padişah ile cümle
padişah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Padişahın bu seferi, Macaristan'ı telaşlandırdı.Questa volta la nazione ospite fu l'Ungheria.
Bu süre zarfında tören esnasında padişahın konuşması uygun değildir.Il sacerdote intanto ascolta in segreto il colloquio.
Şeyhülislamlar padişahlara hac lazım değildir diye fetva vermişlerdi.Il prete fece in modo che non ci fossero problemi per il ragazzo.
Padişah tahta çıktığında söylediklerini unutmuş gibiydi.Il cavallo si dileguò nel nulla come era apparso.
Bu dönemde padişah tarafından paşa olarak ilan edilir.È stato a suo tempo nemico giurato di Panja.
1595 - Padişah III. Murat, 49 yaşında öldü.1503 - Morte di Faramir, a 120 anni.
Hoca, Padişahtan korkmadan; — Tabii ki, der, cehenneme gideceksiniz.Nell'anime, la falce non è della Morte: Dante infatti la sottrae ad un arcidiavolo.
Padişahların birden fazla hasekisi olabiliyordu.Vi potevano perciò essere più imperatori viventi in uno stesso momento.
IV. Murad'ın huzuruna çıkarılan şeyh, padişah tarafından önce azalarlandı.Il vescovo Hunger di Utrecht dovette spostarsi a Deventer (ad est).
"Notlar" sütunu padişahların ebeveynlerini ve kaderlerini içerir."Familles" ricorda invece le vite avventurose dei suoi padri e nonni.
Padişahtan tek eksiği hilafet tuğudur.Dal disco manca solo Tempi migliori.
İki yıl sonra padişah kilisenin tapusunu da göndermiştir.Circa due secoli dopo, la chiesa ospitò l'Ordine dei domenicani.
Padişahların kızlarının oğullarına verilen unvandır.È un regalo di alcuni padri ai loro figli.
Kadı unvanıyla atanmak niyetinde olan adaylar ilk önce padişah huzurunda sınava tabi tutulmaktaydılar.I tre chef che son risultati peggiori alla prima prova hanno dovuto preparare la colazione per Chef Cracco.
Buna karşılık, Napolyon 16 yaşın altında ona 2000 güçlü bir siyah köle-asker göndermek için padişah sordu.В ответ Наполеон попросил султана прислать ему 2000 крепких чёрных рабов-воинов в возрасте 16 лет.
İstisnai durumlar hariç padişahlar eşleri ile nikâh kıymıyorlardı.Супруги Карзинкины были в большой дружбе с супругами Шаляпиными, и не только.
Padişah nerede bulunursa, dîvân orada toplanırdı.Когда покос заканчивался, луга пустели.
Saray, 19. yüzyıla kadar Osmanlı padişahları tarafından kullanıldı.Дворец использовался султанами вплоть до XIX века.
Adsız köy olur mu? der padişah.Народ к разврату готов? // Частный корреспондент.
Bir kere, ne Padişah, ne de ayanlar Sened-i İttifak’ı gerçekten benimsemişlerdir.Зимой они не брезгуют также мхами и лишайниками.
Böylece oğullarından üçü padişah olmuştur.Трое из его сыновей были султанами после него.
Gelen yabancı elçiler de, bu vesile ile sadrazamla görüşürler ve daha sonra padişahın huzuruna çıkarlardı.Призраки Па жаждут отомстить Пророкам, которые изгнали их из червоточины, и вернуть себе власть над ней.
Padişahın mührünü taşırdı.Укусил державшего человека.
Bu divana katılanlar Kuran üzerine yemin ederek padişaha sadık olacaklarını bildirdiler.Они взаимно объявили друг друга наследниками — в зависимости от того, кто кого пережил бы.
Osmanoğullarında bunun ettiği gazayı hiçbir padişah etmemiştir.Он не считает наступление Синевы по всему миру чем-то ужасным.
Bostancıbaşı Padişahım!Бобовый король.
Padişahın dört oğlu (İsa, Musa, Mehmet, Süleyman) arasında kavgalar çıkmıştır.У Агарона (Аарона) было четверо детей.
Öneri Padişah tarafından kabul edildi.Предложение было одобрено епархиальным советом.
