Ana içeriğe geç
Sözlük

parlak ile cümle

parlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Parlak siyah gözleri vardı.Elle avait l’œil brillant et noir.
O parlak bir fikir.C'est une brillante idée.
Gece gökyüzünde çok parlak uçan şeyler gördüm.J'ai vu quelque chose de très brillant voler dans le ciel nocturne.
Parlak ışık gözleri bozar.La lumière vive blesse les yeux.
Parlak bir gelecek sizi bekliyor.Un brillant avenir vous attend.
Parlak bir gelecek seni bekliyor.Un brillant avenir t'attend.
İşleri çok parlak gitmiyor.Ses affaires ne sont pas brillantes.
Aşağıda en parlak RV Tauri yıldızları listelenmiştir.Les plus brillantes étoiles de type RV Tauri sont listées ci-dessous.
R Sct tabloda verilenden daha az parlak olabilir.R Sct pourrait être moins lumineuse que ne l'indique le tableau.
Hannibal'in bu girişiminin başarısı öylesine parlaktı ki Kartacalılar bu işlemi birkaç kez yinelediler.Le succès de cette entreprise fut si total que les Carthaginois la répétèrent plusieurs fois.
Gökyüzündeki dördüncü en parlak radyo kaynağıdır (1400 MHz) seviyesinde.Elle est la quatrième source radio astronomique la plus intense (observée à 1400 MHz).
Bilinen en parlak kuasarlar her yıl 1000 güneş kütlesine eşit madde yutar.Les quasars les plus brillants sont connus pour dévorer 1 000 masses solaires de matière par an.
Bıçak parlaklığını kaybetmeye başlamıştır.Le club commence à perdre de son lustre.
Dişiler daha büyüktür ve erkeklere göre daha parlak renkleri vardır.La femelle est plus grande, de coloration plus claire.
Ay gibi parlak demektir.La luminosité de la Lune.
Dört yıldızın en parlak olanı 5,13 kadir büyüklüğüyle C bileşeni yani Teta1 Orionis C'dir.La plus brillante des quatre étoiles est Theta1 Orionis C (en), avec une magnitude apparente de 5,13.
G5II spektral sınıfından sarı süperdev bir yıldızdır ve Güneş'ten 150 kez daha parlaktır.C'est une géante lumineuse jaune de type spectral G5II 150 fois plus lumineuse que le Soleil.
1990'lı yıllar takım için pek parlak geçmedi.La fin des années 1990 n'était pas brillante pour la compagnie.
Omega Centauri en parlak olanlarından biridir.Omega du Centaure est parmi les plus gros.
2000/2001 sezonu Plushenko için çok parlak oldu.La saison 2004/2005 est toutefois difficile pour Plushenko.
En parlak eliptik dönen değişen yıldız Spica'dır (α Virginis).La variable ellipsoïdale la plus brillante est Spica (α Virginis).
Nikah töreni pek parlak oldu.Le mariage est brillant.
Yine de, bazı amatör gözlemciler yakın ve parlak açık küme NGC 752 tarafından yanıltılabilirler.C'est une nébuleuse à émission assez brillante et distincte située près de l'amas ouvert NGC 7510.
Sovyetler parlak bir zaferin başlangıcına hazırlanıyordu.Les soviétiques prennent un départ en fanfare.
En parlak yıldızlar parlaklıkları 6 ile 6,5 arası mavi-beyaz yıldızlardır.Ses étoiles les plus brillantes sont bleu-blanc et de magnitude comprise entre 6,0 et 6,5.
Hafif boğukça fakat parlak bir ses çıkarır.C'était chaud, on faisait du bruit évidemment.
Parlaklık ya da gözlemlenen yoğunluk yönün işlevi değildir.La luminance énergétique ou l'intensité observée n'est pas fonction de la direction.
Sonuç olarak kabaca her 1,1 milyar yılda bir yüzde on oranında parlaklığı artmaktadır.Ainsi le Soleil élève sa luminosité de 10 % tous les 1,1 milliard d'années.
Pi3 Orionis, Avcı'nın elinde tuttuğu kalkanın en parlak yıldızıdır.Pi3 Orionis est l'étoile la plus brillante du bouclier que porte Orion.
Tipik parlaklık dalgalanmaları 0,1 büyüklüğü aşmamaktadır.Les variations de luminosité ne dépassent pas habituellement 0,1 magnitude.
