Makamın Özelliği: Nevâ makamı parlak bir makam değildir.Она испытывает явное удовлетворение от того, что никто, кроме неё, не занимает этого высокого положения.
Aslan I, takımyıldız içindeki en parlak yıldız olan Regulus'tan sadece 12 yay-dakika uzaklıktadır.Лев I расположен всего в 12 угловых минутах от Регула, самой яркой звезды в созвездии Льва.
Genel olarak daha sıcak olan yıldızlar daha parlaktır.Обычно более горячие звёзды являются более яркими.
Hemen hemen tüm figürler parlak renklidir ve zengindir detaylara sahiptir.Практически все рисунки ярко раскрашены и богаты деталями.
M94, 16 ile 24 gökada içeren M94 Grubu'nun en parlak gökadasıdır.M94 является одной из самых ярких галактик в пределах группы M94, содержащей от 16 до 24 галактик.
Oysa yapay uyduların parlaklığı yıldız gibidir.Так образуется звезда типа Т Тельца.
18.yy. sonuna doğru Charles Messier en parlak 109 bulutsuyu içeren bir katalog derledi.К концу XVIII столетия Шарль Мессье составил каталог, содержащий 109 ярких туманностей.
O parlak ışıktan korunmalıdır, fazla su içmemelidir ve geceyarısından sonra yemek yememelidir."Не мочить водой, держать подальше от яркого света, и никогда не кормить после полуночи.")
Alnitak Aa, büyük kütleli ve çok parlak bir yıldızdır.Кра́сный сверхгига́нт — сверхгигант, массивная и очень большая звезда.
Eleonora'nın ölümünün ardında ise, Rengârenk Otlar Vadisi sıcaklığını ve parlaklığını yitirir.После смерти Элеоноры, однако, прекрасная долина начинает терять свою прелесть и тепло.
Kıvılcım gerilimi, parlak bir yaya neden olan gerilimdir.Техники огня: Стихия огня: Расцветающее большое пламя (яп.
Ufukta Ay’dan veya Venüs ve Jüpiter gibi parlak gezegenlerden gelen yeşil çakma da gözlenebilir.Зелёный луч можно наблюдать и с Луны, и на ярких планетах на горизонте, в том числе на Венере и Юпитере.
Futbol dönemi pek parlak geçmemiştir.Футбольный турнир складывался непросто.
Ay gibi parlak demektir.Ярко светила луна.
Değişen Yıldız, parlaklıkları zaman içinde değişen yıldızlardır.Переменная звезда — звезда, блеск которой изменяется со временем.
Düşük yüzey parlaklığıyla oldukça büyük bir gezegenimsi bulutsudur.Является крупной планетарной туманностью с низкой поверхностной яркостью.
Pek parlak bir öğrenci değildi.Я не был хорошим учеником.
NGC 4388, enerjik ve parlak bir çekirdeğe sahiptir, bu nedenle etkin gökada olarak sınıflandırılır.Галактика NGC 4388 классифицируется как активная, так как обладает ярким активным ядром.
Spike'ın vampir yaşamı diğerinden çok daha parlaktır kuşkusuz.Кровь Юки привлекает вампиров сильнее, чем чья-либо ещё.
Gökyüzünden görünen en parlak kuasar, Virgo takım yıldızındaki 3C 273’tür.Самым ярким квазаром является 3C 273 из созвездия Девы.
Dolunay Ay'ın tam bir daire olarak dolgun, parlak görüldüğü evredir.Луна в полнолунии имеет вид полностью освещённого круга.
Arma da kullanılan çok canlı renk bulunmaktadır bunlar ülkeleri için parlak bir geleceği işaret etmektedir.Яркие цвета герба также предназначены, чтобы указать на яркое будущее для островов.
M12'de bulunan en parlak yıldız 12'lik parlaklığa sahiptir.Ярчайшие звезды M 12 имеют видимую звёздную величину 12m.
Bulutsudaki en parlak yıldız 8,24 görünür parlaklığıyla iyi bir dürbünle kolayca gözlenebilir.Самые яркие звёзды имеют видимый блеск +8,24, их можно увидеть в хороший призменный бинокль.
Sesler yukarı doğru çıktıkça sesler parlaklaşır.Когда же вода выливается, то высота звука повышается.
Tipik parlaklık dalgalanmaları 0,1 büyüklüğü aşmamaktadır.Обычно частота гаплоидии не превышает 0,1%.
Erkekleri, parlak turuncuyla süslüdür.Самцы окрашены ярче самок.
Güney coğrafi kutbu tepe noktasında ise kutup yıldızı sayılacak parlak bir yıldız yoktur.В южном полушарии нет яркой полярной звезды.
Kan parlak renklidir.Смотрите, моя кровь гениальна.
Burak son derece parlak bir kariyer yarattı kendine.Кажется, его ожидает блестящая карьера.
