paraşüt ile cümle

paraşüt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İçerisinden paraşütün harekete geçirilebilme olasığımız olan bir penceremiz var.There is this window of opportunity within which we can deploy the parachute.
EB:Eğer paraşütü çok erken açarsak, paraşütün kendisi başarısız olabilir.EB: If you fire the 'chute too early, the parachute itself could fail.
Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Now the spacecraft actually has to decide when it's going to get rid of its parachute.
Eğer giriş yapacaksak, paraşütleri test etmek zorundayız.If we are doing entry, we have to do tests of parachutes.
Videoda paraşütün yırtıldığını gördünüz.You saw in the video a parachute breaking.
Paraşüt atlama ya da sigara içmeye başladığınızda, tehlikeyi küçümsersiniz.So once you take up skydiving or smoking, you downplay the risks.
Efsane, yıllar boyu çok sayıda dağcı, motokrosçu, yamaç paraşütçüsü ve trekkingciyi cezbetti.The myth has attracted numerous mountaineers, dirt bikers, paragliders and hikers over the years.
Yeniden yapılanma kapsamına Kurtlar ve Vaşaklar adlı bir hava paraşüt birliği de girecek.An air force parachute corps known as the Wolves and Lynxes will take part in the restructuring.
Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte, yamaç paraşütü tutkunları da Amfiklia’ya geliyor.The onset of warm weather also brings paragliders to the Amfiklia cliffs.
1936'da bir paraşüt kulesi inşa edildi ve aşırı faaliyetler için kullanıldı.In 1936, a parachute tower was built and used for extreme activities.
Daha sonra 504. Paraşüt Piyade Alayı, 82. Hava İndirme Tümeni'ne komuta etti.He then commanded the 504th Parachute Infantry Regiment, 82nd Airborne Division.
Askeri uçaklar genellikle fırlatma koltukları veya paraşütlerle donatılmıştır.Military aircraft are often equipped with ejection seats or parachutes.
Paraşütçü-Panzer Tümeni 1.The Fallschirm-Panzer-Division 1.
Patlamanın tesirini ölçmek için paraşütle düşen mikrofonlar geliştirdi.He developed microphones that were dropped by parachute to measure the effect of the blast.
Savaş sırasında bir paraşütçü tugayı, Adan'ın tümenine transfer edilecekti. Kalman Magen'in 252.A paratrooper brigade would be transferred to Adan's division during the course of the battle.
Zırhlı kuvvetler daha sonra paraşütçüleri kurtardı.Armored forces later extricated the paratroopers.
Kısa bir süre sonra Sovyet paraşütçüleri Tallinn televizyon kulesini ele geçirdi.Shortly afterwards Soviet paratroops seized the Tallinn television tower.
Ünite, Yamaç paraşütünün karabinalarla tutturulduğu büyük bir sırt çantası gibi giyilir.The unit is worn like a large backpack to which a Paraglider is attached through carabiners.
Paramotor yapmanın en zor yanı, kanadı (yamaç paraşütü) yerde kontrol etmektir.The most difficult aspect of paramotoring is controlling the wing (paraglider) on the ground.
Kısa süre sonra 19 kez paraşütle atlamasını tamamladı ve paraşüt eğitmeni statüsünü kazandı.Soon she earned the status of parachute instructor after completing her 19th parachute jump.
Gerbier olayı öğrendiğinde, yolculuğunu kısa keser ve Fransa'nın kırsalına paraşütle atlar.When Gerbier learns of the event, he cuts his trip short and parachutes into France's countryside.
Orlan-10 İHA'nın paraşütle inişiUAV Orlan-10 lands by parachute
Paraşütçü kaskı, paraşütçüler ve hava kuvvetleri tarafından kullanılan bir tür miğferdir.A paratrooper helmet is a type of combat helmet used by paratroopers and airborne forces.
Şehirde Rus paraşütçüler ile Ukraynalı savunucular arasında şiddetli çatışmalar yaşandı.[1][2]Heavy fighting between the Russian paratroopers and Ukrainian defenders occurred in the city.[4][5]
Ali ayrıca Türk Hava Kurumu'nda eğitim gördü ve orada paraşütçülük yaptı.Ali also studied at the Turkish Aeronautical Association and practiced parachuting there.
Eylül 1944'te Market Garden Operasyonu sırasında binlerce paraşütçü indi.Thousands of paratroopers descend during Operation Market Garden in September 1944.
Dağ bisikleti ve yamaç paraşütü gibi sporlar da ayrıca yapılabilecek sporlar arasındadır. [2]Sports such as mountain biking and paragliding have also been introduced.[2]
Yeniden girişten sonra kapsül, Bahamalar açıklarında Kuzey Atlantik Okyanusu'na paraşütle indi.After re-entry, the capsule landed by parachute on the North Atlantic Ocean off the Bahamas.
Thornton, tahliye sırasında paraşütü açılamayınca anında öldü.Thornton was instantly killed in the evacuation when his parachute failed to open.
Thornton daha sonra arızalı bir paraşütle uçaktan atladı ve öldü.Thornton then jumped out of the plane with a faulty parachute and died.
