Ayrıca değişken videolar ve şarkı pasajları yayınladıkları bir web sitesi yaptılar.También desarrollaron un singular sitio web en donde presentaron videos y algunos previos de canciones.
Her pasaj belirli bir hitapla başlar.Cada capítulo se inicia con un encabezado ilustrado.
Albüm yapımcısı Pasaj Müzik'tir.Il media di immagazzinamento dati è un lettore per musicassette.
Pasaj Müzik, Raks Müzik.Testo di Rossi, musica di Ferro.
Bu pasaj, 148.Насмешка: See Me Now 148.
2006'da Gelgit albümü iki remix daha eklenerek Pasaj Müzik etiketi ile yeniden piyasaya sürüldü.В 2006 году альбом был переиздан под лейблом V2 Music с тремя дополнительными треками.
Böylece gerçekleştirilen onarım sonrasında pasaj yeniden halka açıldı.Казалось, после операции Слава пойдёт на поправку.
Her pasaj belirli bir hitapla başlar.يبدأ كل فصل باقتباس.
Ayrıca değişken videolar ve şarkı pasajları yayınladıkları bir web sitesi yaptılar.Eles também fizeram um site, através do qual lançaram vários vídeos e trechos de músicas.
Türk Mektupları'ndan İngilizce bir pasajLetra em turco em tradução inglesa
Füg stili pasajlar ayrıca Missa Solemnis ve Dokuzuncu Senfoni’nin üçüncü bölüm hariç tüm bölümlerinde bulunur.Fugas também são encontradas na Missa Solene e na Nona Sinfonia.
Popüler pasaj (arcade) oyunu NBA Jam (1993) buna başka bir örnektir.Gra NBA Jam z 1993 roku jest kolejnym tego przykładem.
EMI, Pasaj Müzik.Dystrybucja EMI Music.
Şehirdeki otobüs seferleri, Red de Transporte de Pasajeros tarafından idare edilir.Mexico Citys bussnät, drivs av Red de Transporte de Pasajeros, ett offentligt företag.
Buna karşın bazı pasajlar Venus Latina olarak tanınan daha eski incil versiyonlarından kopyalanmıştır.Av hans verk finns endast ett kort fragment bevarat, i de äldsta versionerna i latinsk översättning.
Bestelerinde ise yerel motifleri (yer yer pasajları) çok sık kullandı.До портретної композиції часто вводила сільські мотиви.
Hızlı pasajlar bu çalgının tekniğine uygun değildir.Простий пісок для цієї технології не підходить.
Pasaj Müzik, Raks Müzik.Esej o rockové hudbě.
Bu pasajlarda şehirlerin yıkılışı paronomasya ile anlatılmaktadır.Tăietura în trepte face referire la denumirea localității.
Beytüllahim'den vadedilen lider (5:1-14): Bu pasaj genelde sürgün dönemine denk gelir.5. A serdülőkor (11 éves kortól): Ebben a szakaszban ismételten az érzelmek dominálnak.
Her pasaj belirli bir hitapla başlar.Minden epizód egy kihívással kezdődik.
Her pasaj belirli bir hitapla başlar.Hver brukerprosess begynner med en bestemt prioritet.
Selanik Pasajı, Karaköy alanının alışveriş merkezidir.コース上のアイテムは彼の店。
10 Mayıs - İstanbul'da Çiçek Pasajı çöktü, 12 kişi öldü.3月12日 - フィジーで洪水、6人が死亡。
Bu pasaj hakkında farklı görüşler mevcuttur.이 구절의 해석에 관해서는 의견이 분분하다.
Türk Mektupları'ndan İngilizce bir pasaj터키 헌법 (영어) 오스만 제국 헌법의 영어 번역본
Bu pasaj, 148.Juvančič, 148.
Her pasaj belirli bir hitapla başlar.Ka edasistes lasteraamatutes algavad kõik sõnad ühe kindla algustähega.
Ama fazla şans yok. caine'in pasajının büyük açılışı.Ale nemá moc štěstí. Caine's Arcade, velkolepé otevření!
Ben de bu karton kutuları keser ve pasaj oyunlarımı yaparım.Donc je les découpe pour construire ma salle de jeu
Ben de bu karton kutuları keser ve pasaj oyunlarımı yaparım.Já ty krabice pak rozstříhám a vyrábím z nich svoje vlastní hry.
Benim pasajımın ismi "Caine'in pasajı.Sadece haftasonları açık. ve gerçekten çok uygun fiyatlı.Moje herna se jmenuje Caine's Arcade. Je otevřená jen ve všední dny a je opravdu levná.
'Ben Tarnish Bu gemi bir pasaj aramak; siz yelken ne kadar süre sonra, efendim? '"Busco un pasaje en el barco a Tarsis; que tan pronto os vela, señor?
