parçalanmış ile cümle

parçalanmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yuan Shikai'nın 1916 yılındaki ölümünün ardından Çin, politik olarak parçalanmıştı.Nach dem Sturz der Regierung von Yuan Shikai im Jahre 1916 begann seine Karriere als Kriegsherr.
Parçalanmış bir bayrak rüzgarda dalgalanmaya devam ediyor.Un drapeau en lambeaux qui continue de flotter au vent.
Monoglobe, Grand Theft Auto: Chinatown Wars oyununda parçalanmıştır.Alderney n'apparait pas dans Grand Theft Auto: Chinatown Wars.
Parçalanmış cesetler vardı.Des corps déchiquetés furent retrouvés.
Arazi çeşitli nehirlerin vadileri ile hayli parçalanmıştır.La région est entaillée par les vallées de nombreuses rivières.
Topraklar sık sık bir akarsu ağıyla parçalanmıştır.La terre a souvent besoin d'être corrigée avec du sable.
Parçalanmış ceset ertesi gün bulundu.On retrouvera le lendemain son corps déchiqueté.
Mozağin eksik bölümleri, resimli yüzeyin parçalanmış bir tablo gibi görünmesine sebep oluyordu.Les cheveux en désordre semblent percer la surface du tableau.
Sonia'nın Sonic kadar hızlı gitmesini sağlayan bir motosikleti vardır(36.bölümde parçalanmıştır).Sonia tiene una moto de color rosa que puede ir tan rápido como Sonic (ésta fue destruida en el episodio 36).
Yuan Shikai'nın 1916 yılındaki ölümünün ardından Çin, politik olarak parçalanmıştı.Tras la muerte de Yuan Shikai en 1916, volvió a China.
Cesedi kesilip parçalanmış ve köpeklere verilmiştir.Despellejados vivos, sus genitales fueron cortados y tirados a los perros.
Çocuk.korkunç bir şekilde parçalanmıştı ve her yerinden kanlar fışkırıyordu.En todo momento, sufría dolor horrible y estaba sangrando mucho de la cara.
Atın altında bir askerin parçalanmış cesedi vardır.Un despiadado combatiente montado en el cadáver de un caballo.
Genişlemeye devam eden Moğol İmparatorluğu Kubilay Han'ın ölümüyle parçalanmıştır.L'impero mongolo continuò ad espandersi, ma alla morte di Kublai Khan si disgregò.
Günsche'ye, cesetlerin "yakılmış ve parçalanmış" olduklarını bildirdi.Fece rapporto a Günsche dicendogli che i corpi erano già carbonizzati e lacerati.
Bu platolar yer yer parçalanmış ve yarılmıştır.Le piramidi secondarie sono chiuse ed in rovina.
Tüm kontür üzerinde alınan integral bu parçalanmış her kontür üzerindeki integrallerin bir toplamıdır.Nota che l'insieme vuoto è un sottoinsieme di tutti gli insiemi.
Parçalanmış ceset ertesi gün bulundu.Il suo corpo straziato fu rinvenuto il giorno successivo.
Bilge Kağan Kitabesi hem devrilmiş, hem de parçalanmıştır.Il fabbricato ristorante (buffet) risulta dismesso e in rovina.
Bitki örtüsü bakımından yoksun olan bu dağ, derin vadilerle parçalanmıştır.Эти холмы преимущественно состоят из известняка, сверху покрытого небольшим слоем почвы.
Parçalanmış cesetler vardı.Сломленные тела.
Monoglobe, Grand Theft Auto: Chinatown Wars oyununda parçalanmıştır.Проект получил название Grand Theft Auto: Chinatown Wars.
Cesedi kesilip parçalanmış ve köpeklere verilmiştir.Он был казнён, и его тело был брошено собакам.
Çekoslovakya parçalanmış ve Avrupa'da savaş tehlikesi o gün için ortadan kaldırılmıştır.Затем дивизия начала движение к Чехословакии, но в это время война в Европе завершилась.
Parçalanmış ceset ertesi gün bulundu.Тело погибшей было найдено на следующий день.
Çocuk.korkunç bir şekilde parçalanmıştı ve her yerinden kanlar fışkırıyordu.Ямы засы́пали только слегка, и через песок проступала кровь.
Büyük Britanya baskısıda artınca, Eylül 1942'de İtalyan Doğu Afrika'sı parçalanmıştır.بعد احتلالها من قبل قوات الحلفاء في 1941, شرق أفريقيا الإيطالية أصبحت مقسمة.
Parçalanmış cesetler vardı.وقد تم تشويه بعض الجثث.
Monoglobe, Grand Theft Auto: Chinatown Wars oyununda parçalanmıştır.Huang Lee é o protagonista de Grand Theft Auto: Chinatown Wars.
Cesedi kesilip parçalanmış ve köpeklere verilmiştir.Seu corpo não foi sepultado e foi abandonado para ser despedaçado por pássaros e cães.
Taifal grupları, yerleşik olmaya parçalanmış bir yaşam formunu sürdürmüşlerdir.Famílias que trouxeram um pouco do jeito interiorano de morar.