Çekoslovak Ordusu'na paraşütçü olarak katıldı ve müfreze lideri olarak görev yaptı.He joined the Czechoslovak Army as a paratrooper, serving as a platoon leader.
Bu küçük gezegen, adını Sovyet paraşütçü Ljuba Berlin'den (1915–1936) almıştır.This minor planet was named after Soviet parachutist Ljuba Berlin (1915–1936).
Yamaç ParaşütüParagliding
Kourion, Kıbrıs'ta önemli bir yamaç paraşütü bölgesidir ve yılın çoğu gününde uçulabilir.Kourion is a major paragliding site in Cyprus and is flyable on most days of the year.
X-7'nin yere inişi bir paraşüt ayrdımıyla yapılmaktaydı.Die X-7 landete schließlich an einem Fallschirm.
241 Amerikan deniz piyadesi ve 58 Fransız paraşütçü öldü.Dabei wurden 241 US-Soldaten und 58 französische Fallschirmjäger getötet.
Bir yamaç paraşütünü sırt çantası gibi alıp taşımak mümkündür.Sie konnte abgesessen auch wie ein Rucksack auf dem Rücken getragen werden.
Yere iniş esnasında paraşüt kullanılmaktadır.Zur Landung wird ein Fallschirm benötigt.
Louis Lenormand, Montpellier Gözetleme Kulesi'nden atlamak için ilk defa paraşüt kullanmıştır.Louis-Sébastien Lenormand vollführt Fallschirmabsprünge vom Turm des Observatoriums in Montpellier.
Yani bir paraşüt grevi görür.Hierzu wird ein Paradekorbschläger geführt.
Kaptan Winters (Damian Lewis):"Biz paraşütçüyüz, biz her zaman kuşatılırız" der.W. Weinert, „Ich möchte, daß sie Euch alle immer nahe bleiben ...“.
1 Mart - Albert Berry, bir paraşüt ile uçaktan atlayan ilk kişi oldu.1. März: Der US-Amerikaner Albert Berry springt als erster Mensch mit einem Fallschirm aus einem Flugzeug.
Uçaktan atlayan pilotun Suriye Haber Ajansı (SANA) paraşütle atlayarak kurtulmayı başardığını yazdı.Nach syrischen Angaben konnte der Pilot sich mit dem Schleudersitz retten.
1981 yılında, zırhlı paraşüt tugay komutanı oldu.Zuletzt war er 1981 Mannschaftskapitän.
Akyaka’nın kuzeyindeki Sakartepe'de ise yamaç paraşütçülüğü yapılabilir.Im nahen Yalu-Park kann man Autoscooter fahren.
Ancak, paraşütü Home Guard yakınlarında bir noktaya indi.Il sauta en parachute près de chez moi.
Bu olayda Türk pilot kendisini paraşütle kurtarabildi ancak Yunan pilot olay yerinde hayatını kaybetti.Alors que le pilote Turc réussit à s'éjecter en toute sécurité, le pilote Grec y perdit la vie.
Bu sayede helikopter tarafından kolaylıkla kaldırılabilir veya paraşüt yardımı ile indirilebilir.Il peut être facilement transporté, même par hélicoptère, ou parachuté.
241 Amerikan deniz piyadesi ve 58 Fransız paraşütçü öldü.Bilan : 241 marines américains et 61 parachutistes français de la Force multinationale sont tués.
Bu kuvvet sayesinde paraşütün hızı kesilmektedir.Quelle est la vitesse de cette particule ?
Uçaktaki iki pilot paraşüt ile atladı.Le pilote saute en parachute.
24 Eylül'de ay toprağı taşıyan kapsül paraşütle Kazakistan topraklarına iniş yaptı.Il est de retour sur Terre le 24 mai 2011 au Kazakhstan à bord de la même capsule.
Paraşütçü Piyade Alayı (Dove Operasyonu).Infanterie-Division (motorisiert).
Daha sonra uçaktan paraşütle atladı ve rotadan birkaç km saparak iniş yaptı.Il se dirige ensuite vers le vaisseau spatial, qui vient de prendre son envol à quelques mètres du sol.
O kişi paraşütçü kardeşin olduğu sürece.Elle fait alors partie du Tout-Paris collaborateur.
Daha sonra mekikten ayrılmış ve Atlantik okyanusuna paraşütle düşmüşlerdi.Elle s'est ensuite déversée dans l’océan Atlantique.
Paratroopers: Amerika ordusunu paraşütçüleri.Geronimo! (en) pour les parachutistes américains.
Tom'un paraşütü açılmadı.El paracaídas de Tomás no se abrió.
Rukov, 1988 yılında İngilizce, Arapça ve İspanyolca öğrenip Spetsnaz'a paraşütçü olarak katılmıştır.Rukov aprendió inglés, árabe y español y se unió a los spetsnaz como paracaidista en 1988.
Bu olayda Türk pilot kendisini paraşütle kurtarabildi ancak Yunan pilot olay yerinde hayatını kaybetti.El piloto del avión turco sobrevivió al accidente, pero el piloto griego murió.

İlgili Sayfalar