bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.in dvajset zlatih čaš, vrednih tisoč darikov, in dve zlatožarni bronasti posodi, dragi ko zlato.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.Inoltre: coppe d'oro venti: di mille darici; vasi di bronzo pregiato e lucente: due, preziosi come l'oro
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.또 금잔이 이십개라 중수는 일천 다릭이요 또 아름답고 빛나 금 같이 보배로운 놋그릇이 두 개라
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.og tyve gullbeger til en verdi av tusen dariker og to kar av fint skinnende kobber, kostelige som gull.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.tyve Guldbægre til 1.000 Darejker og to Kar af fint, guldglinsende Kobber, kostbare som Guld.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.vingt coupes d`or valant mille dariques, et deux vases d`un bel airain poli, aussi précieux que l`or.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.zwanzig goldene Becher, tausend Goldgulden wert, und zwei eherne, köstliche Gefäße, lauter wie Gold.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.και εικοσι φιαλας χρυσας, χιλιων δραχμων, και δυο σκευη εκ χαλκου στιλβοντος καλου, πολυτιμα ως χρυσιον.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.двадесет златни паници, хиляда драхми на тегло, и два съда от добра лъскава мед, скъпоценни като злато.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.и чаш золотых – двадцать, в тысячу драхм, и два сосуда из лучшейблестящей меди, ценимой как золото.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.וכפרי זהב עשרים לאדרכנים אלף וכלי נחשת מצהב טובה שנים חמודת כזהב׃
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.وعشرين قدحا من الذهب الف درهم وآنية من نحاس صقيل جيد ثمين كالذهب.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.金 碗 二 十 個 、 重 一 千 達 利 克 、 上 等 光 銅 的 器 皿 兩 個 、 寶 貴 如 金
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.金 碗 二十 個 、 重 一千 達 利克 、 上等 光銅 的 器皿 兩個 、 寶貴 如 金
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,A keby boly na koži tela niektorého muža alebo niektorej ženy lesklé škvrny, lesklé škvrny biele,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Als een man of een vrouw witte blaren op de huid heeft, moeten zij dit aan de priester laten zien.
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Apabila seorang laki-laki atau wanita mempunyai becak-becak putih pada kulitnya
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,"Asimismo, cuando un hombre o una mujer tenga en la piel de su cuerpo manchas, manchas blancas
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Cînd un bărbat sau o femeie va avea pete pe pielea trupului, şi anume pete albe,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Ha pedig valamely férfi vagy asszony testének bõrén foltok, fehér foltok támadnak,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,In če dobi mož ali žena maroge po koži mesa svojega, belognojne maroge,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Jos miehen tai naisen ihoon tulee pilkkuja, valkoisia pilkkuja,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Když by na kůži těla muže aneb ženy byly poškvrny, totiž poškvrny pobělavé,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Khi nào người nam hãy nữ trên da thân mình có những đém trắng ,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Khi nào người nam hãy nữ trên da thân mình có những đém trắng,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,남자나 여자의 피부에 색점 곧 흰 색점이 있으면
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Lorsqu`un homme ou une femme aura sur la peau de son corps des taches, des taches blanches,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Når en Mand eller Kvinde får lyse Pletter, hvide Pletter på Huden,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Når en mann eller kvinne får lyse flekker, hvite, lyse flekker, på huden,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,När någon, man eller kvinna, på sin kropps hud får fläckar, vita fläckar,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Quando homem (ou mulher) tiver na pele da sua carne manchas lustrosas, isto é, manchas lustrosas brancas,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Quando un uomo o una donna ha sulla pelle del corpo macchie lucide, bianche
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Tedy wynijdzie kapłan z domu onego przede drzwi, i zamknie on dom przez siedem dni.
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Wenn einem Mann oder Weib an der Haut ihres Fleisches etwas eiterweiß ist
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Και εαν ανηρ, η γυνη, εχωσιν επι του δερματος της σαρκος αυτων εξανθηματα, εξανθηματα λευκωπα,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Ако мъж или жена има по кожата на месата си бели лъскави петна,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,Если у мужчины или у женщины на коже тела их будут пятна, пятна белые,
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,ואיש או אשה כי יהיה בעור בשרם בהרת בהרת לבנת׃
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,واذا كان رجل او امرأة في جلد جسده لمع لمع بيض
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,無 論 男 女 、 皮 肉 上 若 起 了 火 斑 、 就 是 白 火 斑
‹‹Bir erkeğin ya da kadının derisinde beyaz parlak lekeler varsa,無論 男女 、 皮肉 上 若 起 了 火斑 、 就是 白火斑
Birisi bir şekilde yapmak zorunda olduğu türden değil tam olarak ve bu parlak yak olduğunuليست من النوع الذي شخص ما للقيام بذلك بعض الطريق وهذا هو بالضبط الياك الرائعة
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Az egyik évben egy nagyszerű ötlet jutott eszembe.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Der var et år, hvor jeg fik en lys ide.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Eén jaar had ik een slim idee.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Einmal hatte ich dazu eine großartige Idee.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Ett år fick jag en strålande idé.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Într-un an am avut o idee excelentă.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Jeden rok som dostala skvelý nápad.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Jednoho roku mě napadla bezvadná myšlenka.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.한 해는 제게 좋은 생각이 있었습니다.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Pewnego roku wpadłam na świetny pomysł.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Suatu saat saya mendapat ide cemerlang.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Tôi đã nảy ra một ý tưởng
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Um ano ocorreu-me uma ideia brilhante.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Un anno mi è venuta un'idea brillante.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Un año se me ocurrió una idea brillante.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Une année, j'ai eu une idée brillante.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.Μια χρονιά, είχα μια φαεινή ιδέα.
Bir sene aklıma çok parlak bir fikir geldi.В какой-то год, у меня появилась великолепная идея.