O ise panik içinde kaçmaya başlar.Molemmat alkavat kiljua paniikin vallassa.
Bu şehirde bir panik yarattı.Στην πόλη επικράτησε πανικός.
Ayrıca David Fincher'ın yönettiği Fight Club (1999) ve Panik Odası (2002) filmlerinde de rol almıştır.Έχει συνεργαστεί με τον Ντέιβιντ Φίντσερ στις ταινίες Fight Club (1999) και Panic Room (2002).
Ulusal finalde yarışacak dört şarkıcı da Panik Records ya da Platinum Records ile anlaşma imzalamıştır.Όλες οι τέσσερις συμμετοχές υπέγραψαν με την δισκογραφική εταιρεία Panik Records ή την Platinum Records.
Panik atak geçiren birinin cildi kızarık olabilir ama kurdeşeni olmaz.Ένα άτομο που παθαίνει κρίση πανικού μπορεί να έχει ερεθισμένο δέρμα, αλλά δεν έχει κνιδώσεις.
1962'de panik hareketini Roland Topar ve Fernando Arrabal ile beraber yarattı.Το 1962 μαζί με τον Ρόλαντ Τόπορ και τον Φερνάντο Αρραμπάλ δημιούργησε το Κίνημα Πανικού.
Fincher'ın Dövüş Kulübü'ünden sonraki filmi Panik Odası (2002) oldu.Το 2002 ακολούθησε το θρίλερ Δωμάτιο Πανικού (Panic Room).
Şarkı, dijital indirme olarak Panik Records tarafından 15 Şubat 2018 tarihinde yayınlanmıştır.Το τραγούδι κυκλοφόρησε σαν ψηφιακή λήψη στις 15 Φεβρουαρίου 2018 από την Panik Records.
O ise panik içinde kaçmaya başlar.Στη συνέχεια αρχίζουν να πανικοβάλλονται.
Mahalle halkında korku ve panik oluşmuştur.Επικράτησε αναστάτωση και τρόμος στη χώρα.
Haberler yayılınca tüm şehir halkı panik halinde yerlerini terk etmeye başladı.Όταν οι κάτοικοι κατάλαβαν τί γινόταν, έφευγαν πανικόβλητοι πρός πάσα κατεύθυνση.
Bununla beraber, panik odasına dışarıdan ulaşmak mümkün değildir.Og ikke for at slippe ud af sin kolde lejlighed.
Öte yandan Loomis, çocukların panik içinde evden çıkıp koştuklarını fark eder.Loomis ser de rædselsslagne børn styrte væk fra huset og går derind.
Yedi, Dövüş Kulübü, Panik Odası, Zodiac ve Benjamin Button'un Tuhaf Hikayesi gibi filmlerle tanınır.Siden da har han lavet film som The Game, Fight Club, Panic Room, Zodiac og Benjamin Buttons forunderlige liv.
Bu tahliye Moskova'da bir panik havası yarattı.Evakueringen forårsagede panik blandt moskovitterne.
Bütün bu olaylar pek çok Hollandalının paniklemesine, dükkânların ve okulların kapanmasına sebep oldu.Mange indbyggere gik i panik; domhuse, skoler, butikker mm. lukkede.
Bu panik halinde geriye kaçarak kendi hatlarına daldılar.I panik flygtede de mod toget.
Astrid panik içinde kaçmaya başlar.Urula løber ud i Sperillen.
Çalışmalar sonuç vermemeye başlayınca grup paniklemeye başladı.Da han næsten er færdig går guderne i panik.
Paniklediğini düşünüyorum.Jeg tror du gik i panik.
Bu tahliye Moskova'da bir panik havası yarattı.I Moskva brøt det ut tilløp til panikk.
Bu şehirde bir panik yarattı.Panikk brøt ut i byen.
O ise panik içinde kaçmaya başlar.Hun blir redd og flykter fra stedet i panikk.
Willow panik olur.Lapisz fikk panikk.
Dizide son zamanlarda kimse panik halinde değil."Ingen andre underholdningsprogram har noen gang ligget på topp i 10 uker.»
Willow panik olur.Gatot menjadi panic.
Panik atak geçiren birinin cildi kızarık olabilir ama kurdeşeni olmaz.Seseorang yang mengalami serangan panik mungkin kulitnya berwarna kemerahan tetapi tidak memiliki urtikaria.