'Ben Tarnish Bu gemi bir pasaj aramak; siz yelken ne kadar süre sonra, efendim? '"Caut un pasaj din această navă la Tarsis; Cât de curând voi naviga, domnule? "
'Ben Tarnish Bu gemi bir pasaj aramak; siz yelken ne kadar süre sonra, efendim? '"Etsin kohta, laivassa Tarsiiseen kuinka pian purje te, sir? "
'Ben Tarnish Bu gemi bir pasaj aramak; siz yelken ne kadar süre sonra, efendim? '"Hľadám pasáž v tejto lodi do Tarzu; ako dlho plávať ste, pane? "
'Ben Tarnish Bu gemi bir pasaj aramak; siz yelken ne kadar süre sonra, efendim? '"Hledám pasáž v této lodi do Tarsu; jak dlouho plout jste, pane? "
'Ben Tarnish Bu gemi bir pasaj aramak; siz yelken ne kadar süre sonra, efendim? '"Iščem odlomek v tej ladji v Taršiš; kako hitro vi jadro, gospod? "
'Ben Tarnish Bu gemi bir pasaj aramak; siz yelken ne kadar süre sonra, efendim? '"Jag söker en passage i detta fartyg till Tarsis; Hur snart sail ni, sir? "
'Ben Tarnish Bu gemi bir pasaj aramak; siz yelken ne kadar süre sonra, efendim? '"Je cherche un passage dans ce bateau à Tarsis; combien de temps vous la voile, monsieur?
'Ben Tarnish Bu gemi bir pasaj aramak; siz yelken ne kadar süre sonra, efendim? '"Keresek egy passzus a hajó Társis; milyen hamar vitorla vagytok, uram? "
'Ben Tarnish Bu gemi bir pasaj aramak; siz yelken ne kadar süre sonra, efendim? '다들 항해를 얼마나 빨리, 선생님? "
'Ben Tarnish Bu gemi bir pasaj aramak; siz yelken ne kadar süre sonra, efendim? 'מתי להפליג אתם, אדוני? "
'Ben Tarnish Bu gemi bir pasaj aramak; siz yelken ne kadar süre sonra, efendim? 'متى تبحر انتم ، يا سيدي؟ "
'Ben Tarnish Bu gemi bir pasaj aramak; siz yelken ne kadar süre sonra, efendim? '男は今の前に立っているものの、これまで忙しいキャプテンは、ヨナに見上げていなかった
bir gün sekreterim koşarak içeri geldi ve dedi ki:"George inanmayacaksın ama biri caine'in Pasajında oynuyor.Jednoho dne přiběhla moje sekretářka do kanceláře, Georgi, tomu nikdy neuvěříš. Někdo hraje v Cainově herně.
Bu insanların hepsi senin pasajında oynamaya gelmiş. geleceklerini biliyormuydun? hayır.Caine, estos son "todos" todas estas personas vinieron a jugar en tu local ¿sabías que venían?
Bu insanların hepsi senin pasajında oynamaya gelmiş. geleceklerini biliyormuydun? hayır.Caine, tohle jsou všichni. Všichni tihle lidi si přišli zahrát ve tvé herně. Věděl jsi, že přijdou?
Burada durarak, Courbet'nin yazdığı bir pasajı okumak istiyorum:Mais avant d'avancer, je pense que nous devons lire une citation brève de Courbet.
Burada durarak, Courbet'nin yazdığı bir pasajı okumak istiyorum:Než budeme pokračovat, přečtěme si pár slov samotného Courbeta:
Burada durarak, Courbet'nin yazdığı bir pasajı okumak istiyorum:Перед тим, як аналізувати картину далі, думаю, слід навести коротку цитату Курбе.
Caine herhangi bir pasaja uğramadan geçmez.Caine musí jít do každé herny, kterou vidí.
Caine herhangi bir pasaja uğramadan geçmez.(voix off) Caine ne passe jamais devant une salle de jeux sans s'y arrêter.
Caine tatilden sonra okula dönünce herkese bir pasajı olduğunu söyledi ama ona kimse inanmadı.Když se Caine po prázdninách vrátil do školy, začal všem říkat, že má vlastní hernu, a nikdo mu nevěřil.
Duymuş ve merdivenlerin üzerine pasajda olmuştu bir adım, yavaş ve ağır duraklatıldı hemen kapının dışında.A lassú és nehéz lépést, amit már hallottak fel a lépcsőn és a folyosón, megállt azonnal az ajtó.
Duymuş ve merdivenlerin üzerine pasajda olmuştu bir adım, yavaş ve ağır duraklatıldı hemen kapının dışında.A paso lento y pesado, que se habían oído en la escalera y en el pasillo, se detuvo junto a la puerta.
Duymuş ve merdivenlerin üzerine pasajda olmuştu bir adım, yavaş ve ağır duraklatıldı hemen kapının dışında.Een trage en zware stap, die had gehoord op de trap en in de passage, gepauzeerd direct buiten de deur.
Duymuş ve merdivenlerin üzerine pasajda olmuştu bir adım, yavaş ve ağır duraklatıldı hemen kapının dışında.Hidas ja raskas askel, joka oli kuullut kun portaita ja passage, keskeytetty heti oven ulkopuolella.
Duymuş ve merdivenlerin üzerine pasajda olmuştu bir adım, yavaş ve ağır duraklatıldı hemen kapının dışında.계단에 들어와 통로에 있었다 느리고 무거운 단계는, 일시 중지
Duymuş ve merdivenlerin üzerine pasajda olmuştu bir adım, yavaş ve ağır duraklatıldı hemen kapının dışında.Počasno in težke korak, ki je bil slišal, na stopnicah in v prehodu, zaustavljena tik pred vrati.