Ana içeriğe geç
Sözlük

panik ile cümle

panik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Daha önce de 2004'te, Lopez panik ataklarından dolayı Kanada'dan eve yollanmıştır.No início de 2004, Lopez foi enviado para a casa no Canadá depois de mais ataques de ansiedade na turnê.
Panik halde bir halıya sarar ve arabanın bagajına koyarlar.Até que um dia, conseguiu nocauteá-lo e prendê-lo no porta-malas do carro.
Semt halkı panik içinde evlerine koşuşurlar.De mensen rennen in paniek uit hun huizen.
Bu şehirde bir panik yarattı.Er brak paniek uit in het stadje.
Bu duruma bağlı ya da durumsal olarak yatkınlık gösteren bir panik atak biçimini alabilir.Deze kan voorkomen in de vorm van een situatiegebonden of door de situatie ingegeven paniekaanval.
O ise panik içinde kaçmaya başlar.Hij slaat in paniek op de vlucht.
Açılan ateş ve panik nedeniyle 34 kişi can verdi.Bij de brand en de explosie kwamen 31 mensen om.
Willow panik olur.Saul wordt doodsbang.
Bu panik halinde geriye kaçarak kendi hatlarına daldılar.In een paniekreactie blies ze zichzelf op.
Film, Pearl Harbor'a yapılan saldırı sonucunda Los Angeles'ta meydana gelen panik hakkındadır.Het gaat over de paniek in Los Angeles na de aanval op Pearl Harbor in 1941.
Ruslar arasında panik başladı.Wśród wojsk rosyjskich doszło do paniki.
Bu şehirde bir panik yarattı.W mieście zapanowała panika.
Khozebalı Georgios'un Hayatı, Kudüs Kuşatması sırasındaki panik hakkında bir fikir verir.Żywot Jerzego z Khozeby pozwala pojąć stan paniki, jaki panował podczas oblężenia Jerozolimy.
Astrid panik içinde kaçmaya başlar.Erminia w panice ucieka.
Kolayca paniklenir.Łatwo wpada w panikę.
Panikleyerek yatak odasına saklanır.Sparaliżowany strachem ucieka do swojego pokoju.
O ise panik içinde kaçmaya başlar.Zaczął też miewać ataki paniki.
Saldırıda Özal hafif yaralanırken, 20 kişi panik nedeniyle yaralandı.W zamieszaniu i panice śmiertelnie stratowano 20 osób.
Willow panik olur.Na Wawelu wybucha panika.
Kendisinde panik atak olduğunu iddia etmektedir.W oświadczeniu wyznała, że miewa ataki paniki i apatię.
Semt halkı panik içinde evlerine koşuşurlar.Myśliwi w panice uciekają do miasteczka.
Üreticiler ve ihracatçı firmalarda panik başladı.Wśród biznesmenów wybucha panika.
Astrid panik içinde kaçmaya başlar.Falk flyr från platsen i panik.
Willow panik olur.Leonnatos får Frygien.
Panik atak geçiren birinin cildi kızarık olabilir ama kurdeşeni olmaz.En person som upplever en panikattack eller panikångest kan uppvisa rodnad hud men inte nässelfeber.
Khozebalı Georgios'un Hayatı, Kudüs Kuşatması sırasındaki panik hakkında bir fikir verir.«Життя Георгія Хозевіта» надає уявлення про паніку під час облоги Єрусалима.
Bu şehirde bir panik yarattı.Це викликало паніку в місті.
O ise panik içinde kaçmaya başlar.Барбара в паніці тікає.
Kendisinde panik atak olduğunu iddia etmektedir.У нестямі від люті вона заявляє, що її покликання — панель.
Kolayca paniklenir.Цікаві, легко піддаються паніці.
Kızıl Ordu arasında panik olmaması amacıyla onun bir trafik kazasında öldüğünü ilan edildi.Щоб не піднімати паніку серед червоноармійців, було озвучено, що він загинув у автокатастрофі.
Ruslar arasında panik başladı.Серед поляків почалася паніка.
Panikleyerek yatak odasına saklanır.Напівдемона відводять в спальну.
Astrid panik içinde kaçmaya başlar.Емілі біжить в істериці на вулицю.
Derbent Kalesi'nin düşüşü tüm ülkeye zaptedilemez bir panik dalgası yarattı.Зруйнування монументу викликало емоційну хвилю по всій країні.
Üreticiler ve ihracatçı firmalarda panik başladı.Почалось монтування вітрозахисту та склопакетів.
"Çözümsüzler panikledi".Судді були в паніці.
Herkes panikledi.Всі запанікували.
Leyla panikledi.Лейла запанікувала.
Bu şehirde bir panik yarattı.Ve městě vypukne panika.
İlk merkezin calışmalardan teröristlerde panik duygu yaratıldı.Na louce ve Strašnicích vzniklo první letiště.
Willow panik olur.Will má obavy.
Foureira, 2015 yılında Minos EMI'den ayrıldı ve Panik Records ile imzaladı.Foureira a părăsit Minos EMI în 2015 și a semnat cu Panik Records.
Genellikle Anksiyete bozukluğu olarak sınıflandırılır ve bu genellikle Panik atak ile sonuçlanır.Ea este clasificată de obicei ca o tulburare de anxietate, care duce de multe ori la atacuri de panică.
Olay sırasında panikle 7 kişi yaralandı.Șapte persoane au fost rănite când au fost prinse într-o mulțime panicată.
Panik atak geçiren birinin cildi kızarık olabilir ama kurdeşeni olmaz.O persoană care are un atac de panică poate avea pielea înroșită dar nu are pete.
Bu tahliye Moskova'da bir panik havası yarattı.Evacuarea a provocat panică printre moscoviți.
Panik atakla panik bozukluk aynı değildir.Efectele unui atac de panică variază.
Panikleyen vatandaşlar evlerini boşaltmaya, sokaklarda ve geçitlerde toplanmaya başladı.A pánikba esett lakosok elhagyták házaikat, az utcákon és a sikátorokban gyülekeztek.
"Çözümsüzler panikledi".Őrült pánikrohamok törtek rám.”
Bu Mary Celeste tayfasında bir panik oluşturdu.A Mary Celeste pozíciója az Atlanti-óceánon.
Film, Pearl Harbor'a yapılan saldırı sonucunda Los Angeles'ta meydana gelen panik hakkındadır.A sötétben tapogatózó nyomozás eredményeként Los Angelesben kitört a pánik.
O ise panik içinde kaçmaya başlar.Ezért aztán ijedtében elmenekült.
Panikleyerek yatak odasına saklanır.Ezután elbarikádozza magát a panzióban lévő szobájában.
Bu şehirde bir panik yarattı.Közben kitört a pánik a városban.
Semt halkı panik içinde evlerine koşuşurlar.Ihmiset ryntäilevät paniikissa sinne tänne.
Kolayca paniklenir.Pikku paniikki.
Ruslar arasında panik başladı.Välit Venäjään alkoivat viiletä.
Kendisinde panik atak olduğunu iddia etmektedir.Alén on kertonut kärsivänsä paniikkihäiriöistä.
Çeşitli potansiyel çekirdek panik durumları giderir.Jotkin mielialahäiriöt voivat aiheuttaa paniikkihäiriötä.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod