pasaport ile cümle

pasaport kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Pasaportunuzu göstermelisiniz.Jūs turite parodyti savo pasus.
Pasaportunuza bakabilir miyim?Ar galiu pasižiūrėti į jūsų pasą?
Yaklaşık 450.000 Nansen pasaportu vatansız kişilere ve mültecilere sağlandı.Kokku anti välja umbes 450 000 Nanseni passi.
"E-pasaport hakkında"."E-kaubandus".
İsrail pasaportu 18 yaşın üzerindeki kişiler için en fazla 10 yıl için geçerlidir.Z – mäng sobib neile, kes on üle 18 aasta vanad.
Çifte vatandaşlığına (İsveç ve Türk pasaport) sahibidir.Tal on kahe riigi kodakondsus (Eesti ja Rootsi).
Birinci Dünya Savaşı (1914-1918) sırasında, Avrupa ülkeleri pasaport gereksinimleri başlattı.Esimeses maailmasõjas aastail 1914–1918 langenud eestlaste mälestussammas.
Tüm ziyaretçiler 6 ay geçerli bir pasaport tutmak gerekir.Oletame, et meil kõigil seisaks ees kuus kuud kestev agoonia.
Pasaportların verilmesi Pasaport Kanunu tarafından yönetilmektedir.Elamisloa andmist reguleerib välismaalaste seadus.
Aynı zamanda Makedonya pasaportu da kullanmaktadır.Makedoonial on ka oma aukonsulaat Tartus.
18 yaşın altındaki vatandaşlar sadece ebeveynlerin onayı ile bir pasaport alabilirler.Vähemalt 10-aastast last saab lapsendada vaid lapse enda nõusolekul.
Sonuçta paraları ve de pasaportları vardır.Asjade seas oli ka tema pass ja portsigar.
20 Haziran 1978 günü Mahmut ve eşine karşı pasaport rejimine muhalefetten yeni bir ceza davası açıldı.21. mail 1975 algas tema ja teiste Punaarmee Fraktsiooni liikmete vastu uus kohtuprotsess.
Bu kurallar, çağdaş pasaportların şekillendirilmesine yönelik adımlardı.Ta heitis kõrvale kaasaegsed maastiku kujutamise normid.
Hizmet pasaportu ise 64 sayfa içerir.Hilisemad lühendatud trükid sisaldavad 64 kaarti.
Polonya pasaportu Polonya dışına seyahat için Polonya vatandaşlarına verilir.Nood pidid omandama kehtiva Poola passi, enne kui riigist välja said.
Ama ilginç olan şu, Amerikan pasaportum ile seyahat ederken diğer Batı ülkelerinde hiç sorun yaşamadım,Co interesujące, z moim paszportem nigdy nie miałem problemów z podróżowaniem do innych zachodnich państw.
Ama ilginç olan şu, Amerikan pasaportum ile seyahat ederken diğer Batı ülkelerinde hiç sorun yaşamadım,그런데 흥미롭게도 제 여권에 "이란 출생"이라고 되어 있어도 미국 여권을 가지고 서방 국가들을 여행하는 것에는
Ama ilginç olan şu, Amerikan pasaportum ile seyahat ederken diğer Batı ülkelerinde hiç sorun yaşamadım,Nhưng điều thú vị là tôi chưa bao giờ gặp rắc rối về hộ chiếu khi đến Châu Âu,
Ama ilginç olan şu, Amerikan pasaportum ile seyahat ederken diğer Batı ülkelerinde hiç sorun yaşamadım,אבל מה שמעניין, אף פעם לא היו לי בעיות לנסוע למדינות מערביות אחרות עם הדרכון האמריקני שלי,
Ama ilginç olan şu, Amerikan pasaportum ile seyahat ederken diğer Batı ülkelerinde hiç sorun yaşamadım,ولكن ما هو مثير للإهتمام ، وأنا لم أواجه أيّة مشكلة للسّفر إلى البلدان الغربيّة الأخرى بجواز سفري الأمريكي ،
Ama ilginç olan şu, Amerikan pasaportum ile seyahat ederken diğer Batı ülkelerinde hiç sorun yaşamadım,旅行する時 出生地の記述にも関わらず 何の問題もありませんでした
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.Así, recuerdo dar mi pasaporte estadounidense.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.Emlékszek, amikor megkaptam az útlevelemet.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.Et je me rappelle quand j'ai obtenu mon passeport américain.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.Ik herinner me dat ik mijn Amerikaanse paspoort kreeg en dacht:
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.Îmi amintesc ziua în care am primit paşaportul american:
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.저는 제가 미국 여권을 받았을 때를 기억합니다.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.Mi ricordo di quando ho ricevuto il passaporto americano.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.Muistan, kun sain passini.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum. "Oleeeyy! Artık seyahat edeceğim." diyordum.Saya ingat saat saya mendapat paspor Amerika saya, saya seperti berkata, "Woohoo!
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum. "Oleeeyy!Quando obtive o meu o passaporte americano, pensei:
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.Pamätám si, keď som dostal môj americký pas.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.Pamatuji si, jak jsem si vyzvedával svůj americký pas.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.Pamiętam, kiedy dostałem swój paszport.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.Tôi nhớ lại lúc nhận hộ chiếu Mỹ.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.Und ich erinnere mich daran, wie ich meinen erhalten habe.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.Έτσι θυμάμαι όταν πήρα το Αμερικανικό διαβατήριο.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.И я помню, как получал свой американский паспорт.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.Така че си спомням получаването на американския ми паспорт.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.אז אני זוכר כשקיבלתי את הדרכון האמריקני שלי.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.ما زلت أذكر يوم حصلت على جواز سفري الاميركي.
Amerikan pasaportumu aldığım zamanı hatırlıyorum.「よし! 旅行にいこう!」と喜んで開くと
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Cancerul e un pașaport spre intimitate, am realizat.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Descubrí que el cáncer es un pasaporte a la intimidad.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Il cancro, ho scoperto, è il passaporto per l'intimità.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.J'ai découvert que le cancer est un passeport pour l'intimité.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Kanker, saya rasa, adalah paspor untuk keakraban.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.암은, 제가 경험한 바로, 친밀함의 열쇠와도 같습니다.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Krebs, so fiel mir auf, ist ein Fahrschein zur Intimität.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Ο καρκίνος, έμαθα, είναι το διαβατήριο προς την οικειότητα.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Рак, оказывается, это пропуск к близости.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.Ракът, открих, е паспорт за интимност.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.סרטן, כך גיליתי, הוא דרכון לאינטימיות.
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.السرطان .. هو جواز سفر للحميمية
Anladımki kanser insanların özel hayatına girmek için bir pasaport.招待状 いや委任状かも知れません
Banka hesabı açarken pasaport veya bir başka resmi kimlik belgesi gereklidir.Kun avaat pankkitilin, tarvitset passin tai muun virallisen henkilöllisyystodistuksen.
Banka hesabı açarken pasaport veya bir başka resmi kimlik belgesi gereklidir.När du öppnar ett bankkonto behöver du ett pass eller någon annan officiell identitetshandling.
Banka hesabı açarken pasaport veya bir başka resmi kimlik belgesi gereklidir.Para abrir una cuenta, deberá presentar su pasaporte u otro documento de identidad oficial.
Banka hesabı açarken pasaport veya bir başka resmi kimlik belgesi gereklidir.Pour ouvrir un compte bancaire, vous aurez besoin d’un passeport ou d’une autre pièce d'identité officielle.

İlgili Sayfalar