paraşüt ile cümle

paraşüt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1 Mart - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.1 de marzo: Albert Berry salta de un aeroplano para probar el primer paracaídas.
1912 - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.1912: Albert Berry salta de un aeroplano para probar el primer paracaídas.
Grubun eski vokalisti Miky Mono, 2010’da bir yamaç paraşütü kazasında hayatını kaybetti.Desafortunadamente, el ex-vocalista Miky Mono murió en octubre de 2010 en un accidente de paracaídas.
Birden Jin onları çağırır, çünkü Hurley ile beraber ağaçtan sarkan paraşütün işaret ışığını bulurlar.Jin los llama repentinamente, con Hurley han descubierto la luz y el paracaídas colgando inmóviles del árbol.
Tam istasyondan ayrılacağı sırada, paraşütün iplerinin istasyona dolanmış olması sebebiyle uzaklaşamaz.Cuidado ese día, está prohibido el estacionamiento en el lado de la vía del tren.
Paraşüt Piyade Taburunun bir bölümünden oluşmuş planörcüler, 550.Con Grupo Autobuses Línea 514 de Almirante Brown.
Paraşütçü subay oldu.Un patrón de parada.
İkinci komut ise ana paraşütlerin çıkartılmasıdır.En una sala blanca la principal prioridad es la eliminación de partículas.
Bu sayede helikopter tarafından kolaylıkla kaldırılabilir veya paraşüt yardımı ile indirilebilir.Es fácilmente aerotransportable, mediante helicóptero o lanzado en paracaídas.
Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri Paraşüt askeri.Ala, unidad militar de los ejércitos del aire.
1936'da bir paraşüt kulesi inşa edildi ve aşırı faaliyetler için kullanıldı.Nel 1936 fu costruita una torre di paracadute per le attività estreme.
Çalışma prensibi serbest paraşüt gibidir.Il pilotaggio è in tutto simile a quello del parapendio da volo libero.
Rukov, 1988 yılında İngilizce, Arapça ve İspanyolca öğrenip Spetsnaz'a paraşütçü olarak katılmıştır.Rokov conosce l'inglese, lo spagnolo e l'arabo, e si è unito agli Specnaz come paracadutista nel 1988.
Paraşütle atlamayı başardı, fakat Rumlar tarafından esir alındı.L'equipaggio si salvò lanciandosi con i paracadute, ma venne imprigionato con l'accusa di spionaggio.
Babası tarafından paraşüt eğitimine gönderildi.I suoi studi di astronomia gli furono impartiti dal padre.
Paratroopers: Amerika ordusunu paraşütçüleri.Geronimo! per i paracadutisti degli Stati Uniti d'America.
Prens Philippe, savaş pilotluğu, paraşütçü ve bir komando olarak sertifika aldı.Ha ottenuto le ali da pilota di caccia, il certificato da paracadutista e un comando.
HiRISE, 25 Mayıs 2008 tarihinde Mars yüzeyinde paraşütle iniş yapmış Phoenix'i görüntüledi.Il 25 maggio 2008 HiRISE ha fotografato il Phoenix Mars Lander durante la sua fase finale di discesa su Marte.
2,5 km yükseklikte Vostok 1'in ana paraşütü açılır.A 65 km di altezza si aprì il paracadute principale.
Paraşütle indirilen birlikler hızla ülkeyi işgal etti.Le forze filo-russe presero rapidamente l'edificio.
Leonardo Da Vinci'nin paraşütle ilgili çizimleri mevcuttur.Codici di Leonardo da Vinci.
Uçaktaki iki pilot paraşüt ile atladı.В живых остался второй пилот, который выпрыгнул с парашютом.
Yere iniş esnasında paraşüt kullanılmaktadır.При посадках используют парашют.
Yürüyüş, kano sporu, uçuş, paraşütçülük ve jimnastikle ilgilenmektedir.Увлекается пешим туризмом, греблей на каноэ, пилотированием, парашютным спортом, гимнастикой.
Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri Paraşüt askeri.Джеронимо! — боевой клич воздушных десантников США.
25 Ekim 1983 sabahı Amerikalı paraşütçüler adaya indirilmeye başladı.Утром 20 июля итальянцы предприняли попытку десанта на остров.
Uçuş Doktorluğu ve Paraşüt uzmanlığı aldı.Производятся учебно-тренировочные прыжки с парашютом.
HiRISE, 25 Mayıs 2008 tarihinde Mars yüzeyinde paraşütle iniş yapmış Phoenix'i görüntüledi.25 мая 2008 года HiRISE запечатлела момент спуска аппарата «Феникс» на поверхность Марса.
İsrail paraşütçü taburunun komutanı Albay Yoav Shaham İsrail tarafının kaybıydı.Новым главой Генштаба армии Израиля стал генерал-десантник Авив Кохави.
Paraşütle atlamayı başardı, fakat Rumlar tarafından esir alındı.Вильке выпрыгнул на парашюте, однако попал в плен.
