padişah ile cümle

padişah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir süre sonra, Mehmet Reşat ölmüş ve yerine kardeşi Vahidüddin padişah olmuştu (5 Temmuz 1918).La scurt timp după aceea, Mihail Roller, care era grav bolnav de diabet, s-a sinucis (21 iunie 1958).
İki torununun da padişahlığını gördü.El le-a numit pe cele două fiice supraviețuitoare ale sale drept moștenitoare.
Her hafta padişaha ağır hediyeler takdimini adet haline getirmişti.Regele a ordonat un parfum diferit în fiecare zi pentru apartamentul său.
Kadın mahallenin isminin olmadığını deyince bu Padişah '' bu mahallenin adı Ayşebacı olsun'' der.Nume predicativ: Acest cățel nu este al nimănui.
Padişah bir müddet yeni bir sadrazam tayin etmedi.Titulescu, el nu a șovăit nici o clipă.
3 Temmuz 1918, İstanbul), Osmanlı İmparatorluğu'nun 35. padişahı ve 114.3 iulie 1918, Constantinopol, Imperiul Otoman) a fost al 35-lea sultan al Imperiului Otoman.
Tarihte padişah emri ile idam olunan 44. ve son Sadrazamdır.Maga a harmadik, vagy negyedik küldönce ma ugyanezzel a paranccsal.”
Leonardo da Vinci, padişaha bir Haliç Köprüsü tasarımı sundu.Leonardo da Vinci feltalálja az ejtőernyőt.
Padişah sefere çıkarsa bu mutfak görevlileri de beraber giderlerdi.Akkor én kénytelen leszek ide járni, ha maguk ilyen konyhát tartanak.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar.A prefektus megkérdezte: „Mi a neved?”
Ben padişah değil miyim?Nem vagyok cionista.
Padişahın adı gavur padişaha çıkmıştı.Itt használt trónneve Ulúlaju volt.
Hafız Ahmed Paşa da bunun üzerine, "Padişahım!Hadídzsa azt mondta neki: "Ó unokabátyám!
Uçuş, Osmanlı padişahı IV. Murad'ın kızının doğum günü kutlamalarında yapılmıştır.A repülésre állítólag IV. Murád szultán lányának születésekor került sor.
Padişah bir müddet yeni bir sadrazam tayin etmedi.Ezután egy darabig nem vágyott újabb kalandra.
Tuğ dikmek de padişah alametidir.A szilárd anyag könnyen szublimál.
Böylece tahta çıkan kişi resmen padişah olur.Ez az, ami A Keresztapát olyan híressé teszi.
Genellikle ülkenin padişahtan sonra en zengin ikinci adamı sadrazamdı.Ekkor a királyság második leggazdagabb örökösnőjének számított.
Padişahların sefere çıkmama geleneğini başlatmıştır.A lovagok mulatságával indul a történet.
Daha önce hiçbir padişah hacca gitmemişti.Sohasem látták még ugrani.
"Bu hatalar da padişah makamından!".Nos, mi magunk vagyunk a kibaszott hiba!”
Osmanlı Padişahı II. Mehmed döneminde 1453–1456, 1458, 1462–1463 ve 1464 yıllarında 3 kez patrik oldu.A lovagok ezt követően még négy alkalommal (1431-32, 1433, 1435, 1454-66) háborúztak a lengyel királyokkal.
Bunların birçoğu padişahların yaşantıları ile ilgilidir.Ezek közül több a nemzeti felsőbbség kérdésköréhez kapcsolódik.
Padişahların kızlarıyla evlenenlere verilen unvandır.(Az uralkodók egymás lányait vették feleségül).
1574 - Padişah III. Murat tahta çıktı.1908. nov. 7. Rozmarin néni, vígjáték 4 felv.
Eğitimini padişah sarayında tamamladı ve daha sonra yüksek rütbelere ulaştı.Tanulmányait a szultáni udvarban végezte és később ott is ért el magas rangot.
Padişah üçüncü defa bir ayakdıvanına çıktı.Räikkönen joutui pysähtymään vielä kolmannenkin kerran.
Fakat hiçbir zaman padişah yönetimini reddetmemişlerdir.Säätyvaltiopäivät eivät kieltolakia koskaan hyväksyneet.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar.Talon vahtimestarin vastaus kysymykseen mikä tämän talon nimi on?