2014 tarihinde, Kahramanlar Günü 'nde İkinci Sınıf En Parlak Ödülü kendisine takdim edildi.Le jour des héros 2014, elle reçut l'Ordre du Soleil le plus brillant, deuxième classe.
2009-10 sezonu Nobre için çok parlak geçmedi.Sa saison 2009-2010 n'est pas brillante.
Anas discors: Parlak yeşil.Article détaillé : The Brilliant Green.
Özellikle köle ticaretinin sağladığı zengin ve parlak bir dönem yaşandı.Il devint riche et puissant notamment dans le commerce des esclaves.
Geleceği çok parlak olarak gösteriliyor.L’avenir s’annonce radieux.
Bu takımyıldızda dördüncü kadirden daha parlak yıldız yoktur.Cette constellation ne possède pas d’étoiles plus brillantes que la 4e magnitude.
Bu derece bir sonraki yıl 4,33 atlayan Parlak tarafından geçilmişti.La plus brillante est Alrisha-A avec une magnitude apparente de 4,33.
Bu yıldızlardan en önemlisi ve en parlak olanı Deneb'dir ve yaz üçgeninin üç yıldızından biridir.Des trois étoiles du triangle d'été, Deneb est la moins brillante.
Parlak yay ve noktalar ana ovallerin içerisinde düzensiz bir şekilde bulunurlar.Des arcs brillants et des spots apparaissent sporadiquement à l'intérieur de l'ovale principal.
Her ikisi de B-tipi yıldız olan çiftin parlaklığı sırasıyla 6,62 ve 6,66 kadirdir.Toutes deux sont des étoiles naines d'environ 7 masses solaires, de type B et de magnitudes 6,62 et 6,66.
1981 sezonu Piquet için çok parlak bir sezon oldu.1984 a été la première saison de fouille.
Kariyerinin en parlak dönemlerini Cibona Zagreb ve Efes Pilsen'de geçirmiştir.Il a passé le plus clair de sa jeunesse à Saskatchewan et Alberta.
Altılık çok parlak bir takımyıldız değildir.Le Sextant est une constellation très peu lumineuse.
Parlaklığı, ışığı ve güzelliği sembolize eder.C'est la vérité, c'est la beauté et c'est le bonheur.
İsmini parlak sarı gözlerinden alır.Ils s'en distinguent par leurs yeux jaune doré.
Tırnaklar kalınlaşarak parlaklığını kaybederler.Parallèlement les épaulières semblent avoir perdu leur doublure.
1902-1927 arasında sanatının en parlak devrini yaşadı.De 1902 à 1907, il collectionna les résultats les plus édifiants.
Gellar'ın en parlak dönemi 1992'den sonra başlar.La première édition du rallye voit le jour en 1992.
En parlak gökada, eliptik gökada olan NGC 4696'dır (~11m).La galaxie la plus brillante est la galaxie elliptique NGC 4696 (magnitude apparente de 11 environ).
Düşük sıcaklığı ve yüksek parlaklığı, Antares'in bir dev yıldız olduğunu göstermektedir.Sa faible densité et son albédo élevé semblent indiquer que Prométhée est un astre glacé très poreux.
Hayvan büyüdükçe, renginin güzelliği ve parlaklığı azalır, kıvırcık bukleler kaybolur.Une fois l'anneau parti, la magie et la beauté de la Lórien diminuèrent et elle se dépeupla lentement.
2010 yılında yayınlanan Mahpeyker filminde Başak Parlak canlandırmıştır.Elle apparait dans les documentaires de 2010 Too Much Pussy!
Çok parlak bir öğrenciydi.Il fut un élève très brillant.
Ancak Sararer'in Stuttgart kariyeri parlak geçmedi.À Salonique, l'armée de Sarrail ne donne aucun résultat.
Tayf sınıfı G8 IIIa olan sarı dev yıldızın görünen parlaklığı +3,81 kadirdir.L'équipage des brise-glace de la classe Atle passe ainsi de 41 hommes à 18 hommes.
M96, M96 Grubu'nun en parlak gökadasıdır.Ducati présente la M696.
Kentin bu parlak dönemi Roma eğemenliği döneminde de devam etmiştir.La ville continue à prospérer durant la période de la conquête romaine.
Yaklaşık olarak 4,5 kadirlik bir görünen parlaklığa ulaşması beklenmektedir.À ce moment, elle atteint une magnitude apparente d'environ 4,5.
O parlak bir fikir.Ésa es una idea brillante.
O, parlak bir fikirdir.Ésa es una idea brillante.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod