Atbaşı Bulutsusu'nun altında yer alan parlak noktalar, henüz oluşum aşamasındaki genç yıldızlardır.De lysande punkterna i Hästhuvudnebulosans bas är unga stjärnor som just håller på att bildas.
Üstnovalar o kadar parlaktır ki kısa süre içinde bulunduğu gökadanın tamamından daha parlaktır.Supernovor är så kraftfulla att de för en kort period kan lysa starkare än hela galaxen de befinner sig i.
Bu derece bir sonraki yıl 4,33 atlayan Parlak tarafından geçilmişti.Samma år hoppade han även 2,33 utomhus.
Bir yıldızın parlaklığı yarıçapı ve yüzey sıcaklığı ile belirlenir.En stjärnas luminositet beror på storleken och yttemperaturen.
Dişiler daha büyüktür ve erkeklere göre daha parlak renkleri vardır.Andra exempel är дороже (av дорогой dyr), богаче (av богатый rik) och чище (av чистый ren).
Büyüleyici güzelliği ve parlak zekâsı sayesinde büyük bir nüfuz sahibi oldu.Hennes rykte och hennes uppenbara skönhet orsakade mycket uppmärksamhet.
Parlaklık dalgalanmaları, 0,4-3 gün süresinde 0,1 kadirdir.De pulserar med en period på 0,1 till 1 dygn.
Yıldızın değişen parlaklığa sahip oluşu bu durumu açıklıyor.Darrande ton Tindrande stjärna Minns du den gången?
Grubun en parlak gökadası sarmal gökada M109'dur.Den ljusaste galaxen i denna grupp (sett från jorden) är spiralgalaxen M109.
En parlak dönemini Antalyaspor'da geçirmiştir.Den är allra tydligast på lekande hanar.
M109, Büyük Ayı takımyıldızı yönünde bulunan ve 50'den fazla gökada içeren M109 Grubu'nun en parlak üyesidir.M109 är den ljusaste galaxen i M109-gruppen, en galaxgrupp som man tror består av mer än 50 galaxer.
M96, M96 Grubu'nun en parlak gökadasıdır.M96 ingår i M96-hopen och är dess mest ljusstarka galax.
Her iki ölçekte de en parlak yıldızlar eksi kadir sınıfında yer alır.Båda dessa ljusa stjärnor har minst en närmare följeslagare klassificerad i huvudserien.
16 kadir parlaklığa sahip merkezi yıldız 0,7 Güneş kütlesi ve bulutsu ise 0,15 Güneş kütlesine sahiptir.Centralstjärnan med en magnitud på 16 har omkring 0,7 solmassor och nebulosan själv omkring 0,15 solmassor.
En verimli ve parlak dönemini MÖ 78 ile M.S. 14 yılları arasında yaşamıştır.Jag vandrat länge trött och matt 78.
Gözleri iri ve parlaktır.Ögonen är stora och grönskimrande.
Yaşamlarının sonuna doğru gittikçe parlaklıklarını kaybeder ve kara cüce hâline dönerler.Vid slutet av deras liv blir de helt enkelt allt mer ljussvaga och övergår till sist till svarta dvärgar.
O parlak ışıktan korunmalıdır, fazla su içmemelidir ve geceyarısından sonra yemek yememelidir.Skötselråden är enkla: inte mata den efter midnatt och att undvika solljus och vatten.
Döngünün sonlarına doğru yaklaştıkça, önemli ölçüde daha parlak olacak.Ju närmare de kommer fram till sanningen desto mer svävar deras liv i fara.
Birincil bileşeni, tayf sınıfı B8V olan mavi devin görünen parlaklığı +5,48 kadirdir.Av spektralklassen att döma, B8V, ska den kallas blåvit.
Alnitak Aa, büyük kütleli ve çok parlak bir yıldızdır.En hyperjätte är en stjärna med en enorm massa och extremt hög ljusstyrka.
Parlaklık sınıfı I ve spektral sınıf B9 veya daha öncekilere sahiptirler.Вони мають клас світності I та спектральний клас B9 або вищий.
Pek parlak bir öğrenci değildi.Він не був хорошим учнем.
18.yy. sonuna doğru Charles Messier en parlak 109 bulutsuyu içeren bir katalog derledi.До кінця XVIII століття Шарль Мессьє склав каталог, що містив 109 яскравих туманностей.
M12'de bulunan en parlak yıldız 12'lik parlaklığa sahiptir.Найяскравіші зірки М12 мають видиму зоряну величину 12 m .
En parlak yıldızı α Sculptoris, 4.31 kadir parlaklığında, SX Arietis-tipi bir değişen yıldızdır.Найяскравіша зоря сузір'я — α Скульптора, змінна зоря типу SX Овна 4,31 m.
Aslan I, takımyıldız içindeki en parlak yıldız olan Regulus'tan sadece 12 yay-dakika uzaklıktadır.Лев I візуально розташована всього за 12 кутових мінут від Регула, найяскравішої зорі сузір'я Лева.
Grimsi-kızıl olan yeni yapraklar sonradan parlak yeşile dönerler.«Грін-картки» нового зразку знову стануть зеленими.
Öldükten sonra zamanla bu parlaklık kaybolur.По закінченню цього часу гілки просто відмирають.
Her gece Annabel Lee'yi hayal eder ve gözlerinin parlaklığını yıldızlarda görür.Щоночі, він мріє про Аннабель Лі та уявляє, як він лежить поруч з нею в її ж могилі на березі моря.
