Biletler 26 yaşından büyükler için daha pahalıdır.Die Juniorkarte ist für Personen bis 26 Jahren erhältlich, die Seniorenkarte ab 60 Jahren.
Aklı fikri eğlencelerde ve pahalı elbiselerdedir.Die elegante Produktion weise beeindruckende Ausstattung und attraktive Kostüme auf.
Ancak bu testler daha pahalıdır, bu yüzden her yerde mevcut değildir.Diese Tests gelten als weitaus ökonomischer, sind aber nicht für jeden Zweck verwendbar.
Çünkü tüfek genel satış için çok pahalıydı.Als Weihegaben waren die Gerätschaften der Brandopferhandlung sehr kostbar.
Yulaf eskiden buğdayın pahalı olduğu dönemlerde onun yerini almıştır.In früheren Zeiten wurde Schafgarbe zum Gelbfärben von Wolle verwendet.
Çok basit ve ucuz imal edilip, çok pahalıya pazarlanmaktadır.Sie sind sehr stromsparend und kostengünstig konzipiert.
Eleanor hayat pahasına onları kurtarmak için gayret edecektir.Gisele opfert ihr Leben, um Han aus einer gefährlichen Situation zu retten.
Bu transferle birlikte tüm zamanların en pahalı Alman futbolcusu oldu.Damit ist er der am höchsten gedraftete deutsche Spieler aller Zeiten.
Ekonomik olarak pahalı olması.Es trägt sich wirtschaftlich selbst.
Bazı sorgular daha fazla gerçekleştirim süresi gerektirir, yani daha pahalı olurlar.Die Anfertigung erfordert einen erhöhten zeitlichen Aufwand und verursacht dadurch auch höhere Kosten.
Daha doğrusu, çok pahalıya mal olmaktadır.Aber er ist viel zu teuer.
Böylece, takımın o zamana kadar yaptığı en pahalı transfer oldu.Damit war er bis zu diesem Zeitpunkt der teuerste Transfer der Vereinsgeschichte.
Tek amacı, ne pahasına olursa olsun Kira'yı bulmak.Kim hat nur ein Ziel: Karriere zu machen um jeden Preis.
Fakat bu başarı, büyük kayıplar pahasına elde edilebilmiştir.Diese scheiterte dann allerdings unter großen Verlusten.
Bununla birlikte, bu çıktı genellikle pahalıdır ve yerel tüketim için kullanılır.Sie sind häufig voll bunter Symbolik und verwenden lokale Materialien.
Bilgi yönetimi pahalıdır.Eine Gewerberegisterauskunft ist kostenpflichtig.
Maliyet bakımından piyasadaki en pahalı helikopterlerden bir tanesidir.Es ist also nicht überraschend, dass der Tincher damals eines der teuersten Autos auf dem Markt war.
O dönemde erzak pahalıysa insanlar zengin, erzak ucuzsa insanlar yoksul demektir.Die Löhne waren gering, Arbeiter reichlich vorhanden und Rohstoffe billiger.
Erişim tarihi: 24 Kasım 2009. ^ "Boğaz'ın en pahalı 10 yalısı".Wirtschaftswoche, 22. Juni 2009: Das tödlichste Unternehmen Deutschlands.
Tanklar ile olan üstünlüğü yüzünden piyade ve uçakları daha pahalıya üretir.So kann er auch gegen gepanzerte Fahrzeuge und Flugzeuge größeren Schaden anrichten.
Criterion DVD'ler diğer markalara göre biraz daha pahalıdırlar.Der DVD-RAM-Rekorder ist im Vergleich dazu erheblich preisgünstiger.
O çok fazla pahalı.C'est trop cher.
Ne pahasına olursa olsun onu görmeliyim.Je dois le voir à tout prix.
Hayat gittikçe pahalılaşıyor.La vie est de plus en plus chère.
İnternet paha biçilemez bir bilgi kaynağıdır.Internet est une source d'information inestimable.
Bu çanta hem iyi hem pahalı.Ce sac est à la fois bien et cher.
Pahalı olduğu kadar berbat pembe bir kemer takıyordu.Elle portait une ceinture rose aussi chère que moche.
O gitar o kadar pahalı olmasaydı, onu satın alabilirdim.Si cette guitare n'était pas si chère, je pourrais l'acheter.
