paylaşmak için herhangi bir zorunluluk altında değilsin.You are under no obligation whatsoever to share this information.
Ben benim masamı paylaşmayı kafama takmam.I don't mind sharing my table.
O, kız kardeşiyle bir yatak odasını paylaşmak zorunda kaldı.She had to share a bedroom with her sister.
O erkek kardeşiyle bir yatak odasını paylaşmak zorunda kaldı.He had to share a bedroom with his brother.
Bunu seninle paylaşmak istiyorum.I want to share it with you.
Onu seninle paylaşmak istedim.I wanted to share it with you.
Seninle bir şey paylaşmak istiyorum.I want to share something with you.
Düşüncelerimi seninle paylaşmak istiyorum.I want to share my thoughts with you.
Ben bilgi paylaşmak için birini arıyorum.I am looking for someone to share knowledge with.
Seninle paylaşmak istediğim bir şey var.There's something I want to share with you.
Tom bu bilgiyi biriyle paylaşmanı istemiyor.Tom doesn't want you to share this information with anyone.
Paylaşmak istemiyorum.I don't want to share.
Tom yemeğini paylaşmaz.Tom doesn't share his food.
Tom senin coşkunu paylaşmaz.Tom doesn't share your enthusiasm.
Faturayı Tom'la paylaşmayı kabul ettim.I agreed to split the bill with Tom.
Parayı Tom'la paylaşmayı kabul ettim.I agreed to split the money with Tom.
Tom'la sorunlarımı paylaşmam.I don't share my problems with Tom.
Odamı Tom'la paylaşmak istemiyorum.I don't want to share my room with Tom.
Bir ofisi Tom'la paylaşmalıyım.I have to share an office with Tom.
Onu paylaşmayacak mısın?Aren't you going to share it?
Ben paylaşmaya istekliyim.I'm willing to share.
Tom gizli yemek tarifini benimle paylaşmazdı.Tom wouldn't share his secret recipe with me.
Onunla bir oda paylaşmaktan rahatsızlık duymam.I don't mind sharing a room with her.
Mary oyuncaklarını arkadaşlarıyla paylaşmak istemiyor.Mary doesn't want to share her toys with her friends.
Erkek kardeşinle paylaşmalısın, Mary.You need to share with your brother, Mary!
Tom ve ben aynı değerleri paylaşmayız.Tom and I don't share the same values.
Hazineyi neden seninle paylaşmalıyım.Why should I share the treasure with you?
"Hazineyi neden seninle paylaşmalıyım?" "Bir anlaşmamız olduğunu düşünmüştüm.""Why should I share the treasure with you?" "I thought we had an agreement."
Paylaşmak ister misin?Would you like to share?
Arkadaşlarınız ve ailenizle bu dilekçeyi paylaşmak için lütfen aşağıdaki mesajı gönderin.Please forward the message below to share this petition with your friends and family.
Bunu paylaşmak zorundayız.We've got to share this.
Tom'la bir odayı paylaşmayı umursamıyorum.I don't mind sharing a room with Tom.
Onu paylaşmak istiyor musun?Do you want to share it?
Neden yemeğimi Tom'la paylaşmalıyım?Why should I share my food with Tom?
Tom şeyleri paylaşmayı sevmez.Tom doesn't like to share things.
Anne, Tom benimle paylaşmayacak!Mom, Tom won't share with me!
Odasını kız kardeşi ile birlikte paylaşmak zorunda kaldı.He had to share his room with his sister.
O, odasını erkek kardeşiyle paylaşmak zorundaydı.She had to share her room with her brother.
Odasını erkek kardeşiyle paylaşmak zorunda kaldı.He had to share his bedroom with his brother.
İlgili Sayfalar