Bu arada genç padişah: - Şeyhim, der, bir arzunuz varsa söyleyin de yapalım.Тут можно только сказать, хотите – верьте, хотите – нет.
Bu fermanlar, Padişah tarafından şahsen yazılıyordu, ancak bir saray katibi tarafından da kopyalanıyordu.Подобные документы обычно были написаны лично султаном, хотя могли также редактироваться придворным писцом.
Padişah artık savurduğu küfürleri validesi Kösem Sultana etmeye başlamıştı.За это Сюри начинает поклоняться ему, как своему покровителю.
Caminin içinde kıble yönünde padişahın tuğrası da bulunmaktadır.В парадном зале появляется и сам Король.
Padişahın hizmetinde bulunup, ona en yakın arkadaşlarından biriydi.Затем при Усеркафе (?) он «был больше ценим царём, чем любой другой слуга.
Padişah üçüncü defa bir ayakdıvanına çıktı.Тогда Бабков в третий раз поднялся в воздух.
Ardından 1621 büyük kışın yaşanması bu idama yoruldu ve padişaha karşı hoşnutsuzluk oluştu.Во время зимней кампании 1614 года действовал неудачно, чем вызвал недовольство деда.
Padişahın bu seferi, Macaristan'ı telaşlandırdı.На этот раз императорская чета отправилась в поездку по Венгрии.
Padişahların kadınları ve kızları (5. bas.).Изречения царей и полководцев (глава 54).
Bu işten fazlasıyla memnun olan Padişah, askere sorar: "Dile benden ne dilersen?"Удивлённый граф ответил ей: «Просите у меня, что вам будет угодно».
"Öldürülen Osmanlı Şehzadeleri ve Devrilen Padişahlar".Позор кровавым палачам и немецким фашистам».
Padişahların kızlarıyla evlenenlere verilen unvandır.Снова вернулась возможность выдавать замуж королевских дочерей.
Hâmî-i şer-i adâlet pâdişah takvâ güzîn.Прими от нас благодаренье, Как благовонное куренье.
Fakat Cürcan padişahı Fahr de bu genci sevmektedir.Однако, произведения Жэнь Жэньфа нравились императору не меньше.
1326 - I. Murat, Osmanlı'nın 3. Padişahı (ö.1326 — Мурад I, правитель Османской империи.
Padişahın hiçbir otoritesi kalmadı.Правитель не видел иных способов удержать власть.
Ben padişah değil miyim?Я не магнат.
1908 yılında padişah yaverliğine tayin edildi.В 1908 ему было пожаловано дворянство.
Padişah pencereden görünmek zorunda kaldı.Видимо, Повелитель Кукол выпал из окна.
Padişah, barışı kabul etti.Каган согласился на мир.
Padişah kadına '' peki bu mahallenin adı ne?'' diye sorar.Медсестра спрашивает: «Как зовут маму?».
Fakat kadın padişaha bir bardak ayran getirir.Жена подносит мужу бокал с вином.
Padişah III. Selim'dir.Отец — Минучихр III Великий.
Padişah ölümünden çok etkilenmiştir.Дорого обошлась фашистам его смерть.
İki yıl sonra padişah kilisenin tapusunu da göndermiştir.Два дня апостол проповедовал с креста.
Önce padişah silahtarı olmuştur.Сначала был пулемётчиком.
Padişahın boşaması durumunda ise kadınefendi unvanlarını da kaybederlerdi.И при отсутствии завещания земля также переходила в кормлю супругу.
Kızlar Ağası bu arada boş durmamış ve en ünlü dansçıları padişahın huzuruna getirmiştir.Однако неизвестно, участвовали ли тогда сами принцы и приглашённое высшее дворянство в танцах.
Padişah kendisine ve aile bireylerine maaş bağlattı.Троцкий финансово обеспечивал себя и свою семью.
Padişah'ın cevabı ise "Mustafa'nın düşmanının hayatta kalması mümkün değildir" olup Paşayı hapse atmıştır.Увидев Махмуда, султан якобы воскликнул: «невозможно, чтобы враг Мустафы оставался в живых».
Devletin en önemi bürokratları padişaha eşlik etti.Главными оппонентами федералистов были сторонники функционализма.
Hanlar Padişah tarafından azledilebilir. fakat idam edilemezler.Венгры хватаются за голову, но ничего нельзя сделать.