Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.Αλλά στην Επιπεδοχώρα του Άμποτ, τα κοντινά αντικείμενα είναι φωτεινότερα, έτσι μπορούν να δουν το βάθος.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.אבל בארץ השטוחה של אבוט, עצמים קרובים הם בהירים יותר, וכך הם רואים עומק.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.لكن في رواية الأرض المسطحة، فإن الأشكال الأقرب تبدو أكثر لمعانا، وهذه هي الطريقة التي ترى بها العمق.
Ancak Abbott'un Düzlemler Ülkesi'nde yakın nesneler daha parlak olur, böylece derinliği algılarlar.近くにある物ほど明るく見えるので これで奥行きを感じることができます それで三角形は正方形とは違って見え
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumBilo je takoj odprla svetlo prihodnost, čiščenje obrite mladim kolegom, ki so ga zaprosili, naj v.
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumDet blev straks åbnet af en lys udseende, glatbarberet ung fyr, der bad ham om at gribe ind
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumDet var omedelbart öppnas av en ljus ut, slätrakad ung man, som bad honom att kliva in
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumĐó là ngay lập tức mở cửa sáng, đồng nghiệp trẻ, cạo sạch, yêu cầu anh ta bước.
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumE 'stato immediatamente aperto da un luminoso aspetto, ben rasato giovane, che gli ha chiesto di passo in
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumEs wurde sofort von einem hell-suchen, glattrasierten jungen Kerl, der geöffnet forderte ihn auf Schritt in.
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumEzt azonnal nyitotta fényes külsejű, borotvált fiatalember, aki kérte, hogy erősítsék be
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumHet werd meteen geopend door een helder ogende, gladgeschoren jonge kerel, die vroeg hem naar stap binnen
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumIl a été immédiatement ouverte par un brillant avenir, rasé jeune homme, qui lui a demandé d'intensifier po
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordum그것은 순식간에 사람 밝고 보이는, 수염을 말끔히 깎은 젊은 친구에 의해 오픈 인치 단계로 물었 더니
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumSe abrió al instante por un brillante futuro, bien afeitado joven, que le pidió que le paso pulg
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumSe oli heti avasi kirkkaan näköisiä, sileäksi ajeltu nuori mies, joka pyysi häntä askel tästä
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumSykesがに彼に尋ねた "ありがとう、"ホームズは私だけここからに行くとどのように尋ねることを望む"と言った。
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumTo bolo okamžite začalo jasne vyzerajúci, hladko oholený mladých kolegov, ktorí požiadal ho, aby zakročiť
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumTo było od razu otworzył jasny przystojny, gładko ogolony człowiek młody, który poprosił go o krok w
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumTo bylo okamžitě zahájeno jasně vypadající, hladce oholený mladé kolegy, kteří požádal ho, aby zakročit
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumΉταν αμέσως άνοιξε με ένα λαμπρό μέλλον, καθαρό-ξυρισμένο νέους συναδέλφους, οι οποίοι του ζήτησε να βήμα in
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumБуло миттєво відкрито яскравий красивий, чисто виголений молода людина, яка попросив його крок дюйма
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumБыло мгновенно открыто яркий красивый, чисто выбритый молодой человек, который попросил его шаг дюйма
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumТя незабавно е била открита от светло към бъдещето, гладко избръснат младеж, който Попитах го да се намеси.
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumהוא נפתח באופן מיידי על ידי בחור מבריק למראה המגולח למשעי, צעירים, וביקש ממנו להתערב
Anında bir parlak görünümlü, temiz tıraşlı genç araştırmacı, tarafından açıldı içeri adım sordumوافتتح على الفور من قبل زميل مشرق يبحث الحليق ، والشباب ، الذين طلبت منه التدخل.
A notu verilip, öğrencilere A seviyesinde oldukları, çok parlak oldukları söylenmiş.D-level študentom dali A-čka. povedali im že sú na A-leveli, povedali im,že im prislúcha bystrosť.
A notu verilip, öğrencilere A seviyesinde oldukları, çok parlak oldukları söylenmiş.Học sinh lớp D, cho chúng điểm A bảo với chúng rằng chúng điểm A, bảo chúng rằng chúng thật sáng dạ.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.(41:23) Il laisse après lui un sentier lumineux; L`abîme prend la chevelure d`un vieillard.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.( 41 : 23 ) Và bỏ lại sau nó đường cày đi sáng_sủa ; Người_ta có_lẽ tưởng rằng vực sâu là tóc bạc .
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.(41:23) Và bỏ lại sau nó đường cày đi sáng sủa; Người ta có lẽ tưởng rằng vực sâu là tóc bạc.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.41:24 Nach ihm leuchtet der Weg; er macht die Tiefe ganz grau.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.(41:24) оставляет за собою светящуюся стезю; бездна кажется сединою.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Após si deixa uma vereda luminosa; parece o abismo tornado em brancura de cãs.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.ga után világos ösvényt hagy, azt hinné [valaki,] a tenger megõszült.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Ia meninggalkan bekas tapak kaki yang bercahaya, laut diubahnya menjadi buih yang putih warnanya
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.În urmă el lasă o cărare luminoasă; şi adîncul pare ca pletele unui bătrîn.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.자기 뒤에 광채나는 길을 내니 사람의 보기에 바닷물이 백발 같구나
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Svetlo stezo za sabo dela, da se kaže kakor glava osivela.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Tras de sí hace resplandecer un sendero; como si el océano tuviera blanca cabellera
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Αφινει οπισω την πορειαν φωτεινην ηθελε τις υπολαβει την αβυσσον ως πολιαν.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.Оставя подир себе си светла диря, Тъй щото някой би помислил, че бездната е побеляла от старост.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.אחריו יאיר נתיב יחשב תהום לשיבה׃
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.يضيء السبيل وراءه فيحسب اللج اشيب.
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.他 行 的 路 隨 後 發 光 、 令 人 想 深 淵 如 同 白 髮
Ardında parlak bir iz bırakır, İnsan enginin saçları ağarmış sanır.他 行的 路隨 後 發光 、 令 人 想 深 淵 如同 白髮
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Archimédův text je jednou tmavý a podruhé světlý.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Arkimedes' skrift er mørk på et billede og lyst på et andet.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Az Arkhimédész-féle szöveg az egyiken sötét, a másikon világos.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.De Archimedestekst is donker in een beeld en helder in het andere.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Der Archimedes-Text ist dunkel auf dem einen und hell auf dem anderen Bild.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.El texto de Arquímedes es oscuro en una imagen y brillante en otra.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Il testo di Archimede è scuro in una copia e chiaro nell'altra.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.아르키메데스의 글이 한 사진에서는 어둡게 나오고 다른 사진에서는 환하게 나오는 거죠
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Le texte d'Archimède est sombre dans une image et clair dans l'autre.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.O texto de Arquimedes é escuro numa das imagens e brilhante na outra.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Tekst Archimedesa jest ciemny na jednym, a jasny na drugim.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Το κείμενο του Αρχιμήδη είναι σκούρο στη μία εικόνα και φωτεινό στην άλλη.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Текст же Архимеда тёмный на одном снимке и светлый на другом.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Текстът на Архимед е тъмен при единия образ и ясен при другия.