Bu görünüm Tom tarafından paylaşılıyor.This view is shared by Tom.
Mutfağı paylaşıyorlar.They share the cooking.
Tom, Mary'nin görüşlerini paylaşıyor.Tom shares Mary's views.
Deneyiminizi paylaşın.Share your experience.
Düşüncelerinizi paylaşıyorum.I share your thoughts.
Onlar sırları paylaşırlar mı?Do they share secrets?
Paylaşmak için bir yemek getir.Bring a dish to share.
Her şeyi paylaşırım.I share everything.
Bu senin ganimet payın.This is your share of the loot.
Benimle paylaşmak ister misin?Do you want to share with me?
Mary öğle yemeğini Tom ile paylaştı.Mary shared her lunch with Tom.
Bu özel bir kabin, ancak diğer kabinlerle harici bir tuvalet paylaşıyorsunuz.It's a private cabin, but you share an external washroom with the other cabins.
Fadıl ve Leyla aynı mesleği paylaştılar.Fadil and Layla shared the same profession.
Fadıl, Dania'dan büyükannesi ile paylaştığı evde birlikte yaşamasını istedi.Fadil asked Dania to live with him in the house he shared with his grandmother.
Tom yatak odasını küçük erkek kardeşiyle paylaştı.Tom shared his bedroom with his younger brother.
Mary yatak odasını ablasıyla paylaştı.Mary shared her bedroom with her older sister.
Kendi payıma, berbat bir fikir bu.For what it's worth, I think that's a terrible idea.
Fadıl, sorunlarınızı paylaşmak için gideceğiniz kişidir.Fadil is the person you would go to to share your troubles.
Fadıl, Leyla'nın tutkularını paylaşmak için çaba harcıyordu.Fadil was making an effort to share Layla's passions.
Tom, küçük erkek kardeşiyle bir yatak odası paylaşmak zorunda kaldı.Tom had to share a bedroom with his younger brother.
Tom öğle yemeğini Mary ile paylaşmak istemedi.Tom didn't want to share his lunch with Mary.
Tom ve Mary elmaları aralarında paylaştılar.Tom and Mary divided the apples between them.
Tom sırrını paylaşmak istemedi.Tom didn't want to share his secret.
Tüm oyunlar tarafından paylaşılan ortak özellikler yoktur.There are no common properties shared by all games.
Tom Facebook'ta onu okumadan bir makale paylaştı.Tom shared an article on Facebook without even reading it.
Adınızı babamla paylaşıyorsunuz.You share your name with my father.
Şüphelerimi Tom'la paylaştım.I shared my doubts with Tom.
Erkek kardeşinle bir odayı paylaşmak zorunda mıydın?Did you have to share a room with your brother?
Bir odayı paylaşmak zorunda mıydın?Did you have to share a room?
Leyla bu bilgiyi polisle paylaştı.Layla shared this information with the police.
Sami ve Leyla aynı mesleği paylaşıyorlardı.Sami and Layla shared the same profession.
Tom John ile bir daire paylaşıyor.Tom is sharing an apartment with John.
Tom onlar öğrenciyken John'la Boston'da bir daire paylaştı.Tom shared an apartment with John in Boston when they were students.
Sami, mirasını Leyla ile paylaşmak istemedi.Sami didn't want to share his inheritance with Layla.
Masrafları paylaşmama izin ver.Let me pay my share of the expenses.
Tom kek parçasını Mary ile paylaştı.Tom shared his piece of cake with Mary.
Tom payından daha fazlasını yaptı.Tom did more than his share.
Tom ve ben masrafları paylaştık.Tom and I shared the cost.
Tom onun payını ödemedi.Tom didn't pay his share.
Tom ve ben faturayı paylaştık.Tom and I split the bill.
Tom ve ben bir odayı paylaştık.Tom and I shared a room.
Mary yemeğini Tom'la paylaştı.Mary shared her food with Tom.
Korkarım, coşkunuzu paylaşmıyorum.I'm afraid I don't share your enthusiasm.
Ben de senin heyecanını paylaşmıyorum.I don't share your enthusiasm.
Tom, yatak odasını ağabeyiyle paylaştı.Tom shared his bedroom with his older brother.
Tom Boston'da John ile bir daire paylaşıyor.Tom shares an apartment with John in Boston.
Dondurmamı seninle paylaşmak istemiyorum.I don't want to share my ice cream with you.
Tom ve Mary de aynı görüşü paylaşıyor mu?Do Tom and Mary have the same opinion?
Tom'un dışarı ile ilgili sevgisi Mary tarafından paylaşılmaz.Tom's love of the outdoors isn't shared by Mary.
Tom'un klasik müzik sevgisi Mary tarafından paylaşılmaz.Tom's love of classical music isn't shared by Mary.
Paylaşmana gerek yok.You don't need to pay.
Sami ve Leyla altı çocuklarının velayetini paylaştılar.Sami and Layla shared custody of their six children.
Sami ve Leyla ateşli silahlar için olan bir tutkuyu paylaşıyorlardı.Sami and Layla shared a passion for firearms.
Sami bir yatağı Leyla ile paylaştı.Sami shared a bed with Layla.
Sami ve Leyla bir odayı paylaştılar.Sami and Layla shared a room.
Sami ve Leyla aynı odayı paylaştılar.Sami and Layla shared the same room.
Sami çocukların velayetini paylaşmadı.Sami didn't share custody of the children.
Sami bunu Leyla ile paylaşmak istedi.Sami wanted to share this with Layla.
Sami ve Ferit aynı hapishane hücresini paylaştılar.Sami and Farid shared the same prison cell.
Sami her zaman evini Leyla'yla paylaşmak istiyordu.Sami always wanted to share his space with Layla.