Padişahın hizmetinde bulunup, ona en yakın arkadaşlarından biriydi.Vähitellen hänestä tuli yksi tsaarin lähimmistä työtovereista ja ystävistä.
Padişahın mührünü taşırdı.Hänen Majesteettinsako lähetti?
Şair, o yıllarda padişaha bağlı bir çizgideydi.Vuosien kuluessa paavi pysyi konservatiivisessa linjassaan.
Onlar da pâdişâha takdim ederlerdi.Hän on edustanut myös Sandvikeniä.
Damad-ı Şehriyarı: "Padişah Damadı".Uka Uka: Noitatohtorin, Aku Akun paha kaksoisveli.
II. Mehmed padişah olunca Molla Gürani'yi vezir yapmak istedi.IL: Mika Myllylä oli tehnyt testamentin.
Veziriazamlığı 3 padişah döneminde sürdü.Räikkönen piti kolmossijansa maaliin asti.
Ahır Köşk, padişahın atlarının bakımı için yaptırılmıştır.Hevosen hoito on hevosen tarpeista huolehtimista.
Kitapta padişah, çocukluğundan itibaren hayvanlara düşkün ve meraklı biri olarak resmedilir.Hän kirjoittaa lapsen näkökulmasta, koska lapsi kysyy ja ihmettelee luontevasti.
1389) 1512 - II. Bayezid, Osmanlı'nın 8. Padişahı (d.1389) 1512 – Bayezid II, Osmanien valtakunnan sulttaani (s.
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Mörkö lensi ikkunan läpi ulos.
21 Ocak 1774'te padişah ölmüştü.Big Bear kuoli 17. tammikuuta 1877.
Bir padişahın altı oğlu varmış.Hallitsijalla oli kuusi poikaa.
Osmanlı Padişahı İbrahim'i tedavi etmesiyle ün kazanmıştır.Οι Οθωμανοί την ονόμαζαν Ιμπραήλ ή Ιμπραίλα.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar.Ο ξένος ρώτησε τη γυναίκα πως ονομάζοταν το χωριό.
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Με βαριά καρδιά τραβήχτηκα από το παράθυρο.
Oysa tarihi kaynaklarda bu isimde bir padişah yoktur.Το κάστρο, με αυτή την ονομασία, δεν εμφανίζεται σε καμία ιστορική πηγή.
Ben padişah değil miyim?Δεν είμαι Τροτσκιστής.
Fakat artık eski gücü yoktu çünkü padişah da artık onun karşıtlarıyla işbirliği halindeydi.Κάθε φορά όμως δε γινόταν δεκτός, καθώς ήδη υπήρχε κάποιος με αυτή την ικανότητα.
Gel zaman git zaman, padişahın karısı ölür.Κατά την επιστροφή του πεθαίνει η σύζυγός του.
Fakat, padişahların aşırı iltifatları daima tehlikeli olmuştur.Όμως η αριθμητική υπεροχή των εχθρών ήταν συντριπτική.
39. ^ "Osmanlı Padişahları".I er de kæmpende 29."
Adsız köy olur mu? der padişah.Hvad kan du opleve?, Græsted Veterantræf.
Tuğ dikmek de padişah alametidir.Mener at skrald er magt.
Aralarındaki bu ilişki, zeki ve kabiliyetli şairin yeteneklerini padişaha göstermesine yardım etti.Hun har åbenbart fundet, at det var en fornøjelse at tale med den kloge og vittige Osten.
Devrin padişahları da ona hürmette kusur etmiyorlardı.Det norske kongehus undså sig heller ikke for at genere hende.
İki yıl sonra padişah kilisenin tapusunu da göndermiştir.To år senere fik menigheden en egen præst.
Padişahlar ardınca yürüsün." diye dua etti.Gud vil se efter hvem der beder."
Fakat artık eski gücü yoktu çünkü padişah da artık onun karşıtlarıyla işbirliği halindeydi.Det skete ikke uden spændinger, da der stadig var tilhængere af et samarbejde med de konservative.
Padişahın hiçbir otoritesi kalmadı.Fyrsterne har lige fuldmagt.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar."Hvad er navnet?" spørger adjudanten.

İlgili Sayfalar