Bilinen en az parlaklığa sahip yıldızlar NGC 6397 kümesinde yer alırlar.كما أن النجوم الأقل إضاءة والتي نعرفها تقع في مجال التجمع المغلق لـ NGC 6397.
Düzgün yansıma, ışığın ayna gibi parlak yüzeylerden basitçe ve öngörülebilir bir şekilde yansımasıdır.تعكس الأسطح اللامعة كالمرآة الضوء بصورة بسيطة ومتوقعة.
Kalsiyum kromat (CaCrO4) parlak sarı renkli bir katıdır.كرومات الكالسيوم (CaCrO4) (بالإنجليزية :Calcium chromate ) هي مادة صلبة صفراء زاهية اللون .
Bu sıcaklık G-tipi bir yıldıza sarı renkli bir parlaklık verir.هذه الحرارة يعطيها توهج أصفر لنجم G-نوع.
Bunun yanı sıra, bu yeni noktalar hedef hücrelerine yapıştıklarında da daha parlak hale geliyorlar.هذا بالإضافة إلى أن تلك النقاط الكمومية الجديدة تصبح أكثر فلوريةٍ عندما تلتحم بالخلايا المستهدفة.
Heykeltıraş takımyıldızında üçüncü kadirden daha parlak yıldız bulunmamaktadır.ليس لأي من نجومها ضوء أقوى من الدرجة الثالثة.
Oysa yapay uyduların parlaklığı yıldız gibidir.مثاله الآية الأولى من سورة الهمزة ﴿ويل لكل همزة لمزة﴾.
Büyük Köpek takımyıldızı, gece gökyüzündeki en parlak yıldız olan Sirius'u içerir.الكلب الكبير (سيريوس) هو ألمع نجمة في سماء الليل.
Ay gibi parlak demektir.مثل طور القمر.
Grubun en parlak üyesi 11,8 kadir büyüklüğüyle NGC 3193'dür.أكبر مجرة في المجموعة هى المجرة NGC 92 من القدر 13.8.
Nikah töreni pek parlak oldu.الأستاذ كافى عريس.
Lakabı Şihâbeddin (dinin parlak yıldızı) ve İmâdeddin (dinin direği) ve Şeyh-i Büzürk’tür (ulu şeyh).يقال للإضافة بالعبرية سميكوت (סמיכות ) وللمضاف نسمك (נִסְמָךְ) وسومك (סוֹמֵךְ) للمضاف إليه.
Tipik parlaklık dalgalanmaları 0,1 büyüklüğü aşmamaktadır.لا تتجاوز سماكتها البصرية العادية 0.1.
M57, Çalgı takımyıldızında yer alır, parlak bir yıldız olan Vega'nın güneyinde bulunur.يقع م57 في كوكبة القيثارة Lyra جنوب أسطع نجم فيها المسمى Vega.
Kadınlardan biri parlak yeşil elbise içindedir ve saçları turuncudur.من بينهم سيدة تلبس ثوبا أحمرا تجلس في العشب الأخضر وشعرها مضفر.
Lise eğitimindeki aksaklıklar ve kişisel isteksizliği yüzünden parlak bir eğitim hayatı olmadı.ولم تكن حياته التعليمية لامعة بسبب التخلف الذي في التعليم الثانوي وعدم رغبته الشخصية في ذلك.
En parlak gökada, eliptik gökada olan NGC 4696'dır (~11m).أشد مجرة في ذلك التجمع لمعانا المجرة الحلزونية NGC 4696 ذات قدر ظاهري ~11.
Parlak rüyalar hızlı göz hareketi ile birlikte görülür.تُرى معظم الأحلام ذات التفاصيل الحية الواضحة خلال نوم حركة العين السريعة.
Gümüş gibi parlaktır.حسبه مثلها فضة.
Parlak fikirleri vardır.ولا يزال في فكرة آراء رائعة بالطبع.
Parlak kırmız renklidir ve 186 °C'de ergiyen kristaller oluşturur.وهو ذو لون أحمر غامق وبشكل بلورات ذات درجة انصهار 186° م.
Bu sayede öncelikle parlaklığın yönünü belirleyebilme becerisini kazanmışlardır.سعى في المقام الأول لتحديد صلاحيات البطريرك.
Parlaklığı 1.000 ile 100.000 kat arası artar.بذلك تنشأ أعداد من 0000 إلى 1001 .
Parlak, metalik beyaz renklidir.وهو فلز لين أبيض لامع.
Dörtlünün toplam görünen büyüklüğü neredeyse 13 kadir ve grubun en parlak üyesinin büyüklüğü 14 kadirdir.تشبه بشكل كبير أم أربعة وأربعين، ولكنها على الأرجح من المجموعة الشقيقة للدودة الألفية.
Gece gökyüzünde görülebilen en parlak küresel kümedir.وتعتبر أكبر مجرة مرئية من الأرض، من حيث المساحة التي تغطيها في السماء ليلا.
(Ancak bu kadar parlak aydınlık düzeyleri göze zarar verbilir.)ولكن كيف يمكن لامرئ أن يكون متبلد الأحاسيس إلى هذه الدرجة؟.
Kozalaklar önceleri parlak kırmızı menekşe, olgunlaşınca sarımsı kahverengiye döner.تظهر عصابة القلنسوة الحمراء أولاً حين تسرق بنكاً.
