parasız ile cümle

parasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Annesi parasızlıktan ölmüştür.La mère mourut d'affliction.
Cordelia beş parasız kalmış ve kendisine yeni bir kariyer yapmak istemektedir.Lafaille mettra cinq jours à redescendre seul avec un bras cassé.
Ben parasız yapamam.No puedo hacerlo sin dinero.
Parasız kaldı.Él se quedó sin dinero.
Parasız hayatta kalamazsın.No puedes sobrevivir sin dinero.
Parasız hayatta kalamazsınız.No podéis sobrevivir sin dinero.
Parasız ve unutulmuş bir şekilde birkaç ay sonra ölür.Muere olvidada y en la más absoluta miseria pocos años después.
Parasızdır ve neredeyse her zaman küçümsenir.Es muy grosera y siempre la menosprecia.
Zaten ömrümce parasız yatılı okudum.El desembargo de la hacienda desde hace años.
Ana madde: Rusya'da eğitim Rusya, anayasal olarak tüm vatandaşlara parasız eğitim sunmaktadır.Rusia: Decreto prohibiendo la importación de todos los libros extranjeros.
Eğitim; 12 yaşına kadar parasız ve zorunludur.La educación es gratuita y obligatoria hasta los 16 años.
O, beş parasız değil.Lei non è senza un quattrino.
De Tounens 1871 yılında parasız kalmış ve Fransa'ya dönerek anılarının ikinci cildini yayımlamıştır.Finiti i soldi nel 1871, De Tounens tornò in Francia, dove pubblicò una seconda serie delle sue memorie.
Örnek 2: O beş parasızın teki!Due imbroglioni e... mezzo!
Parasız Yatılı, Füruzan.Povere pensioni, in Sbilanciamoci.
1940 yılında annesini kanserden kaybedene kadar Brenywood Parasız Okulu'nda okudu.Dean fu iscritto alla scuola pubblica Brentwood finché sua madre morì di cancro all'utero nel 1940.
Kuponu getiren müşteriye bir bardak Cola parasız veriliyordu.Il giocatore che commetteva un errore veniva costretto a bere un altro bicchiere.
İnsan parasız yaşayamaz.Без денег нельзя выжить.
Parasız kaldı.У неё закончились деньги.
İlk üç gün köprü geçişi parasız idi.Первые два дня проезд был бесплатным.
Ve her ikisi de parasızdır.Но они оба не свободны.
Örnek 2: O beş parasızın teki!Часть пятая: два больших обмана.
Bu boş kırsal arazi her gün halka parasız olarak açıktır.Поэтому днём любая пустыня кажется безжизненной.
İmparator, askerlere uygulanan veraset vergi muafiyetini kaldırdı, hatta bazen onları parasız bıraktı.В то же время император урезал выплаты денег войскам, если вообще не приостановил их.
Büyük bir maddi krize girer ve beş parasız kalırlar.На это уйдёт 5 крейцеров, и у меня ещё останутся деньги.
2007 yılında çıkarılan bir yasayla parasız, zorunlu olmayan eğitim süresi 18 yaşına kadar yükseltilmiştir.في عام 2007 صدر قانون لزيادة التعليم الإلزامي المجاني ليكون حتى 18 سنة من العمر.
Afganistan Anayasası 43. maddesine göre, devlet okulları parasızdır ve ilköğretim zorunludur.بحسب الفصل 43 من دستور الكونغو الديمقراطية لعام 2005، فإن التعليم مجاني وإجباري.
Eğitim; 12 yaşına kadar parasız ve zorunludur.التعليم إلزامي ومجاني حتى سن ال 16.
Karol, yalnızca karısını değil, karısıyla ortak olduğu güzellik salonunu da yitirmiş ve beş parasız kalmıştır.لم يتزوج كارل في حياته وليس لديه أقرباء، وذهبت ثروته الضخمة التي تركها لصالح الجمعيات الخيرية.
Parasızlık nedeniyle sık sık tren altında seyahat etti ve uyudu.وعلى علم واسع بها تركب في الخلف من العربة وغالباً ما تكون نائمة فيها.
Ayrıca parasız görev yapan dersiâmları da vardır.Também há universidades privadas que se auto-financiam.
