padişah ile cümle
padişah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.Thybomål: "Æ lannmann å æ kwind war u i æ skow".
Bostancıbaşı Padişahım!Bonde Herremand Konge.
Osmanlı padişahı I. Ahmet'in temsilcisi olarak ona kılıç ve taç giydirdi.For sin andel i felttoget blev Kesselring tildelt egeløv og sværd til sit ridderkors.
Bu haber padişaha ulaşınca Padişah; "Vah Kullarım!" demiş.Da Jakob hørte om ugjerningen ble han fortvilet: «Dere har ført ulykke over meg.
Padişahtan erkek çocuk (şehzade) dünyaya getiren hünkar hasekilerine ise haseki sultan denirdi.I fylla kastet Morzan et sverd (Zar'roc) og merket sønnen for livet.
Bâkî de divanını padişahın emriyle düzenleyerek ona sundu.Etter dette tjente han sin herre trofast.
Solaklar Padişahın bindiği atın sağında giderler.Til høyre anes de hestene som kongene har kommet ridende på.
Padişah nerede bulunursa, dîvân orada toplanırdı.Der det skulle ha stått sejourna (oppholdt seg) var det blitt til gouverna (var guvernør).
İki yıl sonra padişah kilisenin tapusunu da göndermiştir.To år etter brant også denne kirken.
Şehzade, padişah oğullarına ve onların erkek çocuklarına verilen unvandır.Den avdødes sønner skulle motta kun de rikdommer og eiendommer som deres far hadde avsatt til dem.
Padişahın hiçbir otoritesi kalmadı.Guvernøren har ingen utøvende makt.
İki torununun da padişahlığını gördü.To av hans barnebarn er også berømte.
Kelime anlamı "1. Padişah buyruklarına çekilen tuğra.«Fra hvem?» spurte den tunghørte dikteren.
Padişahdan «Lahdi bana verin, Berlin'e götüreyim.Vogt skulle sendes til Berlin.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar.Dørvakten spør: «Og navnet?».
Ayaklanmada öldürülen ilk padişahtır.Den første fatale offer for opprøret skjedde også her.
Hâmî-i şer-i adâlet pâdişah takvâ güzîn.Tak no venlig mot den framandkvinna her.
Padişah damadı olmuştur.Svigerfaren ble medeier.
İç hazine ise padişaha aitti.Tore Hund tilhørte Bjarkøyætta.
"Bu hatalar da padişah makamından!".«Er du lei av de store partiene?».
Daha önce hiçbir padişah hacca gitmemişti.Ingen hadde hoppet fra Stabben før.
Zülüflü baltacılar kemend atarak onu padişah önünde boğup idam ettiler.Den døde Angantyr kastet da Tyrfing opp til henne.
60 kadar bostancı hasekisi padişahın yanında görevliydi.Omkring 60 statister fra hønefossområdet var med under innspillingen.
Padişahın ne hallere düştüğünü anlatan durumlar ve olay örgüsü de iyi yerleştirilmiş.Kongeparet finner også ut om kommandantens ugjerninger, og lar saken falle.
Abdülaziz padişah olduktan sonra yeniden İstanbul’a geldi.Disse opptredenene ble enda viktigere etter at han bosette seg i Sverige igjen.
İkinci Bayezid, 8. Osmanlı padişahı.8. politimesteren i andre tilfelle.
Son defa elçi kabul eden Osmanlı padişahı Sultan Vahdettin’dir.Sultan Mehmet VI Vahdettin ble den siste sultanen.
Haseki sultan unvanı ancak padişahtan çocuk doğuran cariyelere verilirdi.Mohn så likevel med bekymring på deler av praksisen med barnearbeid.
Bostancıbaşı Padişahım!Dengarlah, ya raja-raja!
Hamdullah Müstevfî-i Kazvînî, Târih-i Güzîde (Zikr-i Pâdişâhân-i Selçukiyân), Ed.Sesudah itu bersiaplah ia, lalu mengikuti Elia dan menjadi pelayannya.
Padişahın hizmetinde bulunup, ona en yakın arkadaşlarından biriydi.Muhammad dicirikan sangat unik oleh para sahabatnya.