Planı karmaşık ve pahalı olduğundan, muhtemelen uygulanmayacak.Comme son plan est compliqué et cher, il ne sera vraisemblablement pas adopté.
Tom, pahalı şarap ve ucuz şarap arasındaki farkı söyleyemez.Tom est incapable de faire la différence entre un vin de qualité et de la piquette.
O, benim alamayacağım kadar çok pahalıdır.C'est trop cher pour que je l'achète.
Bu, benim için çok pahalı.C'est trop cher pour moi.
Ne pahasına olursa olsun, bu iş bitmeli!Il faut, coûte que coûte, que cette affaire aboutisse !
Bu güzel ev, satın alamayacağımız kadar pahalıdır.Cette belle maison est trop chère pour qu'on l'achète.
Bir zamanlar alüminyum altından daha pahalıydı.Il fut un temps, l'aluminium coûtait plus cher que l'or.
Bu güne kadar İsrail'de yapılan en pahalı yapıdır.À cette date c'est le bâtiment le plus coûteux en Israël.
Bu özellik her ne pahasına olursa olsun unutulmamalıdır.Il ne faut pas le faire réussir à n'importe quel prix.
62. Ordu'nun görevi kenti ne pahasına olursa olsun savunmaktır.La mission est de défendre la ville coûte que coûte.
Ama ne pahasına?À quel coût ?
Fakat, yurtdışında eğitim yapmak ve yaşamak oldukça pahalı ve zahmetlidir.À cette époque, les études à l’étranger sont complexes et coûteuses.
Mezarlık büyük tahribata uğramış ve paha biçilemez pek çok değerli şahide imha edilmiştir.La sépulture a été violée et donc les métaux précieux manquaient.
Ekonomik olarak pahalı olması.Financièrement elle est autosuffisante.
Tedavi ise çok pahalıdır.Les soins de santé coûtent très chers.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Le sacrifice de Jean Dreyfus n'avait pourtant pas été vain.
O, ne pahasına olursa olsun yumurtaları korur.Elle évite également Tomas à tout prix.
Bu filmlerden önce Spider-Man 3 resmi rakamlarla $ 258 milyon maliyet ile en pahalı üretim idi.Spider-Man 3 est l'un des films les plus chers de l'histoire du cinéma avec 258 millions de dollars de budget.
Dışarıda pahalı oyuncularla ilgili değiliz.Ne concerne pas les radioamateurs.
KKP sistemi oluşturmak çok pahalı olabilir.Les ERC peuvent être onéreux.
Yorgunluğa bakmaksızın kendini çatlatmak pahasına da olsa olanca gayret ve kuvvetini itaat uğruna sarf eder.Il menace de le destituer s'il ne vient pas de lui-même pour repentance et soumission.
Bu sefer çok pahalı Van Gogh çalacaklardır.Cette fois, il s'agit d'un bronze doré.
Öte yandan Avrupa'nın en pahalı ülkesidir.Mais elle constitue la plus riche d'Europe.
Ksenon pahalı olmasına rağmen genel anestezik olarak kullanılır.Malgré son prix, le xénon peut être utilisé en anesthésie générale.
Ayrıca savunmasız hedefleri kafasından ve boynundan vuran daha pahalı nesneler de vardır.Ce qui la rend beaucoup plus vulnérable aux attaques visant le cou ou la tête.
Taretli araçlar, taretsiz araçlara nazaran daha pahalıya üretiliyorlardı.Les cascades à répétition rendaient en réalité la voiture inutilisable par la suite.
Kiralık devreler çok pahalı olabilmektedir.Les fonctions de transfert peuvent être beaucoup plus compliquées.
Bu cihazlar oldukça büyük ve pahalıdırlar.Ces appareils sont peu précis et relativement coûteux.
Elmander 11 milyon pound bonservis ücreti ile Bolton kulüp tarihinin en pahalı transferi oldu.Parti pour 13 millions d'euros, c'est le transfert le plus cher de l'histoire pour le club de Bolton.
11 Eylül'de Polonya'nın başkentinin her ne pahasına olursan olsun savunulmasını emretti.À Brest, alors ville polonaise, le 11 septembre, il ordonna à Varsovie de se défendre à tout prix.
Bilgi yönetimi pahalıdır.La technoscience a un coût.
Bu yüzden geminin en pahalıya mal olan bölümüdür.Il se révèle être le navire le plus rentable de la compagnie.