AMOLED ve Süper AMOLED ekranlarla kıyaslandığında, daha enerji verimli ve daha parlaktırlar.In comparison to AMOLED and Super AMOLED displays, they are even more energy efficient and brighter.
Heykeltıraş takımyıldızında üçüncü kadirden daha parlak yıldız bulunmamaktadır.There is no star brighter than third magnitude.
Diğer yandan Maraton, Yunanistan için son derece parlak bir zaferdi.Yet, for the Greeks, it was an enormously significant victory.
İlk sonuçlar pek parlak değildi.The beginnings were not easy.
En parlak yılları Williams yıllarıdır.Perhaps Williams' finest season was 2000.
Furikake genellikle parlak ve renklidir.Furikake is often brightly colored and flaky.
Sonuç olarak, parlaklık hep aynıdır.This is because the structure of the nascent state is always the same.
Bu sırada parlak yeşil bir ışık elini takip ediyor.Suddenly, a blue light appears behind him.
Alnitak Aa, büyük kütleli ve çok parlak bir yıldızdır.It is a hot, highly luminous star.
O parlak zekalı bir "öğretmen gözdesi"dir.He was a "tough-love" kind of teacher.
NGC 2997 Grubu'nun en parlak gökadasıdır.It is the brightest galaxy of the NGC 2997 group of galaxies.
Tırnaklar kalınlaşarak parlaklığını kaybederler.Their points are lost along with the plot.
Parlak yay ve noktalar ana ovallerin içerisinde düzensiz bir şekilde bulunurlar.Bright arcs and spots sporadically appear within the main ovals.
Bu deneyde uyarıcı tek tekerlekli bisiklet süren, parlak ve rengarenk kostümlü bir palyaçoydu.The stimulus for this experiment was a brightly colored clown on a unicycle.
Batı Avrupa'daki en geniş kapsamlı ve en parlak Alman başarısı bu harekât oldu.It was the largest and most successful such movement in British Africa.
Namaka, Haumea'nın yalnızca %1,5'i kadar parlaktır, ağırlığı ise %0,05'i kadardır.Namaka is only 1.5% as bright as its parent dwarf planet Haumea and is about 0.05% its mass.
"İlhan Parlak artık Erciyes'te"."Preity comes clean on Ness".
İngiliz taarruzu son derece parlak bir başarıyla baskın tarzında gelişti.They've performed brilliantly in an incredibly hostile environment.
Telefon siyah, beyaz ve parlak yeşil renklerde geldi.The phone is available in black, white, and bright green.
Sistemin en parlak kısmı sıkılaşmış nesnenin etrafındaki yığılma diskidir.The brightest part of the system is the accretion disk around the compact object.
Parlaklığı 1.000 ile 100.000 kat arası artar.The token points range anywhere from 1,000 to 100,000 points.
Grubun en parlak üyesi 11,8 kadir büyüklüğüyle NGC 3193'dür.The brightest member of the group is NGC 92, having the blue magnitude of 13.8.
Parlak ışığa ihtiyacın vardı.The Great Light.
Asetilen aşırı parlak beyaz bir ışık üretiyordu.It was an extraordinarily intense white light flare.
Anthemius, taht naibi oldu ve parlak bir maharet gösterdi.Anthemius assumed the regency, and showed remarkable talent.
Şehir ticarette en parlak dönemini M.Ö. 1. ve 2. yüzyılda yaşamıştır.The open settlement had its flowering time in the 1st and 2nd centuries.
Aside rezistant basil (ARB), boyama sonrası parlak kırmızı görünür.Acid-fast bacilli are bright red after staining.
Stiren plastiğe parlaklık ve iyi yüzey verir.It planes well to a smooth surface and takes good polish.
Nikah töreni pek parlak oldu.The wedding was grand.
2005 yılında da kariyerinin son parlak dönemini geçirdiği AZ'ye geçti.In 1995, Folk played in his last Brier.
Parlak yeşil yaprak ve çiçekler gövdenin üst tarafını örter, kalan kısmı çıplaktır.Bright green leaves and flowers are on the top of the trunk, the rest of the trunk is bare.
