pasaport ile cümle

pasaport kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Suriye Pasaportum Olduğu İçin ŞanslıyımJ'ai de la chance d'avoir un passeport syrien
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım. Lütfen onu bana geri verebilir misiniz?Mám to štěstí, že mám svůj pas. Mohl byste mi ho, prosím, vrátit?
Suriye Pasaportum Olduğu İçin ŞanslıyımMám štěstí, že mám syrský pas
Suriye Pasaportum Olduğu İçin ŞanslıyımPerchè sono fortunata ad avere un passaporto siriano
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Sono fortunata ad avere il mio passaporto.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Sono fortunata ad avere il mio passaporto siriano.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Sono fortunata ad avere un passaporto siriano.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Tengo la suerte de tener un pasaporte sirio.
Suriye Pasaportum Olduğu İçin ŞanslıyımTengo la suerte de tener un pasaporte sirio
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Tengo suerte de tener mi pasaporte.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Tengo suerte de tener mi pasaporte sirio.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Είμαι τυχερή που έχω συριακό διαβατήριο.
Suriye Pasaportum Olduğu İçin ŞanslıyımΕίμαι τυχερή που έχω συριακό διαβατήριο
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Είμαι τυχερή που έχω το διαβατήριό μου.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Είμαι τυχερή που έχω το συριακό μου διαβατήριo.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Мне повезло, что у меня есть мой паспорт.
Suriye pasaportum olduğu için şanslıyım.Мне повезло, что у меня сирийский паспорт.
Suriye Pasaportum Olduğu İçin ŞanslıyımМне повезло, что у меня сирийский паспорт
Suriye Pasaportum Olduğu İçin Şanslıyımجواز سفر
Suriye pasaportum olmasaydı tüm diğerleri gibi, çoğunluk gibi kolay kolay geçerdim.Al ik geen Syrisch paspoort had, dan zou ik als alle anderen, of bijna alle anderen, kunnen doorlopen.
Suriye pasaportum olmasaydı tüm diğerleri gibi, çoğunluk gibi kolay kolay geçerdim.Kdybych tenhle pas neměla, prošla bych normálně jako všichni ostatní, nebo spíš jako většina z nich.
Suriye pasaportum olmasaydı tüm diğerleri gibi, çoğunluk gibi kolay kolay geçerdim.Если бы не мой сирийский паспорт, я бы прошла так же, как и все, или, точнее, как большинство.
Suriye pasaportum olmasaydı tüm diğerleri gibi, çoğunluk gibi kolay kolay geçerdim.تخيل أن يحصل ذلك وكأن الوقت ذو قيمة لنا!
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.A afganistanský vojak bol tak prekvapený, že ma vidí, že mi zabudol opečiatkovať pas.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.A Afghánský voják byl tak překvapený, že mě vidí, že mi zapomněl označit pas.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.Afgański żołnierz tak się zdziwił, że zapomniał podbić mój paszport.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.Dan tentara Afganistan sangat terkejut melihat saya hingga dia lupa mengecap paspor saya.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.Een Afghaanse soldaat was zo verrast me te zien dat hij vergat mijn paspoort af te stempelen.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.El soldado afgano se sorprendió tanto al verme que olvidó sellar mi pasaporte.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.És az afgán katona annyira meglepődött tőlem, hogy elfelejtette lepecsételni az útlevelem.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.Et le soldat afghan a été si surpris de me voir qu'il a oublié de tamponner mon passeport.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.E um soldado afegão estava tão surpreendido por me ver que se esqueceu de assinar o meu passaporte.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.국경에서 여권을 검사하는 아프가니스탄 군인은 저를 보고 너무 놀라서 제 여권에 도장도 찍지 않았어요.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.Och den afghanska soldaten blev så snopen av att se mig att han glömde att stämpla mitt pass.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.Şi soldatul afgan a fost atât de surprins să mă vadă, încât a uitat să îmi ştampileze paşaportul.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.Ο Αφγανός στρατιώτης ξαφνιάστηκε τόσο πολύ που με είδε ώστε ξέχασε να σφραγίσει το διαβατήριό μου.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.И Афганисатнският войник беше толкова изненадан да ме види, че забрави да сложи печат в паспорта ми.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.И афганский солдат был так удивлен, увидев меня, что даже забыл поставить мне печать в паспорт.
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.הייתי לבד וברגל. והחייל האפגני היה כל כך מופתע לראות אותי
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.وكان الجندي الافغاني متفاجئا لرؤيتي بحيث انه نسي ان يختم جواز سفري
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.個阿富汗士兵見到我唧時候都好驚訝, 甚至唔記得喺我唧護照上蓋章,
Ve Afgan asker beni gördüğüne o kadar şaşırdı ki pasaportumu mühürlemeyi unuttu.私のパスポートにスタンプするのを忘れていたんです でも、彼はお茶をくれた
Ve ona baktım ve dedim ki, "Pasaport, hıh,Eu olhei para ele e disse: "Passaporte, hem?
Ve ona baktım ve dedim ki, "Pasaport, hıh,Ich sah ihn an und sagte:
Ve ona baktım ve dedim ki, "Pasaport, hıh,Ik kijk hem aan en zeg:
Ve ona baktım ve dedim ki, "Pasaport, hıh,Je l'ai regardé et lui ai répondu :
Ve ona baktım ve dedim ki, "Pasaport, hıh,쳐다보며 이렇게 말해줬어요. "여권이요?
Ve ona baktım ve dedim ki, "Pasaport, hıh,L'ho guardato e gli ho risposto: "Passaporto, eh?
Ve ona baktım ve dedim ki, "Pasaport, hıh,Podíval jsem se na něj a řekl:
Ve ona baktım ve dedim ki, "Pasaport, hıh,Ránéztem, és azt mondtam: "Útlevél?
Ve ona baktım ve dedim ki, "Pasaport, hıh,Spojrzałem na niego i powiedziałem:
Ve ona baktım ve dedim ki, "Pasaport, hıh,Tôi nhìn anh ta rồi nói:
Ve ona baktım ve dedim ki, "Pasaport, hıh,Я посмотрел на него и ответил: "Паспорт?
Ve ona baktım ve dedim ki, "Pasaport, hıh,ואני הבטתי בו ואמרתי, "דרכון, אה,
Ve ona baktım ve dedim ki, "Pasaport, hıh,نظرت إليهم و قلت،" الجواز، هاه،
Ve ona baktım ve dedim ki, "Pasaport, hıh,あんたにパスポートを見せる必要はない リュックに入ってる
Yanınıza almanız gerekenler: Geçerli kimlik kartı veya pasaport若您在芬持续居留时间至少一年,还需前往民政登记处(maistraatti)办理居民登记手续。
Yanınıza geçerli kimlik kartınızı veya pasaportunuzu alın.Lleve un documento de identidad o un pasaporte en vigor.
Yanınıza geçerli kimlik kartınızı veya pasaportunuzu alın.Munissez-vous d’une carte d’identité ou d’un passeport valide.
Yanınıza geçerli kimlik kartınızı veya pasaportunuzu alın.Ota mukaan voimassa oleva henkilökortti tai passi.

İlgili Sayfalar