Gökyüzünden görünen en parlak kuasar, Virgo takım yıldızındaki 3C 273’tür.Найяскравішим квазаром на небі є 3C273 в сузір'ї Діва.
Albüm, genellikle 90lar rap müziğinde en parlak başarılardan biri olarak görülür.Альбом часто визнають одним з головних досягнень реп-музики 90-их.
Bıçak parlaklığını kaybetmeye başlamıştır.Путивль же почав занепадати.
En parlak yıldızlar birinci derece, güçlükle görülebilen yıldızlar ise altıncı dereceydi.Найяскравіші зорі належали до першої величини, найтьмяніші — до шостої.
Oyun parlak ve esprili karikatür tarzı animasyonlara ve çeşitli tuhaf silahlara sahiptir.Гра виділяється яскравою та смішною мультяшною анімацією та різноманітним арсеналом незвичайної зброї.
Zamanı, Selçukluların son parlak devri idi.Підпільне було останньою Запорозькою Січчю.
Bulutsudaki en parlak yıldız 8,24 görünür parlaklığıyla iyi bir dürbünle kolayca gözlenebilir.Найяскравіші зірки мають видимий блиск +8,24, їх можна побачити в добрий призматичний бінокль.
Görünür parlaklığı 11,33 kadir olan yıldız, bu nedenle çıplak gözle görülemez.Видима зоряна величина зорі становить 11,7, через що її не видно неозброєним оком.
Daha parlak olan Cor Caroli ile birlikte "güney köpeği"ni oluştururlar.Разом з яскравішою зорею Кор Каролі, пара формує «південного пса» у цьому сузір'ї.
Yine de, bazı amatör gözlemciler yakın ve parlak açık küme NGC 752 tarafından yanıltılabilirler.Можливо, саме він згрупував її разом із розсіяним скупченням NGC 752.
Sonuç olarak, parlaklık hep aynıdır.Послідовність функцій завжди однакова.
Kütikula, yaprağın üst yüzeyinde genelde daha kalındır, bu nedenle oranla daha parlak gözükür.Своє волосся вона зав'язує на резинку в хвіст нагору, тому виглядає ще страшніше.
Ancak parlak bir sezon geçirmedi ve ligde 10. oldular.Команда СКА провела не надто вдалий сезон у першій лізі, посіла лише 10-е місце.
Gümüş gibi parlaktır.Бояться срібла.
Bu evde, Londra'nın en parlak ve arızalı tipleri ile tanıştı.Він хотів, щоб цей будинок був найкрасивішим й незвичайним в посаді.
Tipik parlaklık dalgalanmaları 0,1 büyüklüğü aşmamaktadır.Звичайно кількість неметалічних включень в сталі не перевищує 0,1%.
Parlak bir hukukçu olarak göze battı.Але у підозрюваного дуже хороший адвокат.
Kırmızı, alaş veya kızıl; parlak gökkuşağının en dışındaki renk.Червоногарячий, крива́во-черво́ний або яскраво-червоний — найяскравіший відтінок червоного кольору.
Messier 37, Arabacı takımyıldızındaki üç açık yıldız kümesi içinde en parlak olanıdır.М37 - найяскравіше з трьох знаменитих розсіяних скупчень Візничого.
Kan parlak kırmızıydı.Кров була яскраво-червона.
Topluluk en parlak dönemini 1957-1972 yılları arasında yaşadı.Театр пережив найяскравіший період між 1957-1972 роками.
1984 yılı, Demir’in en parlak yıllarından biri oldu.1984 рік був одним із найяскравіших років Деміра.
Beta Pictoris (β Pic, β Pictoris) Pictor takımyıldızının en parlak ikinci yıldızıdır.Beta Pictoris (β Pic / β Pictoris) je druhá nejjasnější hvězda v souhvězdí Malíře.
En parlak olduğu dolunay evresinde Ay'ın görünür kadir derecesi yaklaşık −12,6'dır.Během nejjasnějšího úplňku může mít Měsíc magnitudu asi −12,6.
Soluk merkezî yıldız değişkendir ve parlaklığı 12 ile 16 kadir arasında değişmektedir.Magnituda proměnné centrální hvězdy se mění v rozsahu od 12 do 16.
Bilinen en az parlaklığa sahip yıldızlar NGC 6397 kümesinde yer alırlar.Nejméně zářivé hvězdy, jaké jsou momentálně známy, se nacházejí ve hvězdokupě NGC 6397.
Sumo güreşçileri ise küpeçiçeği ("fuşya") rengi gibi oldukça parlak renklerde kimonolar giyer.Zápasníci sumo někdy nosí i kimono v docela jasných barvách jako je fuchsiová.
Takımın en parlak yıldızı (alfa yıldızı) olan Procyon, geceleyin görülen gökyüzünün yedinci parlak yıldızıdır.Jeho nejjasnější hvězdou je Prokyon, který je 7. nejjasnější hvězdou na noční obloze.
Gökyüzündeki dördüncü en parlak radyo kaynağıdır (1400 MHz) seviyesinde.Nachází se zde čtvrtý nejsilnější rádiový zdroj na obloze.
Türüne bağlı olarak, kendi parlaklığı, birkaç yıldan birkaç saate kadar değişikler gösterir.V závislosti na jejich typu se jejich zářivost může měnit v časovém měřítku od několika hodin po několik let.