Büyük Köpek takımyıldızı, gece gökyüzündeki en parlak yıldız olan Sirius'u içerir.Си́риус Астрономия Сириус — ярчайшая звезда ночного неба.
En parlak gökada, eliptik gökada olan NGC 4696'dır (~11m).Самая яркая галактика — эллиптическая галактика NGC 4696 (~ 11 видимая звёздная величина).
Y sinyali resimdeki parlaklığı gösterir.См. здесь изображение знака.
Gömlek altında kapalı kalan kısmı ise ay gibi parlaktı.Посередине передней части обшлагов располагалось такое же шитьё, как и на парадном мундире.
Konuşmazken bile o parlak dişlerini tek tek göstermeyi becerebilir.Когда он говорит, двигаются только его зубы.
Kaygan ve parlak bir yüzeyi vardır.Они имеют блестящую и немного прозрачную поверхность.
Çiçekleri âdetâ gökteki yıldızların parlaklığını aksettiriyor.Реклама теперь будет появляться в образе звёзд на небе.
1957-1958 sezonu Osasuna için parlak bir yıl oldu.Трудным получился сезон 1957/58.
Toz halindeki magnezyum kolayca tutuşur ve parlak bir alevle yanar.Магниевая стружка легко загорается от искр и быстро горит жарким пламенем.
Kıçı ve kuyruk sokumu siyah, kuyruğu parlak yeşil ve mordur.Лицо бесперое и чёрное, хвост длинный и серый.
Parlaklık ve renk açısından onu hiçbir saydam taş ile kıyaslamak mümkün değildir.Соус может быть подан как в холодном, так и в тёплом (но не горячем) виде.
İslam öncesi dönemin parlak ve önde gelen şairlerinden sayılır.Это старинная и даже древняя привилегия поэтов.
Messier 37, Arabacı takımyıldızındaki üç açık yıldız kümesi içinde en parlak olanıdır.M 37 — самое яркое из трёх знаменитых рассеянных скоплений Возничего.
Bu durumlar beraber göze alınınca neden günsel yaşantımızda bu parlak noktayı görmediğimizi açıklıyor.И если все же да, можем ли мы сделать такой же вывод в случае нашей повседневной жизни?
Parlak yay ve noktalar ana ovallerin içerisinde düzensiz bir şekilde bulunurlar.Яркие дуги и пятна время от времени появляются внутри основных овалов.
Ülker, parlaklığı sayesinde, şehirden bile gözlenebilir.С его вершины как на ладони можно было созерцать весь город.
Göz parlaklığını kaybeder, arkaya doğru çöker.Она оканчивается на заднем конце слепо.
Parlak galaksilerin çoğu ömürlerinin son milyar yıllarında böyle kökten bir değişikliğe uğramazlar.Количество сверхмассивных эллиптических галактик в единице объёма почти не меняется за последние 8 млрд лет.
Bunun sayesinde kristal, bir pırlanta kadar parlak bir görünüme sahip olur.При этом весь кратер приобрёл облик тёмного глаза со светлым зрачком.
Parlak ışığa ihtiyacın vardı.Освещение должно быть ярким.
Nikah töreni pek parlak oldu.Церемония бракосочетания была очень пышной.
Gündüzler o gökyüzünden daha parlak, geceleri ise bulutlardan daha soluk olurdu.Днём она светла — светлее неба, ночью темна — темнее тучи.
Atbaşı Bulutsusu'nun altında yer alan parlak noktalar, henüz oluşum aşamasındaki genç yıldızlardır.Яркие пятна в основании туманности Конская Голова — это молодые звёзды, находящиеся в процессе формирования.
Prosoma parlak koyu renkte olup gözlerinden itibaren siyah kenarlı orta şeritlidir.Шапочка цветная и спускается до середины глаз.
1990'lı yıllar takım için pek parlak geçmedi.В девяностые годы команда не имела серьёзных успехов.
İS 1066'da gökyüzünde parlak bir kuyrukluyıldız görünmüş ve bu alışılmadık olay insanları çok korkutmuştu.Зимой 1664 года на небе была видна яркая комета, и лондонцы опасались, что она предвещает ужасные события.
Kalp şeklindeki yüz genellikle parlak beyazdır ancak bazı alt türlerde ise kahverengidir.Оперение на теле всегда тёмное, при этом некоторые подвиды частично коричневые.
Bir yıldızın parlaklığı yarıçapı ve yüzey sıcaklığı ile belirlenir.يتم تحديد لمعان النجم بواسطة نصف قطره ودرجة حرارة سطحه.
İlk sonuçlar pek parlak değildi.كانت النتائج المبكرة غير مبشرة جدًا.
Masa takımyıldızında parlak yıldız yoktur, en parlak yıldızı α Mensae'nin görünür parlaklığı 5.09 kadirdir.كوكبة الجبل لا تحتوي على نجوم ساطعة، اسطع نجم هو الفا الجبل Alpha Mensae قدرة الظاهري 5.09.