Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.ויוצא כהה.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.نصّ أرخميدس مظلم في صورة وساطع في أخرى.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.そして合成後は暗くしかし赤く写ります
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;A dat un luciu de la mijlocul-o zi la obiectele de mai jos;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;A donné un éclat de la mi-journée aux objets ci-dessous;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Adott fénye közepén nap tárgyak alatt;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Antoi hohtoa keskipäivän objekteihin alla;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Đã đưa ra một vẻ đẹp rực rỡ giữa ngày để các đối tượng dưới đây;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Dał blask południa do obiektów poniżej;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Dal lesk poledne na objekty níže;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Dal lesk poludnie na objekty nižšie;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Deu um brilho de meio-dia a objetos abaixo;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Dio un lustre del mediodía a los objetos por debajo;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Gab einen Glanz von Mittag auf Objekte unten;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Gaf een glans van de middag om voorwerpen hieronder;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Gav en glans af midt på dagen til objekter nedenfor;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Gav en lyster mitt på dagen till objekt nedan;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Gave sijaj sredi dneva na predmete v nadaljevanju;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Ha dato un lustro di metà giornata di oggetti al di sotto;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;아래의 개체 중순 오늘의 광택을 준;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Memberikan kilau pertengahan hari ke objek di bawah ini;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Έδωσε μια λάμψη από το μεσημέρι σε αντικείμενα που βρίσκονται κάτω?
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Дав блиск середині дня на об'єкти нижче;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Даде блясък на средата на обекти по-долу;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;Дал блеск середине дня на объекты ниже;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;נתן ברק של אמצע יום לאובייקטים להלן;
Aşağıdaki nesneleri orta günlük bir parlaklık verdi;ときは、どのような私の不思議そうな目にする表示される、
Aşağıdaki parlak onlar satabilirsiniz de yine biz iki erkek olacak biliyorum gövde taşımak다음과 같은 밝은에 그들은 판매 할 수 있습니다 잘 어쨌든 우리는 두 사람이가는 알 몸을 수행
Aşağıdaki parlak onlar satabilirsiniz de yine biz iki erkek olacak biliyorum gövde taşımakВ следующий яркий они могут продать Ну все равно мы знаем, что два человека собираются нести тело
Aşağıdaki parlak onlar satabilirsiniz de yine biz iki erkek olacak biliyorum gövde taşımakУ наступний яскравий вони можуть продати Ну все одно ми знаємо, що дві людини збираються нести тіло
Aşağıdaki parlak onlar satabilirsiniz de yine biz iki erkek olacak biliyorum gövde taşımakבבהיר הבא הם יכולים למכור טוב בכל מקרה אנחנו יודעים את שני האנשים הולכים לשאת את הגוף
Aşağıdaki parlak onlar satabilirsiniz de yine biz iki erkek olacak biliyorum gövde taşımakفي مشرق التالية أنها يمكن أن تبيع على أي حال نحن نعلم جيدا ان الرجلين سوف حمل الجسم
Aşağıdaki parlak onlar satabilirsiniz de yine biz iki erkek olacak biliyorum gövde taşımakボディーを運ぶ ただ一人の男と私がするだろうより後 ええと...それは私がそれをどう思うかだ
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.600mの深さまで潜ります 水温は1℃で
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.Abajo--y a medida que el sol brilla más se van cada vez más hondo, más hondo.
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.Giù - e con i raggi del sole che aumentano d'intensità, vanno un po' più giù.
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.해가 더 밝게 빛 나면 더 깊은 곳으로 내려갑니다.
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.Le -- és ahogy a nap egyre ragyogóbb lesz, egy kicsit mélyebbre mennek, kicsit mélyebbre.
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.Mergulham até a uma profundidade de 600 metros, a temperaturas até um grau centígrado.
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.Nach unten -- und je heller die Sonne wird, desto tiefer gehen sie.
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.Omlaag -- en met het feller worden van de zon gaan ze steeds iets dieper.
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.Plus le soleil brille, plus ils descendent.
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.Se scufundă... pe măsură ce soarele urcă pe cer, ei coboară tot mai jos.
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.Słońce się wznosi a one wpływają coraz głębiej.
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.Κάτω -- και καθώς το ηλιακό φως γίνεται εντονότερο πηγαίνουν λίγο βαθύτερα, λίγο βαθύτερα.
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.Вниз — и, как только солнце становится ярче, они заплывают глубже.
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.Надолу... и колкото по-ярко слиза слънцето, слизат малко по-надълбоко, малко по-надълбоко.
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.למטה -- וככל שהשמש מעשית בהירה יותר הם צוללים עוד יותר ועוד יותר לעומק.
Aşağı- güneş parlaklaştıkça, onlar biraz daha derine gider.أسفل -- وكما يحصل أحد أكثر إشراقا يذهبون أعمق قليلا، أعمق قليلا.
A seviyesinde oldukları, çok parlak oldukları söylenmiş.3ヶ月が過ぎると
A seviyesinde oldukları, çok parlak oldukları söylenmiş.너희들은 A등급의 우수한 학생이라고 말해 주었지요.
A seviyesinde oldukları, çok parlak oldukları söylenmiş.Es wurde ihnen gesagt, sie seien Asse, dass sie sehr schlau wären.
A seviyesinde oldukları, çok parlak oldukları söylenmiş.Gli hanno detto che erano bravi, che erano intelligenti.
A seviyesinde oldukları, çok parlak oldukları söylenmiş.les dijeron que eran estudiantes de nivel A, les dijeron que eran brillantes.
A seviyesinde oldukları, çok parlak oldukları söylenmiş.leur ont dit qu'ils étaient des A, qu'ils étaient intelligents.
A seviyesinde oldukları, çok parlak oldukları söylenmiş.li s-a spus că sunt de A, li s-a spus că sunt deștepți.
A seviyesinde oldukları, çok parlak oldukları söylenmiş.אמרו להם שהם A, אמרו להם שהם מבריקים.
A seviyesinde oldukları, çok parlak oldukları söylenmiş.وقالوا لهم بأنهم أذكياء
"Asla bir odadaki en parlak kişi olma" ve biz de öyle değildik.Đừng bao giờ cố là người giỏi nhất trong phòng. Và đúng là như thế,
"Asla bir odadaki en parlak kişi olma" ve biz de öyle değildik.Jangan pernah menjadi orang terpandai di sebuah ruangan, dan kami bukan orang terpandai.