Havaalanlarına indirilen paraşütçüler, yoğun bir direnişle karşılaştı.Высадившийся парашютный десант встретил ожесточённое сопротивление.
1936'da bir paraşüt kulesi inşa edildi ve aşırı faaliyetler için kullanıldı.تم بناء البرج في سنة 1926، وقد تم استخدامه لأشياء عديدة.
Paraşüt dağıtım çantası, her bir ana paraşüt katı roket güçlendiricisinin batmaması için geliştirildi.لقد تطورت مشتقات التجارية لدارة القمر لمحول الحمولة الثانوية لمركبة الإطلاق المتطورة غير المرتجعة الكبيرة.
Uçaktan ayrılan koltuk bir paraşüt açarak pilotun güvenle yere inmesini sağlar.Ela retorna ao assento do piloto e com segurança o avião pousa.
O kişi paraşütçü kardeşin olduğu sürece.Atualmente é um velejador paraolímpico.
Ülkedeki iki paraşüt kulesinden biridir.Um dos dois mirantes do Parque.
Daha sonra mekikten ayrılmış ve Atlantik okyanusuna paraşütle düşmüşlerdi.Por sequência, atravessa esse estado e desagua no Oceano Atlântico.
Tam istasyondan ayrılacağı sırada, paraşütün iplerinin istasyona dolanmış olması sebebiyle uzaklaşamaz.Pois por alguma razão a nave não iria se juntar à estação.
Eylül 1983'te paraşüt kazasından sonra tıbbi nedenlerle uzay programından emekli oldu.Ele deixou o programa espacial em 1979 por razões médicas.
Yamaç paraşütü turizmi ile ünlüdür.É um parque muito conhecido pelo ecoturismo.
Akyaka’nın kuzeyindeki Sakartepe'de ise yamaç paraşütçülüğü yapılabilir.Na cidade de Arica inclusive, pode-se encontrar um casino.
Paraşütçü Piyade Alayı (Dove Operasyonu).Brigada de Infantaria Leve (Aeromóvel).
X-7'nin yere inişi bir paraşüt ayrdımıyla yapılmaktaydı.Dit was X-7 die een uitweg zocht.
241 Amerikan deniz piyadesi ve 58 Fransız paraşütçü öldü.Bij de aanslag verloren 299 mensen, waaronder 220 Amerikaanse mariniers en 58 Franse paratroopers, het leven.
1797 yılında Andre Jacques Garner bir sıcak hava balonundan ilk paraşüt atlayışını gerçekleştirmiştir.Op 22 oktober 1797 deed de Fransman André-Jacques Garnerin de eerste parachutesprong vanuit een luchtballon.
O kişi paraşütçü kardeşin olduğu sürece.Sindsdien is het een zelfstandige parochie.
Bu model hava birlikleri (paraşüt birlikleri) için üretilmişti.Deze variant werd alleen gebouwd voor de PVO (luchtverdedigingskrachten).
Daha sonra uçaktan paraşütle atladı ve rotadan birkaç km saparak iniş yaptı.Daarna reed hij ook de Italiaan eraf op een paar kilometer van de streep.
Ancak, paraşütü Home Guard yakınlarında bir noktaya indi.De straaljager boorde zich naast een huis in de grond.
Doktor ve Osgood tam zamanında paraşütle oradan kurtulur.Parker en Ruth ontkomen tijdig.
Babası tarafından paraşüt eğitimine gönderildi.Lacépède werd onderwezen door zijn vader.
2,5 km yükseklikte Vostok 1'in ana paraşütü açılır.Op 2.5 km hoogte ontvouwt de hoofdparachute van de capsule.
2 km yükseklikten (paraşütle) atıldı.Hij werd op 2 km hoogte gedropt.
Paraşütçü Piyade Alayı (Dove Operasyonu).Batalionu Motocykli (rankiem).
Aynı zamanda, paraşütle atlama yapılırken yapıldığı da görülmüştür.Ale jak powiedziałem, jest on niestety sparaliżowany.
Uçaktaki iki pilot paraşüt ile atladı.Pilot ratował się skokiem na spadochronie.
Bu sırada hobi olarak paraşütçülüğe başladı.Hobbystycznie zaczęła uprawiać spadochroniarstwo.
Daha sonra mekikten ayrılmış ve Atlantik okyanusuna paraşütle düşmüşlerdi.Agena uległa zniszczeniu, a jej fragmenty wpadły do Atlantyku.
Yamaç paraşütü, yelken kanata göre daha ucuz temin edilebilir ve eğitimi daha kolaydır.Szacowano, że latarnia morska byłaby tańsza niż statek i pomysł szybko zaakceptowano.
Çekme ipi bulunan ilk paraşüt ABD'de 1908 yılında yapılmıştır.Po raz pierwszy dławik do ograniczania prądów zwarcia zastosowano w USA w 1908 roku.

İlgili Sayfalar