Öldükten sonra zamanla bu parlaklık kaybolur.وحينما تكون الظاهرة ذات بعد سئها.
Bu yıldız sabahları ortaya çıkan en parlak yıldızdır.أنه أول نجم ساطع ستجده في ذلك الاتجاه.
Diğer vücut tüyleri siyah ve metalik parlaklık gösterir.أنتج الجهاز باللونين الفضي والأسود.
Ptolemy, üç yüz elli sene sonra, onun Antares kadar parlak olduğunu söyledi.قال بطليموس في وقت لاحق بعد 350 سنة أن النجم كان مشرق مثل قلب العقرب.
Sistemin en parlak üyesinin büyüklüğü 4,81 kadirdir.ذروة القوة البصرية لهذا الزوج هو 2.81.
En parlak olduğu dolunay evresinde Ay'ın görünür kadir derecesi yaklaşık −12,6'dır.وبالمقارنة، فإن القمر الكامل كما يراه من الأرض يكون أكثر إشراقا إلى حد كبير في الحجم −12.7.
Senin parlak bir geleceğin var.لديك مستقبل مشرق.
Bu lambanın çok parlak bir ışığı var.يصدر هذا المصباح ضوءا ساطعا.
Her gece Annabel Lee'yi hayal eder ve gözlerinin parlaklığını yıldızlarda görür.Cada noite, ele sonha com Annabel Lee e vê o brilho de seus olhos nas estrelas.
Ay'ın en belirgin yönü parlak ve karanlık bölgeleri arasındaki kontrast farkıdır.O aspecto distinto da Lua é o contraste entre as zonas claras e escuras.
Jüpiter her iki kutbunda da parlak ve sürekli bir gün ağarmasına sahiptir.Júpiter possui auroras persistentes e brilhantes em ambos os polos.
Beta Pictoris (β Pic, β Pictoris) Pictor takımyıldızının en parlak ikinci yıldızıdır.Beta Pictoris (β Pic, β Pictoris) é a segunda estrela mais brilhante da constelação de Pictor.
Gökyüzünden görünen en parlak kuasar, Virgo takım yıldızındaki 3C 273’tür.O quasar que parece ser mais brilhante no céu é 3C 273, na constelação de Virgem.
Bilinen en az parlaklığa sahip yıldızlar NGC 6397 kümesinde yer alırlar.As estrelas menos luminosas atualmente conhecidas estão localizadas no aglomerado NGC 6397.
Kümenin parlak merkezi çekirdeği yaklaşık 7 parsek (22.8 ışık yılı) bir çapa sahiptir.O núcleo central brilhante do aglomerado tem um diâmetro de cerca de 7 parsecs (22,8 anos-luz).
Düşük yüzey parlaklığına sahip galaksiler aslında oldukça yaygındır.Galáxias de brilho superficial baixo são bastante comuns.
1963 yılından bu yana Gama Orionis ve bir dizi parlak yıldız, parlaklık standardı olarak kullanılmıştır.Em 1963, Gamma Orionis foi incluída num conjunto de estrelas brilhantes como padrão de luminosidade.
Etkin sıcaklık ve bolometrik parlaklık, yıldızın kimyasal bileşimine bağlıdır.Tanto a temperatura efetiva quanto a luminosidade bolométrica dependem da composição química da estrela.
En parlak yıldızlar parlaklıkları 6 ile 6,5 arası mavi-beyaz yıldızlardır.Suas estrelas mais brilhantes são branco-azuladas com magnitude de 6 a 6,5.
Parlak siyah renktedir.Possui um coloração negra brilhante.
Furikake genellikle parlak ve renklidir.O furikake normalmente é colorido e brilhante.
Messier 49, başak kümesi'nin en parlak üyelerindendir.Messier 49 é o membro mais brilhante do Aglomerado de Virgem.
Parlaklık ya da gözlemlenen yoğunluk yönün işlevi değildir.A luminosidade ou intensidade observada não é função da direção.
Fakat NGC 6543'te moleküler hidrojen emisyonu, dış halenin iç kenarında parlak olarak görünür.No caso da NGC 6543 a emissão de hidrogênio é mais intensa no limite interior do halo exterior.
Ey parlak yıldız, seherin oğlu, Göklerden nasıl da düştün!"Como caíste do céu, ó estrela da manhã, filho da alva!
Vampir Riley Biers, romanda uzun boylu, kaslı, parlak kırmızı gözlü ve sarışın olarak tasvir edilmiştir.Como um vampiro, Riley Biers é alto e musculoso com olhos vermelhos brilhantes e cabelos loiros.
Sonbaharda yapraklar parlak sarı renge döner ve hemen sonra (1-15 gün arasında) dökülürler.Estes cogumelos são cultivados em palha de arroz camas colhidos imaturos e, antes de abrir as tampas.
Ay gibi parlak demektir.Brilha La Luna.
Pek parlak bir öğrenci değildi.Nunca foi grande aluno.
(Önceleri fotoğraf parlaklığı ile görsel parlaklık arasındaki fark olarak tanımlanmaktaydı).(Ela afirma que essa gravidez foi planejada, diferente da primeira).
Bu zamanlarda Almanya da araştırma için ekonomik koşullar pek de parlak değildi.Na Alemanha aquelá época, com certeza as coisas não estavam bem.
Görünen parlaklığı, 1,59 ile 1,64 kadir aralığında değişmektedir.Sua magnitude aparente muda entre 1,59 e 1,64.