Kendi ifadesiyle döndüğünde durumu "hasta, üzgün ve parasız" idi.Em seguida disse: "Por isso adoeceis e morreis .
Eğitim; 12 yaşına kadar parasız ve zorunludur.A educação no Suriname é gratuita e obrigatória até os 12 anos de idade.
Piyasadaki pek çok mal ihtiyaç sahiplerine parasız dağıtılmaktadır.Há vários no mercado a custos bem acessíveis.
Mali yönden de serbest davranamayan kral, parasızlık sorununun üzerinden gelemedi.O sistema financeiro ineficaz e antiquado da França não poderia financiar essa dívida.
Zaten ömrümce parasız yatılı okudum.Sinds een aantal jaar is het gehucht onbewoond.
1881'de eğitimin parasız olmasını sağladı.In 1881 verliet hij de opleiding ongediplomeerd.
Parasız ve unutulmuş bir şekilde birkaç ay sonra ölür.Het heeft geen mond en sterft na enkele uren.
Ve her ikisi de parasızdır.Oboje są bez grosza.
İlk üç gün köprü geçişi parasız idi.Przez pierwsze trzy dni przejazd tramwajami był darmowy.
15 yaşından küçük çocuklara, gebe ve emziren annelere parasız olarak günde yarım litre süt dağıttı.Dzieci, matki karmiące i chorzy otrzymywali ponadto pół litra mleka dziennie.
"Ben, evden kaçmak için, gizlice parasız yatılı sınavına girdim.Za udzielanie się w kołach wolnomyślicielskich został wydalony z uczelni.
1940 yılında annesini kanserden kaybedene kadar Brenywood Parasız Okulu'nda okudu.Uczęszczał do szkoły podstawowej w Brentwood do roku 1940, kiedy to jego matka zmarła na raka.
1929'da tiyatrosu parasızlık yüzünden kapanır.W 1929 roku teatr zaprzestał działalności z uwagi na trudności finansowe.
Süreya, 1947-48 döneminde İstanbul'daki Haydarpaşa Lisesinde parasız yatılı öğrenci olarak öğrenim görmüştür.Liceum Haydarpaşa w Stambule, do którego Süreya uczęszczał w latach 1947-48.
Buralarda yoksul halka, öğrencilere ve yolculara parasız yemek verilirdi.В пересувних їдальнях годували дітей, студентів та інвалідів.
Charlie, evsiz ve beş parasız bir serseridir.Сара залишається сиротою та без грошей.
Ve her ikisi de parasızdır.Обидва вони багатошарові.
İlk üç gün köprü geçişi parasız idi.Рух по мосту було перекрито на три дні.
Ortaöğretim parasızlaştırıldı; okul kitapları bakanlıkça bastırıldı.Уряд підтримував їх субсидіями; крім того, навчання в школах було платним.
"Ben, evden kaçmak için, gizlice parasız yatılı sınavına girdim.В своєму обійсті відвів безоплатно приміщення для двокласної школи.
1929'da tiyatrosu parasızlık yüzünden kapanır.V roce 1929 divadlo zaniklo kvůli hospodářským potížím.
2007 yılında çıkarılan bir yasayla parasız, zorunlu olmayan eğitim süresi 18 yaşına kadar yükseltilmiştir.În 2007 s-a adoptat o lege de extindere a învățământului gratuit neobligatoriu până la vârsta de 18 ani.
Ve her ikisi de parasızdır.Ambele sunt gratuite.
Charlie, evsiz ve beş parasız bir serseridir.Charlie este șomer și are puține perspective de angajare.
Ve her ikisi de parasızdır.Mind a kettő ingyenes.
Şaban da parasız kalır.Szapolyai sem tétlenkedett.
Ve her ikisi de parasızdır.He ovat kummatkin työttömiä.
Yalnız, parasız ve çocukluğundan kalma sağlık sorunları da dahil pek çok sorunla uğraşmak zorunda kalır.Monilla lapsilla on kehitysvamman lisäksi muitakin terveysongelmia.
Yalnız, parasız ve çocukluğundan kalma sağlık sorunları da dahil pek çok sorunla uğraşmak zorunda kalır.Από τη γέννησή του είχε πολλά προβλήματα υγείας και δυσμορφία.

İlgili Sayfalar