Devrimden önceki yıllar Fransız ekonomisi için pek de parlak sayılmamaktadır.The early years of independence went relatively smoothly for most African countries.
Geçtikleri yerlerde iz bırakmalarını sağlayan parlak renkli sümüksü bir sıvı üretirler.They will pull a rope that will make them spin down to the ground.
K-Resin (SBC) - oldukça şeffaf, çok parlak, darbelere dayanıklı bir reçinedir.K-Resin (SBC) SBC is a highly transparent, high-gloss, impact-resistance resin.
Yalnızca tek bir yıldızı, 4.49 kadir parlaklığındaki α Sextantis beş kadirden parlaktır.It has only one star above the fifth magnitude, namely α Sextantis at 4.49m.
Öldükten sonra zamanla bu parlaklık kaybolur.Sadly, with time, that kind of talk died out.
Tarantula Bulutsusu'nun görünen parlaklığı 8 kadirdir.The Tarantula Nebula has an apparent magnitude of 8.
Birçok parlak yıldız barındırır.Grus has several bright stars.
Pek parlak bir öğrenci değildi.He was not a bright student.
Cıva buharlı lambalar, beyaz parlak bir ışık verir.High-pressure lamps produce very bright bluish white light.
Genel olarak parlak renklere sahiptir.Most are brightly coloured.
Parlak rüya, insanın uyandıktan sonra hatırlayabildiği rüya.A lucid dream is a dream during which the dreamer is aware that they are dreaming.
Gözleri iri ve parlaktır.The eyes are large and rounded.
Grubun en parlak gökadası sarmal gökada M109'dur.The brightest galaxy in the group is the spiral galaxy M109.
Yeşilbaş: Kenarları beyaz kuşakla sınırlı parlak mor-mavi.The underparts are light grey, with white-tipped hairs.
Kümenin yüzey parlaklığı ise doruğa çıkacak.The surface resulting is grating to the touch.
Balina Grubu'nun en parlak üyesidir.It is the largest member of the genus Leiolepis.
Hafif boğukça fakat parlak bir ses çıkarır.The call is poorly understood, but includes clear whistling sounds.
Bu zaman Karahanlılar'ın en parlak dönemi oldu.This is undoubtedly Plesner's finest hour.
Bu bölge, Samanyolu'nun parlak görünen parçalarından birine denk gelir.This area corresponds to one of the brightest visible patches of the Milky Way.
Kentin bu parlak dönemi Roma eğemenliği döneminde de devam etmiştir.This tradition continued late into the Romantic period.
Sumo güreşçileri ise küpeçiçeği ("fuşya") rengi gibi oldukça parlak renklerde kimonolar giyer.Sumo wrestlers have occasionally been known to wear quite bright colors such as fuchsia.
Tüm dalga boylarındaki toplam parlaklığı Güneş'in %0,17'sidir.Its maximum relative error is less than 0.076%.
Anas discors: Parlak yeşil.Abdomen: Bright reddish yellow.
Kızılötesi dalgaboylarında gökyüzünün bilinen en parlak cismidir.It is the brightest infrared galaxy in the sky.
Gözleri yıldızlar gibi parlak olup başında parlak bir sorguç bulunmaktadır.Your eyes so gentle yet so bright, So blissful in their seeming.
Erkeklerin üreme dönemi mavi tüyleri, özellikle kulak örtüleri oldukça parlaktır.Over de haren der zoogdieren: in 't bijzonder over hunne wijze van rangschikking.
Yarıçapına göre bilinen en büyük ve kendi türünün en parlak yıldızlarından birisidir.This places the star as one of the most massive and luminous stars known.
People dergisinden Chuck Arnold şarkıdan "albümün başka bir parlak anı" olarak bahsetti.People magazine's Chuck Arnold called the song "another moment in the sun."
Albüm, genellikle 90lar rap müziğinde en parlak başarılardan biri olarak görülür.The album is frequently recognized as one of the crowning achievements of 1990s rap music.