Böylece, akrabalıklar kaybolmuş, aileler parçalanmıştır.Agora, séculos se passaram, e os laços familiares são quebrados.
Bu son grup daha sonra parçalanmış ve diğer iki gruba katılmıştır.Die laatste werd inmiddels opgeheven en is verdeeld onder de twee andere.
Böylece, o zamana kadar dört ligin bulunduğu 104 yaşındaki Football League parçalanmış oldu.Dit betekende een einde aan een periode van 104 jaar met vier divisies in de Football League.
Beagle-2 ise arızalanıp parçalanmıştı.Pepijn II werd verslagen en onterfd.
Yuan Shikai'nın 1916 yılındaki ölümünün ardından Çin, politik olarak parçalanmıştı.De Republiek China viel na de dood van Yuan Shikai in 1916 uit elkaar.
Parçalanmış arabanın durumundan içindekilerin sağlam çıkamayacakları anlaşılmaktadır.Hij onthult dat de wagen van de drie niet zomaar pech kreeg.
Dağlar derin akarsu vadileriyle parçalanmıştır.De berggebieden worden doorsneden door diepe valleien.
Yuan Shikai'nın 1916 yılındaki ölümünün ardından Çin, politik olarak parçalanmıştı.Po śmierci prezydenta Yuan Shikaia w 1916 roku Chiny pogrążyły się w anarchii.
Sert ve gevrekdir, ancak ağızda tereyağlı, parçalanmış ve yumuşaktır.Jest ciemne, twarde, żywiczne i silnie aromatyczne.
Monoglobe, Grand Theft Auto: Chinatown Wars oyununda parçalanmıştır.Grand Theft Auto: Chinatown Wars DS (ang.).
Bitki örtüsü bakımından yoksun olan bu dağ, derin vadilerle parçalanmıştır.Qimmat Mayrkah Kūzah (kurdiska: Luktey Mêrge Kuje, لوتكەى مێرگە كوژە) är en bergstopp i Iran.
Monoglobe, Grand Theft Auto: Chinatown Wars oyununda parçalanmıştır.Grand Theft Auto: Chinatown Wars är ett spel till Nintendo DS.
Monoglobe, Grand Theft Auto: Chinatown Wars oyununda parçalanmıştır.Проект отримав назву Grand Theft Auto: Chinatown Wars.
Yüzü o kadar dikkatle parçalanmıştı ki, yarıklar açıkça görülüyordu.Тут його так сильно побили, що він втратив око.
Üç dakika sonra taretlerden biri parçalanmıştır.А всього через кілька хвилин літак розірвало на три частини.
Dağlar güneye doğru vadilerle parçalanmış ve geçilmez bir görünüş almıştır.Nad obcí vyčnívají kopce Kozinec a Ostrá.
Aracın bu kısmı Senna'nın isteğiyle parçalanmış ve daha rahat edebileceği şekilde kaynaklanmıştı.Ta byla zkrácena a navařena zpět do vozu na Sennovu žádost, kterou chtěl docílit většího pohodlí ve voze.
Böylece, akrabalıklar kaybolmuş, aileler parçalanmıştır.Pokračujte, apelují příbuzní.
Fraktal terimi parçalanmış ya da kırılmış anlamına gelen Latince "fractus" sözcüğünden türetilmiştir.Pochází z latinského fractus – rozbitý.
Yuan Shikai'nın 1916 yılındaki ölümünün ardından Çin, politik olarak parçalanmıştı.După moartea lui Yuan Shikai, în 1916, China a devenit fragmentată politic.
Monoglobe, Grand Theft Auto: Chinatown Wars oyununda parçalanmıştır.Grand Theft Auto: Chinatown Wars a avut în general note pozitive.
Kuzu eti, genç koyunun parçalanmış etine denir.Mari este "oaia neagră" în familia sa adoptivă proasta.
Monoglobe, Grand Theft Auto: Chinatown Wars oyununda parçalanmıştır.A Grand Theft Auto: Chinatown Wars című játékból kihagyták.
Beagle-2 ise arızalanıp parçalanmıştı.Sikeresen levált a Beagle-2!
Kitap 2 bölüme ayrılır, bu bölümler de kendi içlerinde 12 ve 10 kısım olarak parçalanmıştır.A könyv 12 fejezetre oszlik, ezek is részekre tagolódnak.
Destana göre Bişma, savaştan sonra bedeni oklarla parçalanmış olarak bir yatakta 56 gün yatmıştır.HEMK: 56 év után is ökölbe szorul a kéz.
Cesedi kesilip parçalanmış ve köpeklere verilmiştir.Lopuksi ruumis oli paloiteltu ja syötetty koirille.
Monoglobe, Grand Theft Auto: Chinatown Wars oyununda parçalanmıştır.Grand Theft Auto: Chinatown Wars sai laaja suosiota peliarvostelijoilta.
Parçalanmış ceset ertesi gün bulundu.Pojan silvottu ruumis löydettiin seuraavana päivänä.

İlgili Sayfalar