Semt halkı panik içinde evlerine koşuşurlar.Anak kesembilan berlari pulang ketakutan.
Panikleyerek yatak odasına saklanır.Iapun diserang oleh Kuntilanak di tempat tidurnya.
Fobi listesi Panik atak Anksiyete bozukluğu ^ "Claustrophobia".Rối loạn lo âu Danh sách các hội chứng sợ Chôn sống ^ “Claustrophobia”.
Genellikle Anksiyete bozukluğu olarak sınıflandırılır ve bu genellikle Panik atak ile sonuçlanır.Nó thường được phân loại như là một rối loạn lo âu, thường gây ra các cơn hoảng loạn.
İmparator panik içinde kaleye çekildi.Thủ phủ huyện Panipat đóng ở Panipat.
Panikleyerek yatak odasına saklanır.Rick đang trải chăn ra nền phòng ngủ.
Panikleyerek yatak odasına saklanır.寝室で神隠しに遭いかける。
Panik atak olan bir mafya babası.何かに怯える祖父。
Kendisinde panik atak olduğunu iddia etmektedir.本人はぜんそくの発作だと思ったらしい。
Başkanı panik odasına kaçırırlar.知事室に乱入する騒ぎとなる。
Evde sığınak olarak yapılmış panik odası bulunmaktadır.保安用としてホーム上に可動式ホーム柵を有する。
Kamptaki askerler, Rimnik nehrine doğru panik içinde kaçmaya başladılar.逃げ出した兵士たちはパニック状態でローマに逃げ帰った。
Banker piyasası ve hükümet cephesinde panik başladı.株式市場が崩壊し、銀行恐慌が始まった。
"Çözümsüzler panikledi".」と、パニックになってしまった。
İlk merkezin calışmalardan teröristlerde panik duygu yaratıldı.中西部の多くの町が恐慌の圧力を感じた。
Çeşitli potansiyel çekirdek panik durumları giderir.時々パニック発作を起こす。
Bu şehirde bir panik yarattı.一時城下をパニックに陥らせた。
Bazen anafilaksiyi, astım, oksijen yetmezliğine bağlı bayılma (sinkop) ve panik ataklardan ayırt etmek zordur.全身性过敏反应与哮喘、由于缺乏氧气引起的晕厥 (syncopy)和恐慌症有时可能很难区别。
O ise panik içinde kaçmaya başlar.由于过分惊慌,他开始了逃亡。
Dizide son zamanlarda kimse panik halinde değil."“我最近在一場演出上恐慌发作”。
Kolayca paniklenir.很容易就慌慌張張。
Panikleyerek yatak odasına saklanır.上崩于避暑山庄行殿寝宫。
Kıyafetteki mavi lekeleri görünce bir an panikler.在偷看櫻換衣服時,會露出臉紅的表情。
Bu Venedik'te genel bir panik yarattı.这个设计在威尼斯很有影响力。
Vardıklarında Jack'in öldüğünü fark eden Martha panikler.卻因看到逃出來的傑克過度緊張而在慌亂之中掉下山去,行蹤不明。
Bu tahliye Moskova'da bir panik havası yarattı.이런 소개는 모스크바 시민사이에서 패닉현상을 일으켰다.
Kolayca paniklenir.쉽게 욱하는 성격.
Daha önce de 2004'te, Lopez panik ataklarından dolayı Kanada'dan eve yollanmıştır.2004년 초, 로페즈는 투어 중간에 계속된 공황발작으로 인해 캐나다에서 그의 집으로 돌아가게 되었다.
O ise panik içinde kaçmaya başlar.그는 그 모습에 겁이 질려 도망치듯 교문을 빠져나간다.
Kendisinde panik atak olduğunu iddia etmektedir.그는 이것이 그의 지진 공포증 원인이 됐다고 말한다.
Panik atak olan bir mafya babası.아버지가 연쇄살인마 였던 아픈 기억이 있다.
Foureira, 2015 yılında Minos EMI'den ayrıldı ve Panik Records ile imzaladı.פוריירה עזבה את חברת התקליטים Minos EMI בשנת 2015, וחתמה אצל Panik Records.
Ruslar arasında panik başladı.במחנה הרוסי החלה פאניקה.