Biz büyük ekranlarla, parlak ekranlarla ilgileniyoruz.Suntem interesaţi de ecrane mari, de ecrane luminoase.
Biz büyük ekranlarla, parlak ekranlarla ilgileniyoruz.We zijn geïnteresseerd in grote schermen, heldere displays.
Biz büyük ekranlarla, parlak ekranlarla ilgileniyoruz.Wir interessieren uns für große, helle Displays.
Biz büyük ekranlarla, parlak ekranlarla ilgileniyoruz.Μας ενδιαφέρουν οι μεγάλες, φωτεινές οθόνες.
Biz büyük ekranlarla, parlak ekranlarla ilgileniyoruz.Интересуваме се от големи изложения, ярки изложения.
Biz büyük ekranlarla, parlak ekranlarla ilgileniyoruz.Нас интересуют большие и яркие дисплеи.
Biz büyük ekranlarla, parlak ekranlarla ilgileniyoruz.אנחנו מעוניינים במסכים גדולים, מסכים בהירים.
Biz büyük ekranlarla, parlak ekranlarla ilgileniyoruz.نحن مهتمون بشاشات العرض الكبيرة، شاشات العرض الزاهية.
Biz büyük ekranlarla, parlak ekranlarla ilgileniyoruz.あなた方の要求は、我が社の戦略外です」
Biz çok da parlak sayılmayız. Bilgelik konusunda kıtız; teknoloji konusunda yükseklerdeyiz.우리는 그다지 똑똑하지 않아요. 기술수준은 높아지지만,
Biz çok da parlak sayılmayız. Bilgelik konusunda kıtız; teknoloji konusunda yükseklerdeyiz.זה עניין רציני: אנחנו לא מאוד פקחים. אנחנו קצרים בחכמה,
Biz çok da parlak sayılmayız. Bilgelik konusunda kıtız; teknoloji konusunda yükseklerdeyiz.و هذا أمر خطير. فنحن لسنا متألقين. و نحن نفتقر للحكمة؛
Biz çok da parlak sayılmayız.No somos muy brillantes.
Biz çok da parlak sayılmayız.Nu suntem foarte străluciţi.
Biz çok da parlak sayılmayız.Teraz my dzierżymy pędzel i to nie żarty. Nie jesteśmy bardzo bystrzy.
Biz çok da parlak sayılmayız.Wij hanteren nu de kwast. En dat is serieus want erg slim zijn we niet.
Biz çok da parlak sayılmayız.Мы теперь являемся творцами. И это серьёзно: мы не очень умны.
Biz çok da parlak sayılmayız.Сега ние владеем четката за рисуване, а това е сериозно. Не сме много умни.
Böyle parlak bir genç!Co za światły młodzieniec!
Böyle parlak bir genç!En sån strålande ungdom?
Böyle parlak bir genç!어렇게 빛나는 청춘
Böyle parlak bir genç!Sei così giovane!
Böyle parlak bir genç!So ein kluges Köpfchen!
Böyle parlak bir genç!Taká žiarivá mladosť!
Böyle parlak bir genç!Takovou naději mládí!
Böyle parlak bir genç!Tuổi xuân rạng ngời thế này!
Böyle parlak bir genç!Une telle jeunesse brillante !
Böyle parlak bir genç!Un tanar asa de intelept ca tine!
Böyle parlak bir genç!Zo'n briljante jeugd!
Böyle parlak bir genç!Τι λαμπρή νεολαία!
Böyle parlak bir genç!Надо же, какой уменький!
Böyle parlak bir genç!Такъв умен младеж
Böyle parlak bir genç!איזה צעיר מבריק!
Böyle parlak bir genç!كـ شاب مشرق !
Böyle parlak bir genç!俺たちより不幸に生きたゴッホに 申し訳ないと思わないか?
Bronzun parlaklığı, yansıtılıcığı bunu destekliyor.Odrazivost bronzu to potvrzuje.
Bronzun parlaklığı, yansıtılıcığı bunu destekliyor.Reflexia bronzului demonstrează acest lucru.
Bronzun parlaklığı, yansıtılıcığı bunu destekliyor.Отразителността на бронза придава това чувство.
Bu arada daha parlak olmuştu.Eközben vált sokkal fényesebb.
Bu arada daha parlak olmuştu.En attendant, il était devenu beaucoup plus lumineux.
Bu arada daha parlak olmuştu.Enquanto isso, tinha-se tornado muito mais brilhante.
Bu arada daha parlak olmuştu.I mellemtiden var det blevet meget lysere.
Bu arada daha parlak olmuştu.Inmiddels was geworden veel helderder.
Bu arada daha parlak olmuştu.Între timp a devenit mult mai luminos.
Bu arada daha parlak olmuştu.Inzwischen war es viel heller geworden.
Bu arada daha parlak olmuştu.한편 그것은 훨씬 밝게되었다.
Bu arada daha parlak olmuştu.Medtem je postalo veliko svetlejši.
Bu arada daha parlak olmuştu.Mientras tanto se había convertido en mucho más brillante.
Bu arada daha parlak olmuştu.Nel frattempo era diventato molto più brillante.
Bu arada daha parlak olmuştu.Samalla se oli tullut paljon kirkkaampi.
Bu arada daha parlak olmuştu.Sementara itu telah menjadi lebih terang.
Bu arada daha parlak olmuştu.Trong khi đó, nó đã trở nên sáng hơn.
Bu arada daha parlak olmuştu.Tymczasem stało się dużo jaśniejsze.
Bu arada daha parlak olmuştu.Under tiden hade det blivit mycket ljusare.
Bu arada daha parlak olmuştu.Zatiaľ to oveľa jasnejšie.
Bu arada daha parlak olmuştu.Zatím to mnohem jasnější.
Bu arada daha parlak olmuştu.Εν τω μεταξύ είχε γίνει πολύ καλύτερο.
Bu arada daha parlak olmuştu.Междувременно тя е станала много по-ярка.
Bu arada daha parlak olmuştu.Тем временем она стала намного ярче.
Bu arada daha parlak olmuştu.Тим часом вона стала набагато яскравіше.