Ana içeriğe geç
Sözlük

pasaport ile cümle

pasaport kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sadece pasaportlarımız yüzündendi.Era per i nostri passaporti.
Sadece pasaportlarımız yüzündendi.Es war nur wegen unserer Pässe.
Sadece pasaportlarımız yüzündendi.Foi apenas por causa dos nossos passaportes.
Sadece pasaportlarımız yüzündendi.Fue solo por nuestros pasaportes.
Sadece pasaportlarımız yüzündendi.Het was enkel om onze paspoorten.
Sadece pasaportlarımız yüzündendi.Jedynym powodem były nasze paszporty.
Sadece pasaportlarımız yüzündendi.그것은 오직 우리의 여권(출신)때문이었어요.
Sadece pasaportlarımız yüzündendi.Tetapi hanya karena kami semua pemegang paspor asing.
Sadece pasaportlarımız yüzündendi.Ο μόνος λόγος ήταν τα διαβατήριά μας.
Sadece pasaportlarımız yüzündendi.Беше заради нашите паспорти.
Sadece pasaportlarımız yüzündendi.Нас зібрали разом через паспорти.
Sadece pasaportlarımız yüzündendi.היה זה רק בשל הדרכונים שלנו.
Sadece pasaportlarımız yüzündendi.بل كان فقط بسبب جوازات سفرنا.
Sadece pasaportlarımız yüzündendi.想像力を使うより
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında."Ausweis, soso, ich muss Ihnen meinen Ausweis nicht zeigen, der ist ganz hinten in meinem Rucksack.
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında. "Ben Dr."Não preciso de mostrar o meu passaporte, está no fundo da minha mochila.
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında."Hộ chiếu hả, tôi không cần cho anh coi hộ chiếu, nó ở trong ba lô của tôi đây.
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında.꼭 여권 제시할 필요 없잖습니까. 가방 안에 있어요.
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında.Non sono obbligato a fartelo vedere, è qui dietro, nello zaino.
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında."Pas, hm, nemusím vám ukazovat pas, mám ho vzadu v batohu.
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında."Paspoort? huh, ik hoef u mijn paspoort niet te laten zien, het zit achter in mijn rugzak.
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında."Passeport, hum, je n'ai pas besoin de vous le montrer, il est au fond de mon sac.
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında."Paszport, hm, nie musze pokazywać ci mojego paszportu, jest z tyłu plecaka.
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında.Ugyan, nem kell megmutatnom az útlevelem, a hátizsákom alján van.
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında.Не должен я показывать вам мой паспорт, он у меня далеко в рюкзаке.
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında.אני לא צריך להראות לך את הדרכון שלי, הוא במעמקי התיק שלי.
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında.ليست مضطرا لأريكم جوازي، إنه في حقيبتي في الخلف.
Sana pasaportumu göstermek zorunda değilim, o çantamın arka kısmında.私はフランシス博士で、国連の大使をしていて、世界中を歩いているんだ」
Sonra da pasaport için baţvuruda bulunacađým.Έκανα τσάι, φάε κάτι πριν και μετά φύγε. Θα φάω κάτι έξω.
Sonra da pasaport için baţvuruda bulunacađým.След това ще кандидатствам за паспорт.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Eu tenho sorte de ter meu passaporte.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Eu tenho sorte de ter meu passaporte sírio.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Eu tenho sorte de ter um passaporte sírio.
Suriye Pasaportum Olduğu İçin ŞanslıyımEu tenho sorte de ter um passaporte sírio
Suriye Pasaportum Olduğu İçin ŞanslıyımHet geluk van een Syrisch paspoort
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Ik ben blij dat ik mijn Syrische paspoort heb.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Ik ben blij met mijn Syrische paspoort.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Ik heb het geluk in het bezit te zijn van een Syrisch paspoort.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.J'ai de la chance d'avoir mon passeport.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.J'ai de la chance d'avoir mon passeport syrien.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.J'ai de la chance d'avoir un passeport syrien.
Suriye Pasaportum Olduğu İçin ŞanslıyımJ'ai de la chance d'avoir un passeport syrien
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım. Lütfen onu bana geri verebilir misiniz?Mám to štěstí, že mám svůj pas. Mohl byste mi ho, prosím, vrátit?
Suriye Pasaportum Olduğu İçin ŞanslıyımMám štěstí, že mám syrský pas
Suriye Pasaportum Olduğu İçin ŞanslıyımPerchè sono fortunata ad avere un passaporto siriano
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Sono fortunata ad avere il mio passaporto.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Sono fortunata ad avere il mio passaporto siriano.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Sono fortunata ad avere un passaporto siriano.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Tengo la suerte de tener un pasaporte sirio.
Suriye Pasaportum Olduğu İçin ŞanslıyımTengo la suerte de tener un pasaporte sirio
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Tengo suerte de tener mi pasaporte.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Tengo suerte de tener mi pasaporte sirio.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Είμαι τυχερή που έχω συριακό διαβατήριο.
Suriye Pasaportum Olduğu İçin ŞanslıyımΕίμαι τυχερή που έχω συριακό διαβατήριο
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Είμαι τυχερή που έχω το διαβατήριό μου.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Είμαι τυχερή που έχω το συριακό μου διαβατήριo.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Мне повезло, что у меня есть мой паспорт.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Мне повезло, что у меня сирийский паспорт.
Suriye Pasaportum Olduğu İçin ŞanslıyımМне повезло, что у меня сирийский паспорт
Suriye Pasaportum Olduğu İçin Şanslıyımجواز سفر
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod