Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Dåren släpper all sin vrede lös, men den vise stillar den till slut.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Een dwaas schreeuwt van woede; een verstandig mens beheerst zich en komt tot rust.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Ein Narr schüttet seinen Geist ganz aus; aber ein Weiser hält an sich.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.El necio da rienda suelta a toda su ira, pero el sabio conteniéndose la apacigua
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.En Tåbe slipper al sin Voldsomhed løs, Vismand stiller den omsider.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Kẻ ngu muội tỏ ra sự nóng giận mình; Nhưng người khôn ngoan nguôi lấp nó và cầm giữ nó lại.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Kẻ ngu_muội tỏ ra sự nóng_giận mình ; Nhưng người khôn_ngoan nguôi lấp nó và cầm_giữ nó lại .
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.어리석은 자는 그 노를 다 드러내어도 지혜로운 자는 그 노를 억제하느니라
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.L`insensé met en dehors toute sa passion, Mais le sage la contient.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Lo stolto dà sfogo a tutto il suo malanimo, il saggio alla fine lo sa calmare
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Nebunul îşi arată toată patima, dar înţeleptul o stăpîneşte. -
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Orang bodoh marah secara terang-terangan, tetapi orang bijaksana bersabar dan menahan kemarahan
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.O tolo derrama toda a sua ira; mas o sábio a reprime e aplaca.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Tyhmä purkaa kaiken sisunsa, mutta viisas sen viimein tyynnyttää.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Ves svoj gnev izliva bedak, modri pa ga zadržuje in miri.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Všecken duch svůj vypouští blázen, ale moudrý na potom zdržuje jej.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Wszystkiego ducha swego wywiera głupi, ale mądry na dalszy czas go zawściąga.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Ο αφρων εκθετει ολην αυτου την ψυχην ο δε σοφος αναχαιτιζει αυτην εις τα οπισω.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Безумният изригва целия си гняв, А мъдрият го задържа и укротява.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.Глупый весь гнев свой изливает, а мудрый сдерживает его.
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.כל רוחו יוציא כסיל וחכם באחור ישבחנה׃
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.الجاهل يظهر كل غيظه والحكيم يسكنه اخيرا
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.愚 妄 人 怒 氣 全 發 . 智 慧 人 忍 氣 含 怒
Akılsız hep patlamaya hazırdır, Bilgeyse öfkesini dizginler.愚妄人 怒氣全發 . 智慧 人 忍氣 含怒
Bu bir kelime oyunu patlamaya başladı, ilerlemeye başladı --이것은 말장난이지요-- 발생하기 시작하는, 돌파구--
Bu bir kelime oyunu patlamaya başladı, ilerlemeye başladı -- Su bizim verilerimizi temsil ediyor.- een woordspeling - die beginnen uit te breken, beginnen door te breken - met water gesymboliseerd.
Bu bir kelime oyunu patlamaya başladı, ilerlemeye başladı --זה משחק מילים -- שמתחיל לפרוץ, מתחיל להשבר
Bu bir kelime oyunu patlamaya başladı, ilerlemeye başladı --إنه تلاعب بالألفاظ -- الشيئ الذى بدأ يثور ، بدأ يعمل بتنظيم جيد --
Bu bir kelime oyunu patlamaya başladı, ilerlemeye başladı --しかし、この絵でデータを表す水のように、データは少しずつ 入手できるようになってきているのです。
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Benne volt a mohóság és a nemtörődömség, ami a fúrás közbeni robbanáshoz vezetett.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Bol hrabivosťou a bezohľadnosťou, ktoré viedli k výbuchu vrtu.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Była tam chciwość i lekkomyślność, które prowadziły do eksplozji odwiertów.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Byla to chamtivost a lehkomyslnost, která vedla k explozi hloubení vrtů.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.C'est l'avidité et l'imprudence qui nous ont amené à l'explosion du forage.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Det var girigheten och hänsynslösheten som ledde till borrexplosionen.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Era la codícia y la imprudencia que llevaron a la explosión de perforaciones.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Era lăcomia şi neglijenţa care au dus la explozia platformei petroliere.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Es war die Gier und die Rücksichtslosigkeit, die zur Bohrexplosion geführt hatte.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Het was de hebzucht en roekeloosheid die tot de boorexplosie leidde.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Itu adalah ketamakan dan kerusakan yang membuat kita menambang dengan gila.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.그것은 시추의 급증을 일으킨 탐욕과 무모함이었습니다.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Sono state l'avidità e la trascuratezza a causare l'esplosione della piattaforma di perforazione.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Sự tham lam và sự tàn phá đã dẫn đến việc nổ dàn khoan dầu đó.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Tinha a ganância e a imprudência que levaram à explosão da plataforma.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Ήταν η απληστία και η απερισκεψία που οδήγησε στην έκρηξη της εξόρυξης.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Жадність і нерозсудливість, які призвели до вибуху бурових свердловин.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Жадность и безответственность, которые привели к взрыву буровых скважин.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.Това бе алчност и безотговорност, които доведоха до експлозията при пробиването.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.היו אלה החמדנות וחוסר תשומת הלב שהובילו להתפוצצות הקידוח.
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.كان الجشع والتهور الذي قاد إلى تفجر حفر التنقيب
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.系貪婪,肆無忌憚, 導致佐鑽探爆炸事件。
Bu delici patlamaya sürükleyen açgözlülük ve zarar verme haliydi.貪欲さと向こう見ずな態度でした その事件の前にも後にも 流布した—
Bu yüzden hepsi sinirli ve her an patlamaya hazırlar.Esta es la razón por la que están todos enojados y a punto de explotar en cualquier momento.
Çocuk felci hala tahrip edici, patlamaya hazır bir hastalıktır.소아마비는 여전히 파괴적이고 폭발적으로 증가하는 질병입니다
Çocuk felci hala tahrip edici, patlamaya hazır bir hastalıktır.la polio est encore une maladie dévastatrice et ravageuse.
Çocuk felci hala tahrip edici, patlamaya hazır bir hastalıktır.La poliomielite rimane tutt'oggi una malattia devastante e dirompente.
Çocuk felci hala tahrip edici, patlamaya hazır bir hastalıktır.Obrna je stále zničující nemocí výbušné síly.
Çocuk felci hala tahrip edici, patlamaya hazır bir hastalıktır.Polio is nog steeds een verwoestende, explosieve ziekte.
Çocuk felci hala tahrip edici, patlamaya hazır bir hastalıktır.Polio ist noch immer eine vernichtende, explosive Krankheit.
Çocuk felci hala tahrip edici, patlamaya hazır bir hastalıktır.Polio masih menjadi penyakit yang sangat merusak dan dapat meledak.