Osmanlı padişahı III. Murad (1574–1595) illüstrasyon olacak olan bir çalışma için emir verir.Penguasa Utsmaniyah Murad III (1574–1595) memerintahkan karya ini diilustrasikan.
Yani her şehzade padişah (hükümdar) olma hakkında sahiptir.Menurutnya setiap manusia memiliki (to have) kemampuan untuk menjadi (to be).
İç hazine ise padişaha aitti.Harta itu seebenarnya milik Kurcaci.
Padişahın geldiği gün bayram günüdür, O gün mahallenin adını koyar."Maka pada hari itu, ketika sedang berjalan-jalan dengan kepala biara, ia menyesali kegagalannya.
Fakat Cürcan padişahı Fahr de bu genci sevmektedir.Kaisar Konoe juga sangat mencintainya.
Padişah oğlunu zindana attırır.Harimau ini memangsa anaknya sendiri.
"Notlar" sütunu padişahların ebeveynlerini ve kaderlerini içerir.Kolom "Catatan" berisi informasi mengenai orangtua dan nasib tiap sultan.
Leonardo da Vinci, padişaha bir Haliç Köprüsü tasarımı sundu.Dan Leonardo da Vinci pernah merancang kendaraan perang beroda.
Musa yenildi ve Ali Padişah öldü.Macha menang, dan Díthorba tewas.
Padişah kerem redifli bir gazel yazdı, padişaha sundu ve bağışlandı.Dhaani memberi hadiah Thapki, syal suci MataRani dan menjadi teman.
Padişahın adı gavur padişaha çıkmıştı.Rajanya bernama Datuk Kemiring Wali Raib.
Ekber Şah’ın yakın adamlarına şunları söyledi: “Padişah, Hak Tealâ’ya ve O’nun Rasulü’ne asi oldu.Kiraman Katibin Mu’aqqibat ^ Mereka bertanya: "Engkau juga ya Rasulullah?"
Ben padişah değil miyim?Aku bukan komunis.
II. Mahmut 36 yaşında ve padişahlığının 13'üncü yılında.Zeng berusia 21 tahun dan Ho berusia 36 tahun.
Padişah İbrahim'in Turhan Sultan'dan olan oğludur.Ia adalah putra Sultan İbrahim I dan permaisurinya Turhan Hadice.
Padişah oğlusun sen, Cebrâil'in bile secde ettiği varlıksın sen.Con ông là Cơ Hốt (姬忽) kế vị và được gọi là Trịnh Chiêu Công (鄭昭公).
Padişahın hiçbir otoritesi kalmadı.Quốc vương không có quyền cấp giấy ân xá.
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.VD: Tuân tử – thiên Đại lược: “Không biết thì hỏi Nghiêu Thuấn, không có thì cầu thiên phủ.”
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Ảo ảnh của những gương mặt ngoài cửa sổ.
Diğer bir rivayete göre, bu yaşlı nine padişaha, "Atalarınızın kazıkları mola yerinde kalsın," der.Ngài nói: "Theo điển lệ phong thưởng, tướng sĩ Mông Cổ nên ở trước bọn họ."
Padişah, barışı kabul etti.Ông theo chủ trương hòa bình.
Bu divana katılanlar Kuran üzerine yemin ederek padişaha sadık olacaklarını bildirdiler.また実力が伯仲する者同士が張り合うことも「一騎討ち」と表現される。
Ayaklanmada öldürülen ilk padişahtır.この暴動における最初の死者となる。
Ben padişah değil miyim?あなたは共産主義者じゃないでしょう?
Göreyim sizi, sözünüz padişahın huzurunda yalan çıkmasın.それこそ陛下の御前で嘘をつくようなものです。
Gelen yabancı elçiler de, bu vesile ile sadrazamla görüşürler ve daha sonra padişahın huzuruna çıkarlardı.中山忠親の送った見舞いの使者に対しても「年来の素懐、障りなく遂げおはんぬ。
Bir gün ülkenin padişahı hastalanmış.ある日、国王が病にかかる。
Orada padişah ile görüştügü söylenmektedir.享楽主義者と評される。
Padişah İbrahim'in Turhan Sultan'dan olan oğludur.エテロはモーゼの義理の父でアブラハム(イブラーヒーム)の子孫でもある。